Annemi zorla da olsa ikna edip bir hafta evde kalmıştım. Abim artık daha iyiydi. Bu da benim içimi daha rahat ettiriyor yurda dönmem için önümde bir engel bırakmıyordu. Pazar gecesi babamla yurda gitmek üzere arabaya bindik. Sessiz geçen yolculuğun ardından varmıştık.
"Görüşürüz bacağım."
"Görüşürüz kızım, kendine iyi bak."
"Sen de."
Çantamı alıp arabadan indim. Babama el sallayıp yurdun bahçesinden içeriye girdim.
Tam karşımdaydı. Beklediğim gibi.
Kollarını kocaman açıp beni bekledi. Sanki bir yıldır görüşmüyormuşuz gibi koşarak kollarının arasına girdim.
"Yurt seni özlemiş."
Geri çekilip kafamı yüzüne doğru kaldırdım.
"Sadece yurt mu özlemiş ?"
Gülümseyip burnumu sıktı.
"Sanırım sadece o özlemiş."
"Öyle mi ? Yurduma gireyim o halde ben."
Ben gitmeye yeltenirken kolumdan tutup geri sarıldı.
"Yanındayken bile özlüyorum ben seni."
Kalbim eriyor.
"Ben de öyle."
--
Bir haftalık gecikme de olsa sonunda okul sabahına uyanmıştım. Günlük rutinlerimizi halledip Solbin'le birlikte yurttan çıktık. Minho'yla sevgili olarak ilk kez okulda bulunacaktım. Bu biraz garip hissetmeme neden oluyordu.
Kapıda Wooyoung ve Minho'yu görmemle el sallayıp gülümsedim. Wooyoung kollarını birbirine bağlamış Minho'ya ters ters bakışlar atıyordu. Yanlarına yaklaştığımızda konuştu.
"Bu kedi kılıklı yerimi almaya çalışıyor."
Minho yüzünü buruşturdu.
"Naptım ben kardeşim aa."
"Üç senedir kızlarla ben okula gidiyorum. Şimdi sen çıktın başıma kız kardeşimi elimden alıyorsun. Bak Changbin'e okulda kavuşuyor manitasıyla."
Solbin yüksek bir kahkaha attı.
"Woo, çocuklaştın iyice."
Wooyoung omzunu silkti. Sadece gülerek izliyordum onu, o kadar tatlıydı ki.
Minho, Wooyoung'un önünden elini bana doğru uzattı.
"Müsadenizle."
Minho'nun elini tutup Wooyoung'a öpücük attım.
"Bak ya dinleyen kim ? Gel Solbin, has kız kardeşim gidelim."
Yanımızdan 'hıh' gibisinden bir ses çıkarıp hızla geçitler. Bu sefer kahkaha atan taraf ben olmuştum.
"Hadi gidelim."
Minho'yu onaylayıp yürümeye başladım. Ellerimiz hâlâ birleşikti. Okulda yenilir yutulur şeyler yaşamamıştık o yüzden biraz geriliyordum böyle okula girmeye.
Minho biraz kafasını eğip yüzüme baktı. 'Sorun yok' dermişçesine kafamı iki yana salladım.
Okula adımımızı attığımız an bakışlar çoktan bizi bulmuştu.
"Baksana çıkmaya başlamışlar bile, son zamanlarda sürekli yan yana olmalarından belliydi."
"Lia sonunda ayartabilmiş Minho'yu.."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sorry, I Love You | Lee Know
FanfictionKimi suçlayacağımı bilmiyorum kırgınlığım artıyor. Aramızdaki duvarı yıkmaya çalışmak sadece kalbimi yaralıyor. Seni sevdiğim için özür dilerim...
