Medya:Güzel
NEFES P.O.V
Ellerimde kanlar içinde yatan Güze'li yerden kaldırdım. Avazım çıktığı kadar bağırmama rağmen kimse yardıma gelmemişti. Çok kan kaybederken gözlerimin içine bakıyor ve birşeyler söylüyordu. Onu bile duyamıyordum, korkudan deli gibi atan kalp atışlarım dışında. Taki sırtımda sert ve kuvetli bir acı hissedene kadar...
Çığlık çığlığa uyandım. Ağlayarak etrafıma bakındım. İlk görüş açıma giren Hoseok'tu. Endişeli bir şekilde bana bakıyor, sorular soruyordu ama ben yine hiçbir şey duymuyordum. Yavaş yavaş sesler yerine oturmaya başlıyor bulanıklık ortadan kalkıyordu. Nefes nefese kalmıştım...
Hoseok:Aşkım? Ne oldu? İyi misin?
Sadece "GÜZEL"diyebilmiştim. Ardından gelen hıçkırık ve göz yaşları konuşmama izin vermiyordu.
Lalin:Canım neyin var?
Nara:Açılın bir su içsin. Hayatım hostesten rica etsen de bir bardak su getirse.
Jackson:Tamam hayatım.
Su geldiğinde bir iki yudum alarak derin derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştım.
Chanyeol:İyi misin şimdi? Anlatacak durumda mısın?
Nefes:Çok...çok kan vardı. Güzel kanlar içinde kucağımda yatıyordu. Bağırdım ama kimse sesimi duyup yardıma gelmedi. Güzel birşeyler söylüyordu ama ben duymuyordum ardından sırtımda sert ve küvetli bir acı hissettim.
Hoseok:Aşkım benim kabus. Sadece bir kabus. Sakinleş geçti,ben yanındayım.( Kendine çekip göğsüne bastırır)
Nefes:Arayalım. Güzel'i arayalım.
Chanyeol:Anlıyorum. Ama şu an da mümkün değil uçaktayız. Ayrıca Kore de saat bayağı geç yani büyük ihtimalle ortalığı boşuna velveleye vermiş olacağız...
Nefes:Anlamıyorsun Chanyeol çok gerçekciydi!
Chanyeol:Nefes sadece kabustu. Tamam bak inince söz ilk iş Güzel'i arayacağız tamam mı? Ama şimdi uyuyup dinlenmeye çalış.
Sözünü bitirerek önümüzdeki koltuğa oturup yanında oturan Lalin'in elini sıkıca kavradı.
Nara:Hadi canım uyumaya çalış. Eminim Güzel şu anda huzurlu bir şekilde uyuyordur. Ayrıca Jung kook yanındayken ona hiç bir şey olmaz sen merak etme.
Nefes:Ha-haklısın. Sadece bir kabus. Uyumam gerek.
Hoseok:Gel koy başını göğsüme. Benim sevgilime elini süren halt etmiş! Uyu hadi.
Gözlerimi kapatıp güzel şeyler düşünerek uykuya dalmaya başladım.
YAZARDAN
Özgürlüğün tadını çıkaran Güzel koşmaktan nefes nefese kalınca durmuş yürümeye başlamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra ormanın ortasında bulunan minik göl dikkatini çekmişti.
Güzel:O kadar koştum,biraz şurada otursam fena olmaz.
Gölün kenarındaki iskelede oturup ayakkabılarını çıkararak ayaklarını suya sokmuş, gözlerini kapatmış kurbağa seslerini dinliyor,gölün ve ağaçların kokusunu içine çekiyordu.
Yaklaşık 5 dakika sonra bir gariplik sezdi. Kurbağa sesleri giderek çoğalmaya ve şiddetlenmeye başlamıştı. Bu çok saçmaydı ama yine de tedirgin olmuştu. Oradan uzaklaşması gerektiğini düşünerek ayakkabılarını eline alarak hızla yerinden kalktı ve koşmaya başladı.
Var gücüyle koşuyor du ama sanki onu biri takip ediyordu. Güzel durdu; nefes nefese ve ter içinde arkasını döndü. Boş bir patikadan başka hiçbir şey yoktu. Sağında çıtlama sesi duyduğunda korkmaya başlamıştı bile. İşte şimdi,şimdi pişmandı evden ayrıldığına. Önüne döndüğünde burnunun dibinde duran Luhan'a baktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MELEZ KARDEŞLER
VampireHerşey günümüzden 1500 yıl önce iki doğa üstü kabilenin savaşı sonucu, Şehi kabilesi lideri akemenosun kont drakulanın üç melez veliahtını lanetlemesiyle başladı.Fakat cadı anaya konta duyduğu saygı ve sevgiden ötürü üç veliaht prense yardım elini u...
