21. Bölüm

159 11 25
                                    

Hazır olan sofraya oturduğumda gözüm sevdaya takıldı. Ne zamandır görmüyordu annesini, küçük kardeşi burnunda tütmüyor muydu ?

Ben halamı çok özlemiştim. O yakın olmasına rağmen ne zaman görecekti? Dolmaya ramak kalan gözlerimi mezelere diktim  diktim. Tabağıma yiyebileceğim kadar bir kaç çeşit meze  alıp kaşığımı kavradım.

Herkes yavaş yavaş sofraya oturduğunda Aras koşarak yanıma geldi.
"Alya görüşürüz. Ben annaneme  gideceğim beni özle."

Kocaman açtığı kollarına eğilirek teslim oldum. "Tabi kii çok özleyeceğim seni." Kocaman yanaklarına bir kaç öpücük kondurdum. Benden sonraki durağı teyzesi oldu.
"Teyze sende gelcen mi ?" Masaya ayranları bırakan kadın duraksadığında gözlerim kocamı buldu. Tabağına doldurduğu yemeklerle meşguldü.

"Bilmiyorum ki ?" Diye bir mırıltı duyduğumda gözlerimi tekrar Yusuf Mirza ’ya diktim. Pek umrunda değil gibiydi . Hoşuma gitmesi gereken bu durumda karma karışık kaldım. İzin vermez miydi sorsa . Ben ailemden uzaktaydım. Özlem ne bilirdim. O bunca imkana rağmen aynı duyguyu yaşasın istemezdim. Kalbimde bu kadına dair çok az kalan merhametin yeşerdiğini hissettiğim o an tekrar tabağıma odaklandım. 

Bugüne dek sevda'dan hiç böyle bir talep görmemiştim. Ailesine onu böyle bir duruma soktuğu için kızgındı belki ama bu kadarı fazla değil miydi? Yusuf Mirza izin verir miydi ki ? Gerçi izinlik bir durum mu vardı ailesiydi mevzu.
Berdel kumaşı değildi ya illa ki görürdü ailesini.

"Gideceksen götüreyim senide ablanla ?" Sevdanın bakışlarını azad abinin sesi ile üstümüzde hissettim.

"Ağam ?" İnce sesi kulaklarıma iliştiğinde tabağıma daha çok gömüldüm. "Efendim sevda ?"  Yusuf Mirza'nın her zamanki sert sesi kulaklarımı doldurduğunda ağzıma bir peynir dilimi atıp hala Sevda'nın eteğini çekiştiren Aras'ı kucağıma çektim.

"Anne gitmeden karnını doyuralım  mı aşkım ?"  Arasın mırıltısı ile gülümseyip onu kucağıma iyice çektim .

"Ablamla birlikte gidebilir miyim ?"

"İstersen gidebilirsin tabii sevda. "  Elbette giderdi. Bunca zaman böyle bir isteği olmasa da giderdi . Ne diye karışı gelinsindi ki ?

"Ablam kalacak sanırım."  Sevdanın bu derece uysal olması normal miydi ?
Zira o savaşan taraf değil miydi hep?

Bu durumu ikisi arasında ki karşılıklı ilişkileye dayandırarak neticelendirdim. Konuştuklarını, Yusuf Mirza'nın onu koşulsuz olarak koruduğunu ve himaye ettiğini bunun karşılığında sevdanın itaatkârlığını biliyordum.

Yusuf Mirza'nın kaşık tutan eli yavaşladığında hafifçe bana eğildi.
"Hemen geliyorum yavrum."  Kalkması sinirimi bozsa da usulca başımı salladım. Tüm ailenin önünde ayaküstü konuşmak istemediği belliydi . Aldığı onay ile kalkan kocamın ardından tüm merakım ve hırsım ile olduğum yerde oturmaya devam ettim.

Aras tabağın yarısını bitirdiğinde gözüm sultan ablayı arasa da bulamadım.

"Ben halledeyim kuzum." Zerda annemin tabağıma uzanması ile arasın yanaklaına sıcak bir öpücük daha kondurdum. "Doydu mu bakalım göbüş?"  Arasın ince sesi kulaklarıma hoş bir tını bırakırken Zerda annenin doldurduğu keseyi teşekkür ederek aldım.

"Vallahi onun doydu mu bilmem ama biz ailecek senin yemeklerini çok özledik."
Lale' nin neşeli sesi ile gözlerimi onun içi gülen gözlerine diktim.

Oldukça uzun bir süredir hatta bu eve sevda geldiğinden beridir her işten elimi ayağımı çekmiştim. Ne ev işi , ne yemek hatta cidden özel sayılmayan hiç bir kıyafetin ütüsünü dahi yapmıyordum.

zahiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin