"kardeşin henüz reşit değil ve onun yönetmesi gereken şirketleri ben yöneteceğim... Fakat fabrikayı sana devredecem kardeşin reşit olana dek. İşleri ona öğretmek için de Çalışmalara başladım."
Zhan babasının yaptığı planı dinliyordu. Yibo da anlasın diye İngilizce konuşuyorlardı.
"Abi yine Türkiye'ye mi döneceksin?"
"Evet, abicim."
Babaları,
"Bir haftalık tatile gitseneabinde veya rahat etmeyeceksen otelde kalırsın. Kafan dağılır."
Kızın gözleri parladı.
"Gerçekten mi?"
(Au: Girişken kız anlamına gelir. Zhan'in kız kardeşinin ismi. Bu detayı vermeyi unutmuşum.🤧)
Adam gülümseyince bunun evet olduğunu anladı küçük.
"Bizde kalacaksın küçük prenses otele gitmek yok."
Dedi zhan au'nun saçlarına öpücük kondurup.
(Y/N: beni aydınlatın! Au yani zhan'in kardeşi yibo'nun görümcesi mi oluyor ya da yibo'nun kardeşleri zhan'in nesi oluyor aq 🤕 kafama takıldı!)
"Abi ne zaman gidiyoruz. Alışverişe çıkabikirim değil mi baba?"
Adam güldü. Kızının yüzü günler sonra ilk defa gülmüştü. Zhan çabuk toparlanmıştı ama küçük kız biraz zorlanacak gibiydi.
Adam da kızını buradan uzaklaştırıp biraz kendine gelmesini istedi. Küçük kızın buna ihtiyacı vardı. Hem zhan ile birlikte gidecekti. Abisi ile birlikte olması onu daha da güçlendirirdi.
Zhan babasının aklından geçenleri okuyabiliyordu şuan,ve güven verircesine babasına gülümsedi.
Adam yibo'ya baktığında onun da aynı tepkiyi verdiğini gördüğünde rahatladı.
Oğlu güvendeydi. Yibo onu korurdu. Ne olursa olsun yanında olurdu.
Ama küçük kızı. Daha 15 yaşındaydı. Bu yüzden onu en iyi şekilde yetiştirecekti. Buna mevburdu. Onun sorumluluğuydu. Ona en iyi şekilde baba olmak. Bu yüzden acısını içine gömecek her şeyini kızına adayacaktı.
Güvenliği mutluluğu ve huzuru için yapacaktı.
Ama önce psikolojisinden başlayacaktı. Bu yüzden onu tatile gönderme fikrini ortaya attı.
Kızı tatildeyken o da kızını şirketleri denetleyecekti.
"Seni çok seviyorum babam"
**
"Yine mi alışveriş?"
Zhan omuz silkti.
"Evet, bu defa au'da gelecek."
Yibo alışverişlerden hep nefret ederdi ve zhan alışveriş manyağı çıkmıştı!
"Abi! Ben hazırım."
Zhan da hazırdı.
"Gidelim."
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Abi bu benim gömleğimdi!"
Zhan güldü.
"Ne zamandır gömleğim sende? Hep arıyorum bulamadım."
Zhan yibo'nun yanına gitti.
"İlk Mardin'e gittiğim de yanımda götürdüm ben bile unutmuştum!"
Au şaşkına döndü. Abisi her zaman ki gibi onun kıyafetlerinden yararlanıp kaybetmişti!
"Ya abi! Hep kaybediyorsun! Sonra bana kızıyorsun. Bana ne, bugün çıktığımızda ben hiç birini ödeyemeyeceğim! Hepsini sen ödeyeceksin."
Zhan hesabın ona kitlenmesine dudak büzerken, Yibo ise bu hallerine güldü.
Gerçekten her iki kardeş te alışveriş manyağıydı ve yibo bugün ikisi ile birlikte çıkıyordu..
"Hadi gidelim, birazdan daha oyalanırsak ikiniz de ağlayacaksınız. Au ben öderim merak etme."
Au yibo'nun bu dediğine sevindi ama,
"Hayır! Abim ağlamasın."
Zhan au'nun bu dediğine gülümseyip kollarını açtı.
"Ağlamam. Prenses, hadi."
"Aslan eniştem! Seni çok seviyorum!"
Au yibo'ya sarılmak için adım atınca yibo ondan önce davranıp sarıldı.
"Hayır siyahını ben alacağım."
Yibo iki kardeşin arasında kalmıştı.
"İkiniz de siyahını alıyorsunuz. Bitti."
İki kardeş yibo'nun olaya el koyması ile sustu.
Yibo gerçekten ikilinin bu kadar kedi köpek gibi atışacağını bilmiyordu. Aralarının bu kadar iyi olup her konuda da birbirinin yardımına koşuyorlardı.
Au ağzına fermuar hareketi çekip sustu. Zhan ise kasaya gitti.
"Yemek yiyelim."
Au yizhan'ın önünde yürüyordu.
"Ne yemek istersin?"
"Enişte, Mardin'e sadece abim için geliyorduk. Oraya döndüğümüzde beni sen gezdireceksin."
Yibo ve zhan el ele yürüyordu.
"Gezdiririm."
Au yerinde mutlulukla zıpladı.
Zhan yibo'nun elini sıkıca tutup ileride ki mağazaya adeta koşar adım yürüdü.
"Ya abi ben de!"
Yine bebek mağazasına gelmişlerdi.
"Abi.. bu mağaza da ki her şeyi yeğenime alabilirim ve alacağım!!"
Au mağazayı turlamaya başladı. Herşey o kadar güzel ve tatlı görünüyordu ki.
"Abi şuna bak!"
Elinde minik üzerinde canım babam yazan pembe renkli yazılarla süslü bir zıbın kaldırmıştı.
Zhan dönüp elindekine baktı. Gerçekten çok tatlıydı. Au onu hemen sepete atıp dolaşmaya devam etti.
Bugün au yeğeni için bir sürü alışveriş yapmıştı.
"Au! Gidelim hadi bak yoruldum."
Zhan isyan ediyordu. Gerçekten yorulmuştu.
"Gel bebeğim.. kucağıma."
"Ne!?"
"Hayır, sende yoruldun ve zaten bak geliyor."
Au eli dolu poşet ile mağazadan çıktı.
"Hadi artık eve gidelim."
Ve bugünü bol alışveriş yaparak bitirmişlerdi.
************************************
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.