Kerim salladığım ellerimi tutarak gülümsedi ve kafasını salladı.
"Kullanırsın." Dedi.
Kafamı iki yana salladım.
"Kerim gerçekten kullanamam." Dedim.
Beni duymamazlıktan gelerek omuzuma kolunu sardı ve beni dümenin önündeki koltuğa oturturdu. Korkarak Kerim'e baktım. Benden Yat kullanmamı istiyordu.
"Bana güveniyor musun?" Dedi.
Ben oturduğum için hafif bana eğilerek gözlerime bakarak konuştuğunda kafamı salladım.
"Güveniyorum." Dedim.
Kısa bir süre gülümseyerek gözlerime baktı. Sonrasında titreyen ellerim dümene götürdü. Ellerim ve bacaklarım titriyordu.
"Heyecanlanma ve korkma çok kolay başaracaksın kaptan." Dedi.
Kerim yanımdayken başaracağıma emindim ama yine de ilk defa parmaklarım bir dümeni kavramıştı. Korkuyordum. Kerim ilerideki sandalyeyi çekerek yanıma oturdu ve benim sürmeme yardımcı oldu.
"Ooo."
Arkamdan bir ses geldiğinde. Bu sesin sahibinin İlayda olduğunu anlamıştım.
"Dilara kaptan."
Bu sesin de sahibinin Tayfun olduğunu,ikisine de gülümseyerek rahatça yatı sürmeye devam ettim. Çok kısa bir zamanda alışmıştım. Gayet basitti.
"Otele geri dönememiz gerekiyor. Emre Aydın konserine gideceksek vaktimiz yok."
İlayda'nın söylediğinde kafamı salladım ve Kerim'e baktım.
"Ben biraz yoruldum. Sen devam eder misin?" Dedim.
Kerim kafasını sallayarak ayağa kalktığında ben de ayağa kalkarak dümeni ona bıraktım. Dümene geçerek yatı çevirmeye başladı. İlayda ve Tayfun'la beraber odadan çıkarak yatın açık olan bölümüne gittim. Masaya oturarak denize baktığımda ara sıra İlayda'yla göz göze geliyordum. Bana imali imali bakıyor ve gülümsüyordu. Bunun Kerim'le alakalı olduğunu biliyordum.