26 ~ Ara

582 25 4
                                        

Beynim uyuşmuş gibiydi.Gözlerimi açmaya çalıştım.Göz kapaklarım ağır geldi.Bir kaç saniye bekledim. Açabilecek gücü bulunca yavaşça araladım.

Hastane odasındaydım. Sağa baktığımda cama yaslanmış Ayaz'ı sola baktığımda ise duvara yaslanmış Rüzgar'ı gördüm. İkisi de yere bakıyordu. Gözlerimi açmamı bekliyorlardı ama birbirlerine olan nefretlerinden beni görmediler.

O sırada kapıdan Miray ile Çağrı girdi.Miray "Uyanmışsın." diye sevinerek yanıma yaklaştı.

İkisinin gözleri de bana çevrildi. Rüzgar sol elime uzanıp "İyi misin?" diye sordu.

Dudaklarımı yavaşça birbirinden ayırarak "Noldu bana?" dedim.

Ayaz ile Rüzgar kavga ederken ben de onları ayırmaya çalışıyordum. O sırada kafama bir darbe alıp dengemi kaybettim ama bayılacak kadar ağır bir darbe olmadığına emindim.

Ayaz yatağıma iyice yaklaştı. "Bizi ayırmaya çalışırken düşüp başını sıraya çarptın. Bayılınca biz de telaş yapıp hastaneye getirdik ama bir şeyin yokmuş. Kendini iyi hissedince çıkabilirmişiz."

Rüzgar yatağımın kenarına oturup elimi daha da sıkı sıktı. "Özür dilerim aşkım.  Benim hatam."

Ayaz durur mu hemen atladı tabii. "Senin hatan tabi. Ela'ya vurup düşüren sendin."

Rüzgar yerinden fırlayıp "Bilerek mi yaptım lan?"

"Bir de bilerek yapsaydın."

"Ben de daha ne kadar yan yana kavga etmeden duracaksınız diye bekliyordum." Rüzgar'ın elini sıkıp oturması için çektim. "Lütfen burada bari yapmayın."

Çağrı'ya baktım. Kenarda durmuş omzunu duvara yaslamıştı. Gözünün altında morluk vardı. Burnu kanamıştı ama anlaşılan kırılmamıştı.

"Sen iyi misin?" diye sordum.

Ayaz'a bakıp sırıtarak "Merak etme biz alışığız." dedi.

İyi hissettiğimi söyledim. Rüzgar gidip çıkış işlemlerini halletmek için gitti. Ben de hazırlandım. Her ne kadar kendim yürüyebileceğimi söylesem de Ayaz koluma girdi. Alt tarafı bayılmıştım. İkisi de boşuna endişelenip beni hastaneye getirmişti. Sıraya çarptığım yer hafif acıyordu o kadar.

Hastaneden çıkınca taksiye binecektik ki Rüzgar arabasıyla önümüzde bitti. Arabadan indi. Yanıma gelip "Ela'yı ben bırakırım." Ayaz'a dedi ama onun yüzüne bile bakmadan.

Ayaz bana bakınca Rüzgar'a döndüm. "Beni Ayaz eve bırakır."

"Hayır ben bırakacağım." diye ısrar etti.Ona karşı Ayaz'ı seçmeme sinirlenmişti.

"Yarın konuşuruz Rüzgar, Lütfen." dedim giderken arkasından. Bana bakıp hafifçe kafasını salladı.Elleriyle yüzümü kavrayıp tek yanağımdan öptü.

Çağrı da yanıma gelip yanaklarımdan öptü. "Geçmiş olsun yengecim." Sonra kulağıma fısıldadı. "Sen bana lazımsın." Küçük bir kahkaha kaçtı ağzımdan.

Miray benimle gelmek istese de onu da evine gönderdim. Ben gayet iyiydim ama kimse beni dinlemiyordu.

Ayaz ile taksiye binip eve gittik. Eve geldiğimiz de Ayaz'a tekrar tekrar iyi olduğumu söylememe rağmen beni yanlız bırakmadı.Bu saatte evde kimse olmazdı.Ayaz üşenmeyip bana çorba yaptı. Tabii hazır. Bir erkeğin bu kadarını bile yapması beni şaşırtıyordu.

Ben çorbamı içerken o karşımda durmuş bana bakıyordu. Ikimizde sessizdik.

Sessizliği ben bozdum. "Bugün neden Rüzgar'a saldırdın?"

Ben BöyleyimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin