Öğrendiklerimle nefes almam zorlaştığında hızlı bir veda ile Taerae'nin evinden ayrılıp kendimi sokağa atmıştım. Elimi kalbime götürüp birkaç tane yumruk attım. Lanet olsun ki, nefes alamıyordum. Bir yandan öksürüyor bir yandan ise kesik kesik ağlıyordum. Öğrendiklerim beni tepetaklak etmişti. Ben şimdi nasıl o evde oradakilerin yüzüne bakacaktım?
Ayık kafayla kesinlikle o eve giremezdim. Nefes almam bir türlü düzene giremezken yolda ki duvarlardan yardım alarak yürümeye başladım. Beni yolda gören kazadan çıkmışım zannederdi, gerçi içim harabeyle dolmuştu.
Karşıma bir bar çıktığında başka şekilde rahatlamayacağımı fark ettim ve sözleşmede ki bir kuralı çiğneyerek bara girdim. Neyse ki beni tanımamışlardı. Sanırım bu kıytırık sokakta boş insanlar dışında kimse yoktu ve bu işime gelmişti. Etrafımı kuşatan fanlar şu an için sadece baş ağrısı olurdu.
Girişten geçip kendimi tezgahın önüne attığımda nihayet uzman olduğum bir konu olduğu için kendimi işe yarar hissetmiştim. Evde yalnız iken yaptığım başka aktivitelerden birisi de bayılana kadar içmekti. Hatta içmeden önce kapımı kilitler ve anahtarı saksının içine gömerdim ki, açamayayım. Çünkü içtiğimde durdurulması zor birisi oluyordum. Bunu da ilk içişlerimde sabah kendimi parkta bulduğumda anlamıştım. Ve şuanda da buraya gelerek çok büyük bir yanlış yaptığımın farkındaydım. Fakat öğrendiğim şeylerin ağırlığı o kadar fazlaydı ki, nefes dahi almakta zorluk çekiyordum. Sevgili babacığım, umarım bu seferlik beni affedersin.
En ağır içkiyi söylediğimde direkt şişeyi istemiştim. Barmen şaşırarak bana baksa da umurumda değildi. Bir şey demeden şişeyi önüme koyduğunda tek dikişte neredeyse yarısına kadar içmiştim.
"Biraz yavaş mı gitseniz?" Ağrıyan başımı tutup barmene baktım. "Senin işin sadece içki vermek değil mi?" Ters bir şekilde cevap verdiğim de bana ne halin varsa gör dercesine bakış atıp işine geri dönmüştü. Bir de akıl hocası eksikti!
Stajyerlik zamanlarında o pislik herif Taerae'yi taciz edince Taerae daha fazla dayanamayıp şirketten tam anlamıyla kaçmıştı. Çünkü kaçmadığı sürece kurtulamayacağını söylemişti. Hoon onu bulup yüzleştiğinde ise öğrendikleri karşısında hiçbir şey söylemeyip bir şey yapmayınca büyük bir tartışma yaşamışlardı. Taerae daha sonra onun yüzüne bakmamış ve araları bu şekilde bozulmuştu. Fakat Hoon'un böyle sessiz kalmasının altında başka bir şey olduğunu düşünüyordum. Neden ikiz olduğunuz için mi? Peh, yemişim hislerini, Hao.
Sen bu aileye adımını attığın an ruhunu bıraktın. Sence hissettiklerin artık bir işe yarar mı?
Şişeyi bitirdiğimi fark ettiğimde el işareti yaparak aynısından bir tane daha istemiştim. Fakat sarhoş olma evreme girmiştim bile. İlk evre; herkese küfürler etmek. İkinci evre; ağlamaya başlamak. Üçüncü evre ise, bayılmaktı.
"Orospu çocukları! Siz ne biçim insanlarsınız!?" Barmen içkiyi önüme koyduktan sonra sanırım başka işi yoktu ki yerinde durup bana baktı. "Kimden bahsediyorsun?" Müzik sesi çok yüksek olsa da bağırdığımız için birbirimizi duyabiliyorduk. "Sence Taerae'nin başına gelenler zaten onun da başına geldiği için mi benim ikizim sesini çıkaramıyordu, he?" Bu sefer sesim kısık çıkmış olmalı ki beni duyamamıştı. Çünkü gücümü yitirmeye başlamıştım.
"Ne?" Elinde ki bardağı silerken bana doğru eğildiğinde bir şey yok dercesine başımı iki yana salladım. Bardağı yerleştirmek için arkasını döndüğünde ikinci şişenin de yarısına kadar içtiğimi fark etmiştim. Gerçekten çok hızlı gidiyordum. Başım zonklamaya başlamıştı bile.
"Sen hiç bir şeyden nefret etsen de katlanmak zorunda kaldın mı?" İlk kez gördüğüm barmene tüm hayatımı anlatmak üzereydim ve kendimi durduramıyordum. Düşünürcesine elini ensesine götürüp kaşıyormuş gibi yaptıktan sonra başını aşağı yukarıya salladı. "Sevdiğim birisi var. Yani eski sevgilim diyebiliriz. Bu mekan arkadaşının olduğu için arada geliyor. Sırf o yüzden bile olsa onu görmek için barmenliğe başladım. Ki ben içki içemem. Sayılır mı?" Ağzım açık kalınca bunu istemsiz yaptığımı fark etmiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
2 kids | haobin
Фанфикшн- Hao ve Hoon ikiz olmalarına rağmen anne ve babalarının boşanması sonucu farklı yaşam tarzlarında büyümüş iki çocuktur. Bir gün Hoon'un ölüm haberiyle, Hao onun yerine geçer. Ve Hao o çok istediği Hoon'un hayatının bir cehennem olduğunu ancak ailey...
