Çarşafın soğuk yüzeyi üstümde tüy gibi dolaşırken tutuşumu sıkılaştırıp yataktan doğruldum. Dün, bedenimin gum kapıları aralaranmış, mantığım hasret kaldığı arzu ve açlıkla tüm yetisini yitirmişti. Dudaklarımdan firar eden her kıkırtı öyle keyifliydiki göğsümün gümbürtüsünden gıcırdayan yatak tellerini dahi duymadım. Gece bitti . Ay tüm karanlığı alıp götürdüğünde saf bir aydınlık vardı.
Her gecenin sabahı olduğu gibi benim gökyüzüne uçtuğum gecenin de sabahı vardı . Şafak sökerken araladığım gözlerim usul usul yükselirken gerçekliğe yanımdaki adamda araladı gözlerini . Kimi zaman bir cavar pençesi kimi zaman bir bahçıvanın narin ellerine dönüşen parmaklarını saçlarıma attı.
Çıplak omzuna bıraktığı öpücükle çoktan kavradığım ilacı parmaklarım arasında tuvarlaryıp her daim komodinin üzerinde olan suya uzandım. Dudaklarım hapı kavradığında ardından suyu yudumlamak çok sürmedi . Huzurlu ve tek düze olan nefeslerin hızlandığını hissediyordum.
"Napiyorsun gülüm. Neydi o ?"
"Ne olduğunu benden daha iyi bilirsin . " her ay düzenli olarak alır çekmeceye koyardı . Şimdi unutası mi gelmişti yani ?
Çok beklerdi."Bunu konuşamadık farkındayım ama biliyorsun . Neden yokuşa sürüyorsun ki!"
Sıkıca tuttuğum çarşafı sinirle bırakıp çıplaklığımı umursamadan banyoya ilerledim. "Duş alacagim."
Dün gece öyle muazzam bir haldi ki , geri dönmek , bir ömür o gecede kalmak için varımı yoğumu, iki kuruşluk canımı vermeye razıydım.
Ama gece bitmiş , ay mabedine çekilmişti. Gökyüzü ışıkla birlikte kederi ve fırtınayı getirmişti .
Ayarladığım suyun içine girerken açılan banyo kapısı ile sinirle gözlerimi araladım.
Benim gibi çırıl çıplak değildi . Üstüne geçirdiği temiz iç çamaşırı ile yanımda bitti. Akan su bedenimden ona sıçrıyor kuru teninde ahenkle süzülüyordu .
"Bebeğim yalvarırım rüya gibi bir gecenin ardından cehennemi yaşatma bana ." Yaptığım hiç bir şey yoktu . Hangi cehennemdi bu ? Hangi cehennemin kor ateşleri bu kadar soğuktu .
"Bir şey yaptığım yok . Sadece duş alacağım."
"Sana anlattım güzelim. Biliyorsun her şeyi . Şimdi aşiret bu denli yakama yapışmışken bir bebeğimiz olmasına izin ver lütfen." Anlayışlı sözleri, çaresiz ses tonu ile yüzüme düşen saçlarımı geri iteleyip onu da suyun altına soktum.
Bedeni istegime ve ona sarılan kollarıma hemen uyum sağladığında başımı boynuna gömdüm.
"Eğer aşirete bir bebek vermezsek bu kadar sürenin ardından senin kısır olduğunu düşünecek. Ağalık gidecek." Dedim bilinçli olarak . Başını salladığında gülümseyip boynuna daha çok sokuldum.
" ağalığın umrumda değil. O kadın umrumda değil. Umursadığım tek şey geleceğim. Ben anne olma planlarımı erteleyeli çok oldu."
Ellerim ıslak sırtında gezdi. Tırnaklarım boydan boya tenini okşadı.
"Böyle bir evde, bu şartlarda bir çocuk doğurmayacağım." Geri çekildiğimde göğüslerim soğukluk ile dikleşti.
Edecek lafının olmadığının farkında olarak saçımı yıkamaya başladım.
∆∆∆
Okul dönemine ara girdiğinden mütevellit tüm gün evdeydim. Sürücü kursumun başlamamış olması ise cabadıdı. Hiç bir şey yapmadan durmak öyle zordu ki evin işlerine tekrar yardım etmeye başlamıştım.
Sudan geçirdiğim tabakları lale bulaşık makinesine atarken gül bir yandan akşam çayını hazırlıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
zahi
Romance"Seni seviyorum gerisi önemli değil." Karşısındaki kadın, ilk karısı, ilk seveniydi. Böylesine bir sevda var mıydı başka bir yerde bilmiyordu, zaten bu aralar hiç bir şey bilmiyorduki. Bildiği tek şey bu güzel kadına olan hayranlığıydı, aslatine, du...