Uçak türkiye'ye iniş yapınca tekrar büyük bir insan kalabalığı ile karşılaşmışlardı.
Hemen araca geçip beklemeye başladılar, yarım saat sonra Urfa Mardin'e uçkları kalkacaktı.
Ve sonunda zaman gelip çattı. Mardin'e yola koyuldular..
(Xiao konağı)
Yibo eve dönmüştü. Bundan sonrasına karışmak istemiyordu.
"Oğlum, çok özlemişim seni ne kadar büyümüşsün."
Bayan xiao, zhan'ın öz annesi oğluna sarılıp hüngür hüngür ağlamaya başladı.
Oğlunu buradakilerden kurtarmak için uzaklaştırmıştı. fakat yine olan ona olmuştu.
"Oğlum gel seninle birşey konuşacağız ama önce yemek ye dinlen."
Zhan onun için ayrılan odaya geçip bir duş aldı. Ardından yatağına geçip uzandı.
Tam o sırada japonya da ki kardeşi arıyordu aramayı cevaplayıp bir süre konuştular.
Ardından zhan telefonu kapatıp odadan çıktı.
Tam çıkmıştı ki karşısına evin çalışanlarından Zeynep ile karşılaştı.
" Babam nerde?"
Kadın da zaten onu çağırmaya gelmişti.
"Buyur ağam, bende seni çağıracaktım."
Zhan saygı amaçlı eğildi. O böyle görmüş büyümüştü. Burda ki kültürü bilmiyor veyahut hatırlamıyordu.
Salona( avluya) geldiğinde karşısında resmen 50,60 kişi görmeyi beklemiyordu.
Zhan herkese eğilip selam verince dedesi xiao onu yanına çağırdı.
"Oğlum gel buraya birşey diyecem."
Zhan hiç kimseye bakmadan dedesinin yanına geçip oturdu.
Burada ki herkes zhan'i televizyon da canlı yayın yaptığını görünce onu daha yakından görmek için gelmişti. Ve de bu evliliğin gidişatını merak edenler.
"Zhan oğlum bizim Wang ailesi ile yıllardır süregelen bir kan davamız var.."
Zhan bir an duraksadı. 'wang ailesi.. Wang yibo?' ne alaka? Dedi.
"Kan davasının son bulması için Wang Qiren bir anlaşma yaptı.. "
Zhan sordu,
"Ne anlaşması?"
Yaşlı adam devam etti.
"Evlilik."
Zhan onayladı mantıklı buldu. Buranın kültürünü bilmese de duymuştu. En iyi çözümdü.
"Mm, şey bunu söylemek için mi beni işimden ettiniz?"
Zhan şu an sinirli hissediyordu. Bir sürü hastası hastane de yatarken o burda düşmanlık ve evlilik konuşuyordu.
"Sen evleneceksin.. Wang yibo-"
"ASLA!!!! ASLA EVLENMEM! NE DEDİĞİNİN FARKINDA MISIN SEN!?"
tüm avlu da oturan insanlar zhan'in bağırması ile irkilmişti.
"Oğlum bir din-"
Zhan ayağa kalkıp yüzünü sıvazladı.
"Tanrım! Ne diyorsunuz siz! Bu evliliği unutun! Beni de! Japonya'ya geri gidiyorum! Bu lanet yerde bir dakika daha durmam. Tanrım neyin içine düştüm ben!"
Zhan telefonunu çıkartıp Japonya'da ki babasını aradı. Onların japonca bilmemesi işine gelmişti.
(İtalik yazılar japonca)
"Alo! Baba hemen Türkiye'ye benim için bir ekip gönder. Beni zorla evlendirecekler!"
"Ne! Tamam oğlum sen bana şu an ki konumunu at ben seni her halükarda bulurum merak etme! Endişelenme!"
Zhan derin bir nefes alıp salondakilere göz gezdirdi.
Hepsi ona pür dikkat bakıyordu.
"Baba gerekirse hükümeti de ayağa kaldır! Ve haru'yu hemen yanıma gönder."
Telefon kapandı zhan yine sinirlendi. Şimdi eğer herhangi ters birşey yaparsa başına ne geleceğini bilmiyordu. Bu yüzden şimdilik sakin olmaya karar verdi.
"Avukatımı aradım Japonya'dan gelecek. O gelmeden benimle hiç bir şekilde iletişime geçmeyin! Hepinizi yakarım."
Önce avludan ardından konaktan çıktı zhan karşısında yibo'yu görmeyi beklemiyordu!
"Ne işin var senin burda. Şimdiye kadar kandırdığın yetmiyor mu? Babamın yeni adamıymış? Şaka gibisiniz! Defol."
Azad yibo'yu yeni adamaları olarak zhan'a tanıtmıştı.
"Bende bu evliliği istemiyorum! Beni de zorluyorlar."
Zhan yibo'ya kızamadı.. sözlerine devam edemedi.
"Seni de mi zorluyorlar?"
Kafa salladı yibo.
"Eğer evlenmezsen, ve Japonya'ya geri gitsen senin burda ki ailene de orada ki ailene de dedem zarar verir. Karar verildi bir kere! Söz kesildi. İstersen seni tekrar kendi ellerimle Japonya'ya geri götüreyim ama bu işin sonunda çok canlar gidecek. Ben de nasibimi alırım... Sen bilirsin. Japon babanı ara iptal et planını. Onun, onların iyiliği için."
Dedi ve arabasına atlayıp gitti.
Zhan'i oracıkta bir enkaz gibi bırakıp gitti. Giderken gözyaşlarına hakim olamadan..
"Xiao zhan ağam!"
Zhan bayıldı. Konağın kapısında yere yığıldı.
Kapıda ki adamalar hemen içeridekileri çağırmış ve zhan'ı içeri taşımışlardı.
"Uyandığında sinirli olacak.. yibo ile ne konuştular?"
Kapıda ki adamalar orada oldukları halde onları duymamıştı.
"Bilmiyorum ağam.. sesleri gelmiyordu."
Yaşlı adam herkesi odadan çıkarıp kendisi de çıktı.
*****
Sabah kuş cıvıltıları ile uyanan zhan...
Ah hayır sabah büyük bir gürültüyle uyandı!
"Neler oluyor!"
"Oğlumu bana verin dedim!"
"Babam gelmiş bile..."
************************************
Sizce zhan gidecek mi? kalacak mı?
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.