22

942 89 5
                                        

Sahte bir ilişkimizin olmasının ve bunun herkes tarafından bilinmesinin tek iyi yanı btsle rahatça takılabiliyor olmaktı. Aşırı yakışıklı seokjin oppayla dışarıda görüldüğümüzde kimse şüphelenmeden artık kardeş olduğumuzu söylüyordu. Ya da aşırı harika hoseok oppayla yurdun önünde çılgın danslar yapabiliyorduk. Bu süreçte jiminle çok takılmamaya çalışmıştım ama hoseok oppayla bir dansımızı gülerek izleyen jimini gören hayranlar kafayı yemiş, daha çok birlikte görünmemizi istediklerini söylemişlerdi. O yüzden bu akşam dışarıda görüntü verecektik. Alışveriş merkezine gidip biraz el ele tutuşup alışveriş yapacaktık. Siyah yüksek bel kotumu bacağıma geçirdim. Üzerime açık pembe bir gömlek, gömleğin içine siyah askılı tişört giyip düğmelerini açık bıraktım. Ayağıma da beyaz spor ayakkabılarımı geçirip salona indim. Jimini bilerek bekletmek için o kadar yavaş giyinmiştim ki bu sürede aslında 25 kez giyinebilirdim. Beni görünce ayağa kalktı ve kıyafetimi beğeniyle süzdü.
"Kulaklığını tak ve gidelim." Bana uzattığı küçük kulaklığı kulağıma geçirip saçımla üstünü kapattım. Eve, nasıl görünmemiz gerektiğini bilemediğimiz için şirket tarafından yönlendirilecektik.


Yaklaşık 45 dakika sonra avmye giriş yapmıştık. Sol elimle onun sağ elini tutmuştum. Kulaklığımdan gelen kime ait olduğunu bilmediğim ses onu çekiştirerek oyuncak mağazasına sokmamı istemişti. Ben onu çekiştirirken jimin gülümsüyordu. Mağazadan içeri girdiğimizde büyük bir ayıcığa uzandım. Ama üst raflardaydı ve alamıyordum. Rafa tırmanmadan alabileceğimi de sanmıyordum. Ses ne yapmam gerektiğini söylemiyordu. Yani doğaçlama takılacaktım. Rafa tırmanmak için ayağımı kaldırdığım sırada jimin parmak ucunda hafifçe yükselerek almak istediğim ayıcığı alıp bana uzattı. Normalde ağzına bir tane çakardım ama etraftaki insanlar bizi çekmeye başladıkları için mahçup bir şekilde gülümseyip ayıcığı aldım.
"Yanağından öpüp tatlı olduğunu söyle." Sesi tekrar işittiğimde parmak ucumda yükselip yanağından öptüm.
"Çok tatlısın Jimin-ah." Jiminin gülümsemesi genişlerden beni belimden tutup o da yanağımı öpmüştü. Ona gelen herhangi bir komutu benim de duyuyor olmam gerekiyordu. Yani bunu komutla yapmamıştı. Şerefsiz.

Bir sonraki durağımız kıyafet mağazasıydı. Erkek reyonlarında gezip ona yakışacak bir gömlek ve pantolon arıyordum. O ise koltukta oturmuş beni izliyordu. Sonunda siyah bol bir gömlek ve siyah dar bir kot bulup elime aldım.
"Yanına oturup omzuna yattıktan sonra kıyafetleri denemesini rica et." Gözlerimi devirmemek için kendimi tutup yerimde dönerek oturduğu koltukta yanına oturdum. Başımı omzuna yaslayıp ona hafifçe sarıldım. Anında elleriyle bedenimi sarıp başını başımın üstüne koymuştu. Bunu bir yıl önce yapsaydı heyecandan şuracıkta nalları dikerdim.
"Sevgilim, bunları dener misin?" Hafifçe doğrulup ona bakarak söylediğim söze gülümseyip başıyla onayladı.
"Tabii ki sevgilim."

Birkaç saat böyle oyalandıktan sonra 'sevgilim' beni yurda bırakmıştı. İçeri gelmek istese de kapıyı yüzüne kapatıp bunu engellemiştim. Bir gün içerisinde onu saatlerce görmek sinirimi o kadar bozuyordu ki ona kafa atmamak için kendimi zaten çok zor tutuyordum.

DANSÇI|Park JiminBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin