Merhabaaa :) Biliyorum çok geciktim.Ama söz veriyorum bir sonraki bölümde ara bu kadar fazla olmayacak.İnşallah beğenirsiniz.Yorumlarınızı bekliyorum.Oylamayı unutmayın ;)
Sevgiler B.
Kaç aydır, kaç haftadır, kaç gündür, kaç saattir bu okuldaydım? Ne kadardır tanıyordum bu insanları? Rüzgar’ı, Ayaz’ı, Miray’ı diğerlerini…Ankara’dan ayrılırken tam da son senemde beni okulumdan, arkadaşlarımdan ayırdıkları için çok kızmıştım aileme.Ama sonra buraya gelince bu kızgınlığım yavaşça azaldı.Tabii eski arkadaşlarımı özlüyordum ama buradakilere de kısa zamanda farkında olmadan alışmıştım.Miray’ın gevezeliğine, Buğra’nın komikliğine, Neva’nın suratsızlığına, Rüzgar’ın arada laf sokmalarına, Ayaz’ın gülüşüne…
Bu kadar çabuk nasıl bu kadar bağlandım bu insanlara ben de bilmiyorum..Merak da etmiyorum doğrusu.Sonuçta yeni geldiğiniz bir yere alışamamak sorundur.Ben bu sorunu kolayca atlatmış gibi gözüküyorum.
Ayaz’ın gülüşüne alışmıştım ben.Yolda yaptığı şakalara, gözlerinin içinin gülmesine.Bana öyle bakmasına.Böyle değil.Hayal kırıklığı ile değil.Kesinlikle değil.Gözlerindeki boşluğu gördüğümde kalbimde tarif edemediğim, adını koyamadığım bir ağrı oluştu bir an.Çok kısa bir an.
Çünkü hemen ardından yerde oturan, burnu kanayan Rüzgar’ı fark ettim.Hemen yanına gidip “Hadi hemen revire gidelim.” dedim.
Ayağa kalkarken bir yandan da hayır anlamında başını salladı.
“Saçmalama.Bırakalım da kanasın mı burnun?” ağzını açıp konuşmaya hazırlanırken “İtiraz kabul etmiyorum.” deyip susturdum onu.Kolundan tuttuğum gibi revire gittik.
Revirdeki kadın burnunun kanamasını durdurduktan sonra kıpırdamamasını söyleyip buz vermişti.Kadın revirden çıkar çıkmaz elindeki buzu bırakıp “Müdüre söylemeye gitti.” dedi.
Revirdeki küçük hasta yatağında oturuyordu.Yanında bıraktığı buzu alıp yanına oturdum.Buzu burnuna tuttum. “Alışkın olmalılar.” dedim.Sonuçta her hafta kavga ediyordu.Okuldaki en uğrak yeri revir ve müdür odası olmalı.
“Kavga ettikten sonra revire gelmeyiz.Kavgaları da genelde okul çıkışı yaparız, okulda olunca anında veline haber veriyorlar.” dedi ben buzu tutarken hiç kıpırdamadan.
“Seni zorla revire getirdiğime göre benim yüzümden aileni arayacaklar.Özür dilerim.”
“Babam gelmeye yeltenmez bile.İşyerinden birini gönderir.Eğer müdür çok kızmızsa okula bağış yapar, olay unutulur.” Öyle sakin konuşuyordu ki gören her gün bu olay oluyor zanneder.Tamam sürekli kavga ediyor olabilirler ama bu kadarı da tuhaf değil mi?
“İkinizde sanki çok sıradan bir şeymiş.Sanki anlaşıp, randevu alıp kavga ediyor gibi konuşuyorsunuz.” dedim şaşkınca.Ayaz ile bunun esprisini yapmıştık ama şuan ciddiydim.
Bir an bana bakıp güldü.O an dünya durdu benim için.
“Onunla benim dedikodumu mu yapıyorsunuz?”
Tam bir şey diyecekken revirdeki kadın içeri girdi.”Burnun iyiyse müdür bey sizi odasında bekliyor.” dedi.
