Elif'den
Son ders. Hoca oturduğu yerden konuşuyor. Yanımda Melisa, önümdeki Mert, onun yanındaki Ezgi de oturduğu yerden konuşuyor. Bütün sınıf konuşurken ben sessizim. Hala Çağrı'yı düşünüyorum. Beni aldattığını düşünürken ondan nefret etmeye çalışıyordum. Öylesi daha kolaydı. Şimdi suçsuz olduğunu biliyorken ondan uzak kalmak çok daha zordu.
Sıranın üzerindeki telefonum titredi. Numara kayıtlı değildi ama kim olduğunu biliyordum. Çağrı'nın numarası tabiki ezberimdeydi.
"Aşağı in."
"Neden?"
"In yoksa sınıfa gelirim." Bu mesajla ben tabi tırıs tırıs öğretmene tuvalete gideceğim diyerek sınıftan çıktım.
Bahçeye çıktığımda kapıda bunu gördüm. Hızlı adımlarla yanına gittim.
"Burada ne işin var?" dedim sinirli bir sesle.
Çağrı ise gayet rahat karşımda duruyordu. "Geçerken uğradım."
"Seninle uğraşacak vaktim yok." Arkamı dönüp okulun kapısına yöneldim. Bileğimi tutan eli buna izin vermedi.
Okula baktım. İnsanlar camlarda bizi izliyordu. Çağrı'yı da Ayaz'ı bizim dönemin hepsi tanırdı. Şuan benim Çağrı ile konuşmam bile onların şaşkınlıkla izlediği bir şeydi. Bugünden itibaren bayağı bir süre dedikoduların konusu olacaktım.
"Herkes bize bakıyor. Bırak kolumu!"
"Gidiyoruz." diye beni çekiştirmeye başladı.
"Ne..nee..nereye?" Şaşkınlıkla kelime ağzımdan zor çıkmıştı.
Soruma cevap vermeyince kolumu çekmeye çalıştım. Tüm gücümü kullanmama rağmen kolumu kurtaramamıştım. Yine de beni götürmesi zorlaşmıştı.
"Ben seninle şurdan şuraya adımımı bile atmam." diye bağırdım. Herkes göreceğini görmüştü zaten. Duysalar bir şey olmazdı. En azından Ayaz duyunca 'Beni zorla götürdü. Şahitlerim var.' diyebilirdim.
Baktığında erimemi sağlayan bakışını attı. Ama şuan hiç eriyecek modda değildim. Tam tersi eksilerdeydim.
"Öyle mi?" Daha ben ne olduğunu bile anlamadan bacaklarımdan tutup beni omzuna attı.
Sırtını var gücümle yumrukladım. "Hayvan herif! İndir beni çabuk!"
Neyseki bugün etek giymemiştim de oram buram açılmamıştı.
Popom yumuşak bir şeye değdi. Bir taksinin arka koltuğundaydım. Beni kaydırıp kendi yanıma oturdu. Sonra da kapıyı kapattı.
"Gidelim abi." dedi öndeki yaşlı taksiciye.
Ben olanları ağzı açık izlerken zar zor kendime gelip konuştum. "Durdurun! Ben ineceğim."
Şoför hiç bir tepki vermeden yoluna devam etti. "Durun dedim size duymuyor musunuz?"
"Cidden bayağı cadıymış oğlum senin kız." deyince neye uğradığımı şaşırdım.
"Böyle davrandığına bakma abi sen. Bunun bir abisi var hep o ayırıyor bizi ondan korkusuna böyle." Ben orada yokmuşum gibi benim hakkımda konuşuyorlardı.
"Yaşlı başlı adamsın amca, utanmıyor musun kız kaçıran bu salağa yardım etmeye?" diye cırladım.
O sırada araba durdu. Zil sesi duydum. Çağrı'nın okulunun önündeydik. Çağrı arabadan inip benim yanımdaki kapıyı açtı. Kapıya kolunu dayayıp eğildi. "İnmeyi düşünüyor musun?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ben Böyleyim
Teen FictionAşk mı? Dostluk mu? Yoksa her ikisi de mi? Ya da hiçbiri mi?
