Tabi bu hastane için bir fırsattı. Zhan Japonya'dan belgelerini e-mail adresi üzerinden hastaneye iletmişti. Bir yıllığına japonya da ki görevine son verdiği için japon yetkililier zorluk çıkartmamıştı.
Şimdi de hastaneden çıkmış ne yapacağını düşünüyordu. Tam o sırada telefonu çalınca cebinden çıkartıp arayan kişiye baktı.
'wang yibo'
"Alo?"
"Efendim?"
"İşlerini hallettin mi?"
"Evet hallettim... Neden?"
"Mm..benim de işim bitti, ve eğer istersen sana Mardini gezdirebilirim. Tabi eğer istersen."
Zhan sessiz kaldı.
"Zhan, orda mısın?"
"Ha! Şey, e-evet ben hastane'nin önünde bekliyorum olur mu?"
"Tamam. 10 dakika sonra ordayım."
Arama kapatıldı. Zhan telefonunda oyun oynamaya dalmıştı.
"Zhan.."
Zhan kafasını kaldırıp yibo'ya baktı.
"Ahh! Çoktan 10 dk oldu mu? Neyse hadi gidelim."
Zhan önde yibo arkada araca geçip oturdular.
"Önce dara antik kente gidelim mi?"
Zhan yibo'nun sorusuna karşılık,
"Ben hiç bilmiyorum. Sen daha iyi bilirsin. Ben sana bağlıyım. Bugün sen ne dersen o...."
"Hmm?"
Yibo son söylediğine takıldı.
"Tamam o zaman akşam yemeğini dışarıda mı yemek istsersin yoksa konağa mı dönelim."
Zhan anında cevapladı.
"Dışarıda! Şey yani dışarıda yiyelim."
Zhan ani gelen içinde ki heyecana kapılıp sesinin kontrolünü kaçırmıştı.
"O zaman dara antik kenti'ni gezdikten sonra yemek yer gezmeye devam ederiz." Zira saat şimdi zaten öğleden sonra iki idi.
Bir yarım saatlik yoldan sonra mekana gelmişlerdi.
"İn hadi."
"Dara antik kenti, Mardin'in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta yer alan Oğuz köyünde bulunmakta ve antik kent, Mezopotamya ovası ile Tur-Abdin Dağlarının birleştiği yerde kireçtaşı ana kaya üzerinde kurulmuştur. Ayrıca Dara Mezopotamya harabelerini yapan taş ustaları, Mor Gabriel Manastırı'nı yapan taş ustalarıdır... Nasıl beğendin mi?"
Yibo ve zhan yürüyerek gezmiş yibo kenti anlatarak zhan ile birlikte yürümeye devam etmişti.
"Buradan 5 yaşında koparıldım ama gerçekten güzel bir yermiş.. ama iyi ki gittim diyorum. Sebebini bilmiyorum ama öyle geliyor içimden. Ama.. yaşadıklarımı düşününce keşke kalma gibi şansım olsaydı..neyse gidelim mi acıktım."
"Mm."
İkili otururdukları mekândan kalkıp gittiler.
Arabaya bidiklerinde. Yibo'nun telefonu çaldı. Yibo telefonu cevaplayıp hoparlöre alıp telefon tutacağına bıraktı.
Akşam yemeği vakti olmuştu ve ne zhan ne de yibo eve dönmüştü.
"Alo oğlum, nerdesin?""
"Efendim anne?"
"Oğlum zhan da eve gelmedi? Nerdesin ve zhan'nın nerde olduğunu biliyor musun? Bu saat oldu hala yok!"
"Anne! Zhan benimle, siz yemeğe oturun biz dışarıda yiyeceğiz."
'dıt,dıt,dıt..'
Yibo boğazını temizleyip,
"Annem.."
"Sorun değil yibo."
İkili sohbet ederek yolu bitirmiş ve bir restorandın önünde durup indiler.
"Hoşgeldiniz wang ağam, ve damat bey."
Tüm herkes onları tanıyordu.
"Boş masamız bu tarafta buyurun."
Adam onlara yerlerini gösterip bir garson gönderdi yanlarına.
"Evet ne isterdiniz efendim?"
Zhan menüyü incelemiş fakat hiçbir yemeği bilmediği için geri kapatmıştı.
"Sen seç ben bu yemekleri bilmiyorum."
Yibo zhan'in yemek için onun seçimine bırakması üzerine gülümsedi.
"Mm."
"O zaman sen bize, kaburga dolması ve senbusek getir, yanına da içecek olarak?"
Zhan'a soruyordu.
"Kırmızı şarabımız var efendim isterseniz."
"O zaman kırmızı şarap ve salata da olsun lütfen."
Zhan yibo'nun başka bir şey istemediğini görünce.
"Bu kadar mı?"
Yibo menüyü garsona verirken,
"Mm, yeterli."
Yemek gayet sakin geçerken zhan gayet mutlu hissediyordu. Böyle hissetmesi garip hissettirmişti.
"Yemeği beğendin mi?"
Zhan şaraptan bir yudum daha alıp,
"Evet, iyiydi. Farklı bir tadı vardı ama beğendim."
"Kalkalım."
İkili yemekten sonra kalkıp dış kapıya ilerledi.
"Çok teşekkür ederiz."
Yibo restorand sahibini tanıdığı için, kısa bir konuşma için durdurulmuştu.
"Sizler nasılsınız damat bey."
Zhan gülümseyip saygı amaçlı eğildi.
"Lütfen bana xiao zhan diyin."
Adam samimi bir şekilde gülüp,
"Tamam, hadi iyi geceler, ha söylemeyi unuttum. Tebrik ederim ayrıca mutluluklar."
Zhan ve yibo aynı anda teşekkür edip araca ilerlediler.
Konağın önünde duran araba ile kapı da ki adamalar koşup araba kapılarını açmış ardından konağın kapısını açmışlardı.
Herkes bu geç saatte avluda oturuyordu ve açılan kapıya dönmüşlerdi.
"Hoşgeldiniz!"
Yibo ve zhan yan yana yürüyordu ikili aynı anda terasa dönmüştü.
Zhan eğilip selam vermiş ardından izin isteyip odaya çıkmıştı.
Bu gece çok yorulmuştu. Duş alıp uyumaya çalıştı.
Yaklaşık bir saat yatakta debelendikten sonra yibo sonunda gelmiş oda duş almış yatağa geçmişti.
Ve zhan sonunda uykuya dalmıştı.
______________________________________
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.