Buraya veda yazısını yazmak benim için o kadar zordu ki... Sizinle şaka maka tam, tamına iki yıl geçirdim. Bu süre zarfında başından beri benimle olan herkese teker teker teşekkür ederim. Eğer siz olmasaydınız karakterlerim çok eksik olurlardı. Bu yazıyı öyle bir duygusallıkla yazıyorum ki... Benim şu ana kadar en değer verdiğim, en sevdiğim hikayem bu oldu. Bu hikayeden nasıl kopacağım, nasıl ayrılacağım inanın hiç bilmiyorum. Ama maalesef artık vakti gelmişti. Size ne kadar teşekkür etsem de yetersiz kalacaktır. Şunu biliyorum ki bu bir son değil. Yeni hikayelerimde, yeniden görüşeceğiz. Sizi seviyoruum.
Benimle son bir kez Selim ve Dilara'nın hikayesine ortak olur musunuz? Sevgili okuyucularım.
Dilara'dan...
Kumlarda, kafam Selim'in omzunda yatıyordum. Burası bizim hikayemizin başladığı yerdi, burası bizim en mutlu olduğumuz yerdi. İşte gene buradaydık yıllar önce olduğu gibi kumlarda uzanmış, yatıyorduk.
''Kızımızı da buraya getireceğiz. Oyunlar, oynayacağız yazları burayı çok sevecek.''
Selim'in hayallerinden birini daha yüzümdeki kocaman gülümsemeyle dinliyordum. Biz çok güzel bir aile olacaktık.
''Asya, sen, ben ve kızımız çok güzel bir aile olduk.'' Dedim.
Hayal edemeyeceğim kadar mutluydum, hayal edemeyeceğim kadar güzel bir hayatım vardı. Bu romantik anımızı karnımın gurlaması böldüğünde ellerimle yüzümü kapatarak kahkaha attım.
''Benim kızımın karnı mı açıktı?''
Selim'in konuşmasıyla gözlerine baktım.
''İki kızın da şu anda aç.'' Dedim.
Selim burnumun ucunu öptükten sonra karnımı da öperek ayağa kalktı.
''O zaman ben kızlarıma evden bir şeyler getireyim.'' Dedi.
Hiç kalkmaya niyetim yoktu şu anda burası çok rahattı bu yüzden onun gitmesine izin verdim.
''Ama çabuk dön babacığı sonra seni çok özlüyoruz.''
Selim bu söylediğimle gülümseyerek kafasını salladı. Ardından arkasını dönerek eve doğru ilerlemeye başladı. Ayaklarıma gelen deniz suyuyla gözlerimi kapattım. Burası tamamen huzurun olduğu yerdi. Bir kaç dakika gözlerim kapalı durdum ta ki arkamdan gelen tanıdık sese kadar.
''Dilara!''
Duyduğum sesle gözlerimi hızlıca açarak ayağa kalktım. Sesin geldiği yere baktığımda annemi gördüm. Elini pantolonunun arkasına götürdüğünde kaşlarım çatıldı. Ne yapıyordu?
''Sana demiştim.'' Dedi.
Ne demişti, noluyordu? Annem pantolonun arkasından bir silah çıkardığında ister istemez bir kaç adım geriledim. Deniz suyu ayaklarıma iyice geldiklerinde korkuyla anneme baktım.
''Sana en mutlu gününde, mutluluğunu elinden alacağım demiştim.''
Annemin konuşmasıyla kafamı iki yana salladım. Şu anda saçmalıyordu. Ben onun kızıydım, tamam beni hiçbir zaman kızı olarak görmemişti ama beni öldürecek kadar da benden nefret etmiyordu. Ya da ben öyle sanıyordum.
''Anne ne yapıyorsun?'' Dedim.
Selim'in gelmesi için dua ederken ellerimi karnıma götürdüm. Benim bir kızım olacaktı... Bana bunu yapamazdı.
''Anne torunun için indir o silahı.''
Annem bu söylediğime sadece yapmacık bir kahkaha attı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Daddy ' Yabancı
Fanfiction"Yasaksın bana ve ben yasak olan her şeyi isterim." B.T: 21.06.2019 •Düzenleniyor {23.03.2021}
