Merhaba Okurtanesi nasılsın?
Çok bekletmeden kısa da olsa yeni bölümü yazmak istedim. Şaşırtıcı değil mi?
Çok fazla gündelik işim var, erteleme huyum da küçümsenecek gibi değil. O sebeple yeni bölüm yazmayı devamlı erteliyorum. Bir yanım hikayeye devam etmek istiyordu ama uzun süre yeni bölüm yazmadığım için okunmayacağını düşünmüştüm. Sandığımın aksine yeni bölümü okudun. Kitabımı hala merakla takip ediyor ve yeni bölümü bekliyor olman ne hoş.
Neredesin, kimsin bilmiyorum, belki benden kilometrelerce uzaktasın belki de seninle fırına ekmek almaya giderken karşılaşıyoruz. Ne sen benim kim olduğumu biliyorsun ne de ben senin kim olduğunu... Kitabımı nerede nasıl okuduğunu bilmiyorum. Üzgün müsün, mutlu mu, kafan mı karışık? Bir derdin var mı, satırlarımı okumak bir nebze kafanı dağıtmana yardımcı oldu mu mesela ? Günün sonunda aklımdan, kalbimden geçen satırları ilgiyle okuyorsun. Aynı satırlar bizi birbirimize bağlıyor. Yorum yapman, düşündüklerini söylemen, yeni bölümü birilerinin arzuyla beklediğini bilmek benim için ne kadar değerli bilemezsin. Lütfen bunu benden esirgeme ve düşündüklerini mutlaka benimle paylaş. Paylaş ki satırlarımın bir yerlerde sana değdiğini bileyim.
Bu da böyle bir iç dökme seansıydı.
Şimdi hikayemize kaldığımız yerden devam edelim okurtanem.
***
'şştt sakın sesini çıkarma' Orhan o anki telaşla işaret parmağını dudaklarımın üstüne koymuştu.
Zaten beni duvara dayamış, kapıda biri var, yine yeniden baskın yemişiz. Bunda bir gereksiz hareketler bir şeyler...
Sonrasında durumun nahoşluğunu o da fark etmiş olacak aniden parmağını dudağımdan çekti.
Neyse ki beyni olduğunu fark etmesi çok üzün sürmedi ve ani bir hareketle kapıyı kilitledi.
'K-kimsinizz?' boğazını temizledi. sesi gergin ama bir o kadar da şapşal çıkıyordu.
Kapının arkasından Fatma Ablanın sesi duyuldu.
'Orhan Beyim benim Fatma ütülü göyneklerinizi getirdiydim.'
'Müsait değilim abla birazdan getir olur mu? Üstümü değiştiriyorum.'
'Tamam beyim. Acelesi yoksa başka vakit getiririm.'
Kapının arkasından uzaklaşan ayak sesleri duyulunca ikimizde derin bir soluk aldık. Anlamadığım bir şey vardı biz evlenmedik mi niye bu telaş? Niye hala bu kadar korkuyoruz? Orhan beyimizin mahcubiyeti bana da sirayet etmişti.
Gözlerimi kısarak iki parmağımı göğsüne koyup onu kendimden uzaklaştırmak için ittirdim.
'Çok şükür kapıyı kilitlemeyi akıl edebildin. O çubuk parmağınla Ağzımı kapatmaktan daha iyi bir çözümdü.' alaycı sesimin onun rahatsız etmesini ummuştum.
'Odama gelmeyi kesebilirsen bunları yaşamak zorunda kalmayız ama ne mümkün senin ayağını kesemedik şu odadan. Hatta öyle ki yakında gelinlikle gireceksin. Azmine hayran kalmamak elde değil.'
İç çekip yüzüme alaycı bir gülümseme yerleştirdim.
'Doğru söylüyorsun seninle bu odada aşk dolu günler geceler geçireceğimiz zamanları iple çekiyorum.'
Söylediğim cümle onu rahatsız etmişti. Bakışlarından bunu anlamak hiç de zor değildi.
'Yine edepsizliği ele aldın. Söylediğin laflara bak. Duyan da bekar kız değil beş koca eskitmiş dul kadın sanır.'
'Doğru ya dul ve evli hanımlar senin ihtisas alanın. Hatta şuna bütün hanımlar diyelim.'
'Evli kadınlarla benim işim olmaz Ayperi bunu kaç defa söyleyeceğim? kafan almıyor mu?'
