15. BÖLÜM

278 26 28
                                    

LÜTFEN OY VERMEYİ VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN!

Keyifli Okumalar.

Bölüm Şarkıları;
Teoman - Hayalperest
Şebnem Ferah - Çakıl Taşları

Bölüm Şarkıları;Teoman - HayalperestŞebnem Ferah - Çakıl Taşları

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

15. BÖLÜM

İnsanlar yaşadıkları her saniye yeni bir şaşkınlığa kucak açardı.

Bazen emin olduğumuz konular gerçekleştiğinde dahi şaşırırdık çünkü yaşadığımız dünya bir ihtimaller kuyusuydu.

Binlerce ihtimal ile binlerce sona kucak açabilirdik.

Tam iki hafta önce, doğum günümü unuttuğunu söylediğinde şaşırmıştım. Sonra unuttuğuna inanamamış, tepkimi ölçmek için böyle davranıyor diye düşünmüştüm.

Bu konuda haklı çıkmış ve yine şaşırmıştım.

Şimdi boynumu süsleyen kolye bana aldığı ilk hediyeydi. Yoncanın iki yaprağında yazan isimlerimizin kabartmasında dolaşıyordu parmaklarım.

Parmaklarımı kolyeden uzaklaştırıp viledanın sapını iki elimle tuttum. Telefondan yükselen kısık sesli şarkıya eşlik ediyordum.

"Hayalperestsin, güzel hayaller peşinde."

Ev işlerini pek sevdiğim söylenemezdi lakin bazen müzik eşliğinde bir şeyler yapmanın beni rahatlattığını fark etmiştim.

Saçlarımın arasında gizlenmiş, üzerindeki kırmızı yakut taşlarıyla dokunmaya dahi kıyamadığım tokayı ise geçen hafta tutuşturmuştu avuçlarıma. Bu toka annesine aitti, öyle söylemişti.

Annesinin zevkli bir kadın olduğuna bir kez daha emin olsam da, bazen O'nun sahip olduklarına el koymuş gibi hissediyordum. Bunu Samet'e söylediğimde büyük bir kahkaha atmış ve bir çocuğu sarmalar gibi sarmalamıştı bedenimi.

"Evet," Demişti benimle dalga geçerek. "Sen kocaman bir hırsızsın. Annemin her şeyine sahip oldun, oğluna bile." Bu sözlerine sinirlenmiş ve dirseğimi karnına geçirmiştim. "Hiçte bile," Demiştim ne söylediğimi anlayamazken. Düşünmek yerine konuşmuş ve dilimin ucuna gelen her sözcüğü duymasına izin vermiştim. "Seni hissetmek istiyorum Küçük, diye yalvaran sendin."

Kurduğum cümleyi hatırlayınca hâlâ yanaklarım kızarıyordu. O'nun yanındayken çoğu zaman içimden geldiği gibi davranıyordum ve bu bazen başıma iş açıyordu.

Bu cümleme O'da şaşırmıştı. Bir kaç saniye cevap vermeden öylece yüzüme bakmış, sonra dudaklarını usul usul kulağıma yaklaştırıp tıpkı o gün olduğu gibi fisıldamıştı.

"Seni istiyorum, Küçük," Demişti yine. "Seni her zaman isteyeceğim." Demişti ve ben kurduğu her cümleye olduğu gibi buna da hemen inanmıştım.

KÜÇÜĞÜMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin