Rose (Chaeyoung)
(Bu bölüm biraz uzun olacak...)
Kai'yi sormamla, fena sinirlenmişti. Korkudan diğer koltuğa geçmiştim. Gözlerini kapatmış sakinleşmeye çalışıyordu. Ne dedim ki ben? Benim yüzümden başkalarına birşey olmasını istemiyordum sadece..
"İşime karışma!" dedi sert sesiyle ve salonda bulanan cam kapıdan çıkıp, dışarıya gitti. Karanlık olduğu için fazla bakamamıştım.
Korkudan, koltuğa iyice sindim. Biraz bekledikten sonra Yoongi gelmişti. Normal gözüküyordu.
"Eve gitmeyecek miyiz?" diye sordum kısık sesimle.
Başını sallayınca kalkıp, topuklularımı giydim. Örtüyü, koltuğa bırakıp, yanına gittim. Elimi tuttuğunda, elindeki uzaktan kumandayla şömineyi söndürmüştü.
Etraf birden kararınca korkudan Yoongi'ye sarıldım. Yeni anlamış olacak ki "Siktir!" dedi. Korkum gitgide artıyordu. "Tamam Chae, arabaya kadar dayan." diyip beni kucağına aldı. Boynuna sarıldım. Şiddetli ağlıyordum.
Beni arabanın koltuğuna oturttuğunu, hissettiğimde gözlerimi açtım. Arabanın farları yandığı için içime, rahatlama gelmişti.
Bir eli bacağımda, diğer eli yanağımdaydı. "Sakin ol meleğim, geçti." dedi şefkatle.
Korkum azalmıştı. İyice yaklaşıp, yanağımı öptü ve geri çekildi.
Kapımı kapatıp, arabanın etrafında döndü. Kendisi de binince yola koyulduk.
Ellerimle oynuyordum. Şimdi ki korkum karanlığa değildi, Yoongi'yeydi. Şimdi benim yüzümden, kimseye zarar gelsin istemiyorum..
"Yoongi.?." dedim kısık sesimle. Ne diyeceğimi tahmin ettiği için sıkıntıyla nefes aldı. "Uyu, Chae!" dedi sadece ama devam etmeye niyetliydim.
"Lütfen Yoongi... hepsi benim suçumdu... Ne olur yapma.." diyebildim. Bunu dememle arabanın hızı artmıştı. "Neden?.. çok mu sevdin onu?" dedi. Araba gittikçe hızlanıyordu. Etraf kapkaranlıktı ve yolda neredeyse hiç araba yoktu.
"Hayır, tabiikide. Sana olan sevgime inanmıyor musun Yoongi.?." böyle deyince, araba birden ani fren yaptı. Kemerim olmasaymış, camdan uçacakmışım.
Araba durduğu gibi sertçe dudaklarıma yapıştı. Çok sert öpüyordu ve ben acıdığı için onu ittiriyordum. Yoongi kıpırdar mı? Ay tabiiki milim oynamadı.
Canım çok yanıyordu. Karşılık verirsem acıdan, dilim kopar diye korkuyordum. Uzun öpüşünden sonra nefessiz kalmıştım. Aramızda, pek bir mesafe yoktu.
Tehlikeli sırıtışıyla yine dudaklarımı izliyordu. Elini yine bacaklarımda gezdirdi ve ben yine araya girmesin diye bacaklarımı sıktım. Bunu farkettiğinde, gözlerini yine gözlerime dikti.
"Bunu konuştuğumuzu sanıyordum." dedi. Sesi yine tehditkardı. Aynı sahneyi tekrar yaşamak istemiyorum. Yutkunarak "Eve gitsek mi artık. Hı?" diye sordum. Konuyu dağıtıyordum.
Bunu farkedince gülümsedi.
"Chae?" dedi. "Hı?" diye karşılık verdim ürkekçe. Tehlikeli ifadesiyle
"Aç, güzelim.." dedi. Elini bir yandan bacaklarımda gezdiriyordu. İlki bir testi ama belki şimdi birşey yapardı. Belli olmazdı ve çok korkuyorum..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star Haired// Yoonrose
FanfictionMin Yoongi & Park Chaeyoung Her aşk toz pembe değildir sevgilim, ben seni karanlığın ortasında sevdim... ⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️⭕️
