Zhan sabah uyandığında karnını öpüp okşayan yibo ile karşılaştı.
"Bebeğim, baban bana çok kızgın ama sen bana yardım edeceksin."
Yibo son kez zhan'in karnına öpücük kondurup başını kaldırıp zhan'a baktı.
Zhan onu gülümseyerek izliyordu.
"Sana hala kızgınım ama sarılabilirsin izin veriyorum."
Zhan bu cümleyi öyle bir kurmuştu ki, tatlı küçük bir çocuk nidasıyla adeta birde dudak büzdüğünü gören yibo o dudakları dişleri arasına alıp ısırmamak için zor tuttu kendini.
Ya da tutmasına gerek yoktu.
Eğilip zhan'in dudaklarını önce emdi ardından dişledi.
"Ahh! Neden ısırıyorsun!?"
Zhan dudaklarının kanıyıp kanamadığını kontrol ederken sordu.
"Isırmak istedim."
Yibo omuz silkti,
"Bebeğim, bana kızma seni oradan uzaklaştırmamın nedeni sen ve bebeğimizin sağlığı içindi.. biliyorsun ki hala düşük tehlikesi var."
Yibo zhan'i kucağına aldı ve sırtını yatak başlığına dayadı.
"Ama bana bağırdın!"
Yibo zhan'ın yüzünü okşadı,
"İnan ki içimde kendime daha çok kızdım. Seni tanıyorum öyle yapmasaydım gitmeyecektin seni ve bebeğimizi korumak için yaptım."
Zhan yibo'nun yüzüne öylece baktı.
Tamam haklıydı.
Yibo öyle davranmasaydı asla gitmezdi.
Ama o tatlısını yiyememişti!
"Tatlı mı da yiyemedim."
Zhan bu cümleyi kurarken gözlerinden bir yaş akıp gitti.
Bir tatlı için ağlamaya başladı.
Yibo onu göğsüne çekti ve sırtını patpatladı.
"Şşhh.. tekrar kendin mi yapmak istersin yoksa Selim'i arayıp sipariş mi vereyim?"
Zhan burnunu çekip,
"Uğraşmak istemiyorum! Ve sen yapacaksın! Yoksa yemem! Senin cezan!"
Yibo şokla zhan'a baktı.
Gerçekten tatlı yapabileceğine inanıyor muydu?
"Zhan bence ben mutfağa hiç girmeyeyim hm?"
Zhan kucağından kalkıp omuz silkti.
"Yoksa yemek bile yemem."
Zhan banyoya girdi.
Yibo tam peşinden gidecekti ki kapıları tıklatıldı.
"Ağam! Deden seni çağırıyor. Diğer ağalar geldi."
Yibo bunu duyunca duraksadı bundan haberi yoktu.
Ama önce zhan'a bakacaktı.
"Tatlı yapacam tamam ama sende yemek ye ben şimdi aşağı iniyorum saat daha erken istersen uyumaya devam et."
Yibo zhan'a yaklaşıp dudaklarını öptü.
"Aşağıda işim var."
Zhan tamam anlamında kafa salladı.
Yibo tekrar zhan'in dudaklarına yapıştı.
Bu sefer ki öpüşme daha uzundu.
Zhan'in dudaklarından sesli bir şekilde ayrılıp,
"Uyu yavrum."
Diyip çıktı.
Üstüne tamamen siyah bir takım elbise giyip öfkeyle taş merdivenleri indi.
Büyük dikdörtgen masada aşiretin tüm ağaları vardı.
Büyük bir öfke ile ona bakan Mustafa ağa da dahil.
Yibo dik duruşunu bozmadan dedesinin yanında baş köşeye oturdu.
