Afra'dan Mert ile yaptığım ufak sohbetten sonra yüzümde anlamsızca bir tebessüm oluştu. Bir kaç dakika öylece kaldım. Yüzümde ki gülümseme ile...
Daha sonra gerçek hayata döndüm ve hemen telefonuma baktım saat yedi buçuktu. Hemen kalkıp hazırlansam iyi olacaktı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Bunları giyindi).
Arabama binip şirkete geldim. Ucu ucuna geç kalmaktan yırttım.
Odama geçtim ve sekreterim sabah kahvemi getirdi. Mert ile odalarımız yan yanaydı ve sekreterlerimiz de aynıydı. Adı da Buçe.
Bilgisayar başında çalışırken kapım çaldı ve "Gel" dedim.
Gelen elinde iki kahve ile Mertdi.
"Umarım sabah kahveni içmemişsindir"
Dedi ve güldüm.
"Maalesef geç kaldınız Mert bey"
"Tüh be. Neyse ben içerim o zaman"
"Amaa... Karşınızda kahve delisi biri duruyor o yüzden bir kahveye daha hayır demem"
"İyi şansım varmış."
"Neden?"
"Çünkü 2 tane kahve içmek zorunda kalacaktım"
"Sevmez misin?"
"Aramız pek iyi değil"
Dedi ve ikimiz birden gülmeye başladık.
Her daim gülümseyen ve komik biriydi. Şirkette de baya seviliyordu.
Mert'ten Afra ile kahvelerimizi yudumlarken sohbet ediyorduk. Konuşmadan önce pot kırmamak için bin kere düşünüyorum ve bu durumdan sıkıldım.
Bu ise bir çözüm bulmam gerek. Ona soyadını sorucam ve arkası domino taşı gibi gelicek.
"Afra senin soyadın ne? Hâlâ bilmiyorum"
Afra biraz duraksadı. Sanki soyadını bilmiyormuş gibi duruyordu. Böyle bir şey olmayacağına göre bu işte başka bir şey vardı.
Bir süre sonra lafa girdi.
"Ben sadece afra tanıştığıma memnun oldum" dedi vurgulayarak ve elini uzattı.
Bir kahkaha patlattım.
"Ciddi soruyorum."
"Bende ciddiyim Mert. Sadece Afra. Bu kadar bilgi sana yeter bence"
Bunu dedikten sonra daha da ısrar edemezdim. Soyadını öğrenmek için başka bir yol bulmam lazım.
Biraz daha sohbet ettikten sonra odama geçtim. Afra ile biraz da sosyal medyadan sohbet etsem ne olurdu?
Afra'dan Mert bana o soruyu sorunca çok kararsız kaldım. Ya gerçeği söyleyecektim ya da oyuna devam edecektim.
Gerçeği söylersem onu kaybetmekten korktum ve diğer şıkkı seçtim ki büyük bir yanlış yaptım. Eninde sonunda bu oyun ortaya çıkacaktı.
Mert gidince işime döndüm ancak biraz kısa sürdü. Telefonuma bildirim geldi ve bu Mert'ten di.
"Ne yapıyorsun?" demiş.
Mert gerçekten çapkın birisi. Sosyal medyadan konuştuğu Afra ile şirkette ki Afranın aynı kişi olduğunu bilmedigini düşünürsek...
Fazla geciktirmeden cevap verdim
"Çalışıyorum. Sen?"
"Bende çalışıyorum."
Onunla konuşurken içime bir huzursuzluk girdi.
Aynı kişi olduğumuzu anlaması pekte zor değildi. Biraz düşünse anlardı. Bu yüzden sohbeti kısa kesmeyi düşündüm ve "Çok işim var görüşürüz" dedim.
Ertesi Gün
Mert'ten Dün gece afra ile aramızda ki oyunu sona erdirmek için çok fazla düşündüm. Ve aklıma bir şey daha geldi sosyal medya...
Afra bugün şirkete geç gelecekmiş. O gelene kadar işlerimi hallettim.
Onun geldiğinden haberdar olmak için de Buçe'yi gorevlendirdim. Kapım çaldı ve gelen Buçeydi. Afranın geldiğini söyledi. Hemen yanına gittim. Kapısını çaldım ve "gel" demesiyle içeri girdim.
"Günaydınlar efendimm" dedim neşeli bir şekilde O da benim güler yüzüme karşılık
"Günaydııııınn" dedi uzatarak.
"Bu neşeni neye borçluyuz mertcim"
"Ben hep böyleyim afracım. Tanıyamadın mı beni?"
"Doğru" dedi ve güldü.
"Afra..."
"Efendim?"
"Ben dün gece senin sosyal medyana baktım ama soyadını bilmeyince bulamadım. Söylesene takipleşelim."
-------------------------------------------------------------- Yorum yapmayı oy atmayı takip etmeyi unutmayınızzzz.