Uyandığımda kendimi odamda buldum. Saat gece yarısını geçmişti. Demin gördüklerim bir rüya mıydı yoksa?
Ama ciddi anlamda başım ağrıyordu. Yataktan kalkacağım sırada sağ el bileğimde bir iz fark ettim. Sanki çok sıkı bir bileklik takıp çıkarmışım gibi duruyordu. Gerçekten hafızamı mı silmişti o kadın? Ve gerçekten melek miydim ben? Gerçekten ölmüş müydüm? Neden ölmüştüm? Bana değer veren o kişi kimdi?
NEDEN UNUTTUM?
NEDEN?
Ceplerimi karıştırıp telefonumu çıkardım. Dizilerde bazı fotoğraflar veya mesajlar hatırlamaya yardımcı olabiliyordu.
Fotoğraflara bakacağım sırada alt kattan bir ses duydum. Alt kattaki daire boş değil miydi?
Telefonu cebime geri koyup odamdan çıktım. Evim olduğu gibi duruyordu. Sessizce alt kata indim. Kulağımı kapıya dayadım ve sesleri dinledim. Oldukça gürültülü sesler geliyordu, ve bağırma sesleri? Evet, biri bağırıyordu. Kapıyı tıklattığımda bir cevap gelmedi. Deliriyor muydum? Kesinlikle aklım yerinde değildi. Apartmanın dışına çıkıp daireye baktım ve ışıklarının yandığını gördüm. Pencereler açıktı ve rüzgar estiği için perde ve tül dışarı fırlamıştı.
Neden böyle bir şey yaptığımı ben de bilmiyorum ama ani bir kararla sağ ayağımı cam kenarının üstüne atıp yukarı çıktım.
Gerçekten içeride yaşayan biri vardı. Tam geri atlayacağım sırada bana döndü.
Gözleri çok hüzünlü bakıyordu. Hatırlayamadığım bir şeyler hissetim içimde. Bu o muydu?
İkimiz de kıpırdamadan öylece birbirimize bakıyorduk. Ellerinin çiziklerle dolu olduğunu fark ettim o an. Bir de sol bileğinde benimki gibi bir bileklik izi vardı.
"Halisünasyon mu görüyorum?"
Ayaklarımı içeri sarkıtıp yere indim. Beni hayal mi sanıyordu? Gerçi ben de hayal gördüğümü düşünüyordum.
"Seni bilmiyorum ama ben gerçeğim-"
Birden üstüme atladı. Şoka uğradığım için bir tepki veremedim. O kadar sıkı sarılıyordu ki gitmemi istemiyor gibiydi. Ağlamaya devam ediyordu.
"Buradayım, gitmeyeceğim."
Hatırlayamadığım birine sarılmak çok garipti. Ama bir şey hissediyordum. Yine hatırlayamadığım bir şey.
O sakinleşene kadar hiç olduğum yerde kıpırdamadım. Bir süre sonra gözümden bir yaş düştüğünü fark ettim. Ben neden ağlıyordum?
Yavaşça geri çekilip bana baktı. Elleri hala kollarımdaydı.
"Nasıl oldu bu? Nasıl yaşattı seni?"
"Nasıl öldüm?" asıl merak ettiğim şey buydu.
"Ne?"
"Yanlış bir şey mi sordum?"
"Sen... Hatırlamıyor musun?"
O kadar acı içinde bakıyordu ki ne cevap vereceğimi bilemedim. Onu unutmam onu çok üzecek gibiydi, ama gerçekleri saklayamazdım.
"Hatırlamıyorum." dedim açıkça.
Bir şeye sinirlenmiş gibi yumruğunu sıktı, sonra bana döndü ve konuştu.
"Sana... Bir teklif sundu mu?"
"Evet."
"ŞAKA MI BU?"
Ayağa kalkıp darmadağın olmuş koltuğa oturdu, sonra sinirden gülmeye başladı.
"Yanlış bir şey mi yaptım?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mumirón✔️
Mystery / Thriller"Bir zamanlar melekler dünyasında yaşayan siyah kanatlı bir çocuk varmış, melekler dünyasında her melek kendi görevini yerine getirmeliymiş. Ama siyah kanatlı çocuk bir gün sıkılıp uzak diyarlara gitmek istemiş, oysa bilmeden evini terk etmiş." Taeh...