Gözlerimi kısarak yüzüne doğru yaklaştım. 'Evli olmayan hanımlarla işin var ama yani kabul ediyorsun.'
Yüzünde' 'yavşak' kelimesiyle tarif edebileceğim bir tebessüm belirdi.
'Kıskanıyorsun.'
Bir an öfke ve şaşkınlıkla sesimi yükselterek haykırdım.
'NE MÜNASEBET!'
Bir eliyle kolumu kavrayıp diğer eliyle ağzımı kapadı.
'Delirdin mi?! Sesine hakim ol!'
Ağzımı kapattığı elini ittirdim.
'Sende abuk subuk konuşma o zaman.'
'Ben yanlış bir şey söylemedim. Neyse o.' Yüzünde gururlu ve alay eden bir ifade vardı.
'Ne o? Seni Kıskanma ihtimalim hoşuna mı gidiyor?'
Aferin kızım geri hamle yap, Aferin!
'Ne- Nee? ne alakası var nereden nereye bağladın?'
'Ben gördüğümü söylüyorum. Bu kadar ısrarcı bir şekilde beni suçlamanı ve seni sevdiğim için tuzağa düşürdüğümü iddia etmeni anlamıyordum. şimdi daha net görüyorum. Sürekli bunu söylüyorsun çünkü öyle olmasını istiyorsun. Seni seven ve kıskanan bir Ayperi. Senin arzuladığın bu!'
Şimdi o gururlu ve alaycı ifade benim yüzümdeydi.
'Kafana göre yargılara varmayı ne çok seviyorsun. Neden böyle bir şeyi arzulayayım. Asıl ben senin için bir yasak elmaydım sen de geldin beni dişledin.'
Neyy hahahaha.
Ay bir gülesim gelmişti ki sorma ama şuan gülmek onun eline koz vermek olacağından kendimi tutmak için çok büyük bir mücadele vermiştim. Yasak elmaymışşş ha bir de dişlemişim onu, ay üstüme iyilik sağlık!
Gülmemi bastırmak için yüzüme sinirden gülüyormuş gibi bir ifade takındım.
'Senden olsa olsa yasak armut olur!'
Yüzündeki ifadeyi tarif etmem çok zor ama sen hayal edebilmişsindir herhalde. Öyle tarifsiz, öyle müthiş...
'İyi kabul etmeni beklemiyordum zaten! Hadi aşağıya yemeğe inelim. Dedenden önce orada olalım yeterince laf işittim bir de yemek için işitemem.'
Kapıyı açıp kolumdan tutup resmen beni kapının dışına attı. Arkamdan kendi de çıktıktan sonra önden önden merdivenleri inmeye başladı.
Aman arkada kalmasın.
Bu mücadele ne zaman bitecek sahiden çok merak ediyordum. Yok bilerek yaptın beni tuzağa düşürdün. yapmadım! yaptın! yapmadım! yaptın!
Valla insanın sabrını sınıyordu.
Bunları düşündüğüm sırada aşağıdan yabancı insanların sesinin geldiğini fark etmiştim.
Merdivenleri inerken gördüğümüz manzara yüzünden ikimizde istemsiz aniden yavaşlamıştık.
Agah ve annesi Nuran Hanım kapıdaydı. Keriman Hala da yanlarında duruyordu.
Merdivenlerin sonuna geldiğimizde ikimizde şaşkın bir ifadeyle haminneye döndük.
Keriman Hala rahatsız bir ses tonuyla 'Agah Bey oğlumuz ve Nuran Hanım Ayperi'yle son bir şey konuşmak istemişler önemliymiş.'
Orhan bir kaç adım atıp beni saklarcasına önüme geçti.
Neydi bu koruma içgüdüsü mü?
***
Umarım bölümü beğenmişsindir. Yeni bölüm gelmesi için oy vermeyi ve yorum yapmayı unutma canım okur.
yazargül.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AYPERİ
RomanceUyandım... Ama 100 yıl öncesinde. **Selin yetimhanede büyümüş, hayat mücadelesinde yalnız kalmış bir kızdı. Bir gün öyle bir şey oldu ki kendini 1800'lü yılların sonunda bir konakta buldu. Üstelik kocaman bir aile ve geçmişin en çapkın delikanlısıyl...
