17✨Nişan

2.5K 239 207
                                        



******

Kaderimizden kaçmamız mümkün değildi. Ayağımıza bağlanmış bir ip gibi bizi nereye gidersek gidelim takip edecekti.

Eğer güzel bir kaderim olmuş olsaydı hiç ama hiç şikayet etmeden beni takip eden bu ipe ayağımı daha da dolar, peşim sıra gittiğim heryere sürüklerdim ama doğduğumdan berri gün yüzü görmemiş talihim kadere onlarca, yüzlerce hatta binlerce lanet ediyordu.

Değil mutlu yaşamak, bir an olsun mutlu olmak bile benim kaderime ters düşmekteydi. Dudaklarımda oluşan minik bir tebessümün bile kaderime yansıyışı günlerce ağlamaktan geçiyordu.

Mutluluk bana haram derlerdi ya eskiler, sanki benim için sarfetmişlerdi bu sözü. Mutlu olmak herkesim hakkı iken bir benim hakkım değildi.

"Fevkalade şaşkınım Sir Matthew."

İlk kez korku ile değil utançla bu masanın önünde duruyordum. Yanlış hiçbir şey yapmamıştım ama Ma'am Denise'nin bana iğrenç biriymişim gibi attığı bakışlar bile yetiyordu utanmama.

Hata etmiştim belkide. İnsanlar babaları, abileriyle bile sarılmazken Sir ile bulunduğum vaziyet hayli çirkin gözükmüştü Ma'am Denise.

"Açıklamam için-"

"Rica ediyorum! Rica ediyorum bu çirkin vaziyet için bana bahaneler sunmayın Sir! İki gündür kulağıma gelenlerin ardından bugün sizi görmem hiçbir sözünüzü inandırıcı kılmayacak."

İşittiğim sözler ile an be an dolan gözlerimi sıkıca yumdum. Kötü biriydim... Bu kadar insan benim hakkımda kötü sözler sarfediyorsa ben kesinlikle onların düşündüğü gibi kötü biri olmalıydım. Artık kendimi "Hayır, sen iyi birisin." Diye kaldıramıyordum. Bu kadar insan yanılıyor olamazdı.

"Neler işittiğinizi bilmiyorum efendim ama-"

"Mektepten ayrılmanızı istiyorum Sir Matthew!"

Sir'ün sert ama kararlı sesini bölen Ma'am ile dakikalardır eğik duran başımı hızla kaldırdım. Ma'am kararlı gözlerle tam yanımdaki bedene bakıyordu. Kalbim korku ile sıkışırken büyük bir pişmanlık göğsümün tam ortasına oturmuştu.

"Hakkınızda bir şikayet mektubu yazacağım. Bu çirkin ruh ile mekteplerde eğitmen olmanıza müsaade edemem."

Beynim uyuşuyordu. Yanımdaki beden sessizken onunda benimle aynı dumuru yaşadığını biliyordum. Her zaman zehir saçan dilim kopmuştu sanki. Tek bir kelime bile çıkmıyordu dudaklarımdan.

Bir şeytanla aynı kurnazlığa sahip denilen zihnim yok olmuştu. Sürekli birbirini kovalayan tilkiler bir kenara çekilmiş sessizleşmişti. Sadece kocama bir ağırlık vardı bedenimde.

"Hata yapıyorsunuz Ma'am."

Sir'ün son çırpınışları ile korkakça Ma'am Denise'ye baktım. Soluk mavi gözleri gözlerimi bulduğunda iğrenti ile buruştu bütün yüzü.

"Siz de bilirsiniz ki Sir Matthew, şeytan yaratılanları kandırmak konusunda pek bir marifetlidir. Günaha sürükler ama sonunda olan size olur."

Sözleri Sir'e olmasına rağmen gözleri hâlâ bendeyken işittiklerim bütün midemi ters düz etti. Feci bir bulantı bütün bir bedenimi kaplarken tırnaklarım derimi yüzmeye başlamıştı bile.

"Her şeyi yanlış anlı-"

"Ben nişanlanıyorum efendim!"

Bir bağırışa benzeyen sesim ile iki beden de şaşkınlıkla yüzüme baktı. Ne yaptığımı ben bile bilmiyorken dudaklarım bir kez daha aralanmıştı.

ArmenianBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin