Olduğum yerde kalakalmıştım.Para yüzünden evlenmek zorundaydı.Ailesi için ve geleceği için.
Ses çıkarmadan odadan çıktım.Çocuklara 1 saate kadar dönerim dedikten sonra annemin buradaki Büro'suna gittim.İçeri girdiğimde tüm gözler bana dönüvermişti.Herkes yakışıklı bulurdu beni.Bende anlamadım.
Meridvenleri çıktıktan sonra ofise girdim.Küçük ve eski bir büroydu.Ahşap bir evden oluşuyordu.Küçük ama şirin denilenlerden.Ofise girdiğimde panodaki ilan dikkatimi çekti.Piyano Gösterisi ilanı.İlanı katlayıp cebime koydum.Ankara'da da vardı gösterimi.Belki ayda severdir.
Ofisin cam kapısını açıp içeri girdim.Herkes ayağa kalktı.Ellerimle oturabilirsiniz işareti yaptım.Burada da her ofisteki gibi özel bir odam vardı.Orayı bulup içeri girdim.Bilgiseyarı açıp birkaç araştırma yaptım Ayda'ya ilgili.Kanser olduğu nadir yerlerde duyulmuştu.Çok seveni vardı.Herkes twitterda açıktan durum atmıştı çünkü 'geçmiş olsun' , yada sevgi dolu notlar gibi.Video kayıtlar da vardı.Onun hakkında bilgi araştırmak için özel bir bloğa girdim.Baya araştırdım.Ama hepsini zaten biliyordum.Kayda değer birşey yoktu.Bilgiseyarı kapattım ve odadan çıktım.Sekreterin yanına gittim.
''Pişt bana bak bi''
''Ah çok çok çok özür dilerim efendim.Buyrun?''
''Bana İstanbul seansından 2 tane piano bileti al.Önlerden olsun.''
''Peki efendim.Biletleri nereye göndereyim?'^'
''İstanbuldaki ana evimize.Adresi biliyorsundur.''
Dedim ve birşey demesini beklemeden çıktım bürodan.İyi olurdubir piano seansı.Önüme gelen herhangi bir taksiyi çevirdim ve hastanenin ismini verdim.
Hastanenin önünde durduğumuzda parayı verdim ve indim.Ayda'nın kaldığı odanın katına çıktım.Sadece Batı vardı ortalıkta.
''Batı? Ayda nasıl oldu?''
''İyi.Aynı yani.''
''Diğerleri nerde?''
''Hepsi otele gitti.Akşam için bavulları toplayacaklar.Bende taburcu işlerini hallettim.Aydayla Büşra da içerdeler.'
''Ben bir bakayım.'' dedim ve içeri girdim.Buşra ve Ayda konuşuyorlardı.Bende koltuğa oturdum.Onları dinleyip seyretmeye başladım.
''Hatırlıyor musun Piyano da çalardın.Sık sık gösterilere giderdik.Daha çok küçükken bile gösteriye çıkmmıştın.Yaş günü partinde.''
'' Aaa evet hatırladımm.''
''Ama baban gidince bırakmıştın çalmayı.''
^''Evet.''
''Hadi canım ben gideryim artık.Görüşürüz.İyi yolculuklar.''
''Teşekkürler büşra.''
Kucaklaşmalardan sonra Büşra odadan çıktı.Bende konuşmaya başladım.
''İsanbulda 2 gün sonra piyano gösterisi için bilet aldım.Gider miyiz?''
''Gerçekten miii??!''
Gözleri parlayıvermişti.Çok kolay mutlu oluyordu.En sevdiğim özelliği.
''Evet.Seversin diye düşünmüştüm.''
''Uzun zamandır gitmiyordum zaten iyi oldu.Gideriz.Ne zaman demiştin?''
''2 gün sonra.Gece 10'a alınmasını isterim.Açık havada çok güzel olur.''
''Bencede.Şey.Ben artık giyinmeliyim.Gidicez ya.''
''Tamam.Ben çıkayım.''
''Tamam.''
-AYDA AĞZINDAN-
Bora'nın çıktığından emin olduktan sonra beyaz dolaptan annemin getirdiği beyaz dar paça pantolonu giydim.Üstüme de siyah gömleğimi giyip beyaz pantolon askımı taktım ve saçlarımı artık öremeyeceğim için taradım.Oksijen tüpünü de kontrol ettikten sonra gömleğin kollarını kıvırdım.Siyah puma'larımı da giydikten sonra spor çantamı alıp çıktım odadan.Sadece Batı ve Bora vardı.Batı falan da çok kötü görünüyordu.
''Hiii!! Batııı! Bu kadar kötü olduğunuzu bilseydim hemen yanınıza gelirdim!''
''Tamam sakin ol iyiyiz biz.Diğerleri de aşağıda.Valizleri otelden aldılar.Hadi inelim.''
Hayatta her zaman en nefret ettiğim şey benbim için endişelenmeleridir.Ama şuan ben bile kendimden endişeliyim.Kanserim sonuçta.KANSER.
Aşağı indiğimizde kızlarla kucaklaştık.Cansu benim kısa önü kısa arkası uzun saçlarımı görünce güldü.
''Oley yaaa.Sonunda saç kesimi benimkiyle aynı olan bir kız buldumm!''
Uzun bir kucaklaşmanın sonunda cip'e bindik.Yol boyu kimse konuşmadı.Zaten bende yolun yarısına gelmeden batı'nın kucağında uyuya kaldım.......
********************************************************************************
Uyandığımda odamdaydım!! Bordo renk odamda!!! İstanbulda!!!!! Ve bilin bakalım ne haldeydik?
Misafir odasında annemler kaldığı için Cansu-Kağan-Batı--Pelin yerde yatıyordu.Biz Borayla yan yana benim yatağımda uyumuştuk.Başım göğsüne doğruydu.Kokusunu içie çekeyim derkeen- beni öksürük krizi tutmaz mı??!! Tabikide tutar.Oksijen tüpüm de burnumda yok mu? Tabikide yok!!
''Öhö öhö öhöööö!!! Öhöö!'' garibim olduğu yerden zıplayıverdi.Hemen komidinden oksijen tüpümü taktı burnuma.Derin derin nefes aldıktan sonra kendime geldim.Allahtan diyerleri uyanmamıştı.
''iyimisin Ayda???''
''İyiyim iyiyim.Hadi yatalım.Kaç gündür uyumuyorsundur.''
O yatınca bende yastığın diğer ucuna yattım.Gözlerimi kapatmamla kapı laaap diye açıldı.
''Hodo kozlor boyonlor oyonon.Yomok yoyoroz.'' tabi yaa.Batı yattığı yerde yoktu ki.Yemek yiyomuş slk.
''Yoho kolksonozo!!! Noyo kolkmoyosonozppdjkdkd^'' o kısımda yediklerini Cansunun sçına fırlatıyodu.Cansu çığlık çığlığa Batı'ya vurmaya başladı.
Uzun bir kargaşadan sonra, ('Heyy benim kıyafetleirm nerdee?' 'Ya bu pijamaları nereye koyayım ben?' 'Üfff saçımmm' 'Noyo yomok yomoyosonoz') gibi kargaşalar.
Biz kızlarla 3 gün sonra döneceğimiz İstanbul'un tadını çıkaracaktık bugün.
Onların kıyafetleri olmadığı için ben burda kalan kıyafetlerimden onlara da verdim.Ben, lacivert pileli kısa bir etek, siyah kilotlu çorap giydim.Üstüme siyah gömlek giyip eteğimin içine soktum.KISA saçlarımı zaten düz olmalarına rağmen duştan sonra düzleştirdim.Ayağıma lacivert topuksuz çizmelerimi giydim.Vazgeçilmez OKSİJEN TÜPÜ BORU'sunu da taktıktan sonra lacivert çantamı aldım.Hazırdım.
Kızlar da hazırlandıktan sonra biz çıktık.KIZLARLA.
Eczaneden ilaçlarımı aldım.Biraz dolaştıktan sonra galata kulesi yakınlarında şık bir cafe'ye oturduk.2. portakal sularımız da gelince masaya bizimyaşlarımızda bir oğlan geldi.Pelinle kucaklaştılar.
''Limaaannn!!! Ne çok özlemişimmm!''
''Bende Pelin yaaa! Nerelerdeydin? Hiç istanbulda göremedim seni''
''Şey ben, ceza okuluna gönderildim.Ankaradaki.''
''Anladım.''
Cansuda sürekli 'Kim bu yakışıklı bizi de tanıştır bakalım cici kız' bakışı atmakla yetinmeyip öksürüyordu da öksürüyordu.Bende imalı imalı 'Helal canımm helaall' deyip duruyordum.
''Aaa şey bu Cansu.''
''Bende Liman.''
''Bende Gemi.'' o an kendimi gülmemek için zor tutum.
''Anlamadım?''
''Ya değişik isim dedim.''
''Ha teşekkürler.'' Liman bana bakıp bakmamakla kararsız kaldı.
''Bu Ayda.'' elini sıkmak için ayağa kalktığımda
''Memnun oldum.'' dedi ve gitti.Elimi sıkmamıştı bile.Ha, oksijen tüpü taktığım için değil mi? çÜNKÜ İNSANLARI YARGILARLAR.
-O çok şişman.
-O gözlüklü.
-O diş teli takıyor.
-O asosyal.
-O çok kitap okuyor.
-O inek.
-O çalışmıyor.
-O fakir.
-O zengin züppe.
-O şımarık.
-O çok bilmiş.
-O çok sosyal.
-O çok populer.
-O güzel değil.
Gibi tonca eleştiri.Siz hiç bir lakaba maruz kaldınız mı?
-İnek
-Şişko
-Tığ gibi
-Tembel
-Züppe.
-Asosyal tiki.
-Sosyal prof.
Gibi lakaplar.İnsanlar çok bilmiş.Gerçekten insnalar çok biliyorlar.Onlar mükemmeller mi acaba? Tamam ölme tehlikesinde olabilirim.Kanser olabilirm.Oksijen tüpü takıyor olabilirim.
AMA BEN MEMNUNUM.ÖLERSEM DE BÖYLE ÖLECEĞİM İÇİN MUTLUYUM...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KAZAK
Chick-LitHayatını oradan oraya sürükleyen bir kız, ve onu takip eden bir yakışıklının hikayesi. Diğer Kitaplarım: -BENİMLE KAL -Küçük Yazar -Murder -Kızlar İçin Tavsiyeler
