Olayları duyan ve zhan'ın durumunu öğrenen japon hükümet harekete geçmişti.
Tabi medya da böyle bir olayı kaçırmamak için hastaneye akın etmişlerdi.
"Yibo merak etme japonlar seni koruyacağını söyledi. Haru senin ceza almaman için hükümet ile özel görüşme ayarlamıştı. Şimdi orda toplantıda."
Yibo'nun babası son gelişmeleri yibo ile paylaşırken yibo'nun aklında tek bir şey vardı.
Zhan..
Sadece zhan'in uyanıp tekrar ona gülümsemesini istiyordu.
Yibo'nun gözleri ağlamamak için kendini zorlaması sonucu kızarmıştı.
"Yibo! Sakın hastane dışına güvenlik önlemi almadan çıkma."
Diye bağırıp yanına gelen selim ve ekibi ile yibo onlara doğru yürüdü.
Onlar da olayları duymuş, zhan ve yibo'nun yanına gelmişlerdi.
"Selim.. o uyanmıyor! Delirecem sabahtandır hiç tepki bile vermiyor! Aklımı yitiricem neden uyanmıyor!"
Yibo sinir krizi geçirdi.
Zhan'ın uyanmaması onu her dakika daha da geriyordu.
Yibo'nun annesi ve yengeleri anında yibo'nun yanına koştu.
"Sakin ol oğlum bak onun da bizim de sana ihtiyacımız var."
Kadın yibo'yu zapt edemiyince devreye abilerini soktu.
Mustafa ve diğerleri yibo'yu sıkıca tutup bir odaya götürdüler çünkü koridordalardı.
Serkan ve bir doktor arkadaşı odaya girip yibo'ya sakinleştirici verdiler.
"Bugün kendini çok tuttu ve sonunda patladı. Umarım o uyandığında zhan da uyanmış olur çünkü yibo'nun uyanınca sakinleşeceğine inanmıyorum."
Serkan endişe ile ona bakan aile üyelerine veyahut arkadaşlarına gerekli açıklamayı yapmıştı.
"Neden uyanmıyor?"
Dedi dede.
"Ani yaşadığı şok , birde tehlikeli bir hamilelik döneminde olduğu için bilinçaltını tetiklemiş."
Yibo servis odasında sakinleştirici etkisi ile uyurken.
Zhan da her ihtimale karşı yoğun bakımdaydı.
"Nedir bu çocukların, zhan'in çektikleri bey.."
Dedi yibo'nun annesi.
Ağlayarak.
Gelinler de etrafında oturmuştu.
Hepsinin düşünceleri de buydu.
İlk zamanlar zhan'i sevmeselerde zhan'in onlara hiç bir zararı olmamıştı hatta yararı dahi olmuştu.
Onlar da zhan'in daha iyi olmasını umuyordu.
"Zeynep, ne oldu niye ağlıyorsun?"
Zeynep kendinden küçük evin gelinine sarılıp
(Kürtçesini biliyorum da türkçesi ne bilmiyorum. Bunlar birbirinin nesi oluyor?)
"Zhan benim kardeşim gibi biliyorsun ona her zaman elimden geldiğince ablalık yapıyorum ve onunda yibo kaynımın da böyle acı çekmesi beni üzüyor.."
Gelinler birbirine sarılarak otururken sonunda zhan'in japon babası ve kız kardeşi haru ile birlikte gelmişti.
"Zhan?"
Yibo'nun babası kalkıp adamı karşıladı.
Ardından zhan'in bulunduğu odanın önüne getirdi.
Adam cama elini koyup bir iç geçirdi.
Gerçeği ondan saklamasının nedeni buydu.
Annesinin nasıl öldüğü hakkında.
Diğer tüm gerçekleri zhan'a anlatmak isteseler de korkmuşlardı.
Oğullarının onları bırakmasından korkmuşlardı.
