Telaş

1.9K 117 34
                                    

Yediğim  herzenin acısını yatmak için odama çıktığında almıştım. Tamam evet Orhan şok olmuştu, o kendinden çok emin havaları fıs diye sönmüştü ama ben bu işin içinden nasıl çıkacağım?

Zorla değil ya canım her gördüğünü almaz insan. Ne malum beni beğenecekleri. Hem beni çocuğun anası beğenmiş belki kendisi benden hoşlanmayacak. Şimdiden korkacak bir şey yok.

Ah akılsız Selin yine yaptın yapacağını şimdi çık bakalım işin içinden çıkabiliyorsan.

Tamam gelsinler demişken vazgeçmek de olmaz o zaman daha da rezil olurum. Çocuk gibi bir gelsinler bir gelmesinler. Ah düşündükçe fenalık basıyordu.

Ben yatağımda anksiyete krizleri geçirirken odamın kapısı tıklandı. ''Kimsiniz?''

Kapı aralandığında Ayşe ve Hatice'nin merakla içeriye baktığını gördüm.

''Kızlar hayırdır bir şey mi oldu?''

İçeriye girip kapıyı usulca kapattılar. Ayşe fısıltıyla söze girdi.

''Şey biz konuşalım diye gelmiştik. Hani gelecekler ya seni görmeye heyecanlı mısın ne düşünüyorsun?''

''Bir şey düşünmüyorum ne düşüneyim.''

Yaa düşünmüyorum. Kafamda yeniçeri kazan kaldırıyor.

''Acaba bu Agah nasıl biri, yakışıklı mı ki?'' dedi Hatice heyecanla.

''Bilmem geldiklerinde göreceğiz işte.''

''Oğlanın ne işi var kız görmesinde.'' dedi Ayşe.

''Nasıl yani o gelmeyecek mi?''

Hatice gözlerini devirdi ''Ayperi senin kafan iyice gitmiş essahtan. Kadınlar gelecek önce. Sonra eğer münasip görülürse oğlanla seni bir araya getirecekler. Belki kahve içersiniz bahçede ayy ne romantik.''

Bin yıl düşünsem evimin bahçesinde tanımadığım bir adamla kahve içmenin romantik olacağı aklıma gelmezdi.

''Pembe elbiseni giyersin o sana çok yakışıyor.'' dedi Ayşe gülümseyerek.

Hatice hayretle Ayşe'ye baktı. '' Çarşafını çıkaracak mı oğlanın yanında.''

''Elbette çıkaracak başını örtse yeter. Dedem de yok kimse itiraz etmez. Hem belki dedem bile bir şey demezdi burada olsaydı. Gecelikle çıkmayacak ya sonuçta.''

''Ay ne bileyim görücü gördüğüm mü var. Ahh bana da nasip et ya rabbim. Ben de artık bir bey ile saadet yaşayayım.''

''Hatice ilahii'' diyerek güldü Ayşe. Bense şaşkınlıkla konuşmalarını dinlerken mimik dahi oynatamamıştım.

''Bu kadar kesin konuşmayalım belki damat adayını görmek bile kısmet olmaz. Beni beğenmeyebilirler de öyle değil mi?''

Hatice gülerek cevap verdi. ''Seni beğenmemek mi? Sen ciddi olamazsın Ayperi. Aynaya baksan verecekleri  cevaptan emin olabilirsin. Bunun haricinde bir de büyük bir çeyizin var. Kim senin gibi birini istemez çıldırdın herhalde.''

''Çeyizim mi?''

''Annenden kalanları kastediyor.'' dedi Ayşe.

''Ne kaldı ki annemden.''

''Tamam her şeyi unuttun da malını unutmasaydın bari. Ben olsam canım çekilse bedenimden yine unutmam.''

Aslına bakarsan öyle bir şey oldu zaten Hatice.

''Yok maalesef hatırlamıyorum.''

''Annen ölünce onun üstündeki mal da size kaldı. Mithat Dayım da bu Ayperi'nin çeyizidir. Evlenince onunla gidecek dedi.'' Ayşe'nin bu cümleyi üzülmemden çekinerek kurduğu yüzünden belli oluyordu.

AYPERİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin