Alparslan tek elini belime sararak beni kendine yasladı.
"neydi o cilveli haller yavrum. Hiç mi acımadın bana"
Dudaklarıma doğru konuşuyordu onun verdiği nefesi ben alıyordum dudaklarımızın arasında milimler vardı şuan
" niye acıyayım kii yoksa minişle yaptığımız şovu beğenmedin mi"
Yalancı bi şaşkınlıkla kaşlarımı kaldırarak sorduğum soruya gözlerimin içine büyülenmiş gibi bakıp gülerek cevap verdi. Gözleri yüzümün her yerinde santim santim geziniyordu.
"Efsun"
İsmim dilinden ihtiyaçla dökülmüştü. Alnını alnıma yasladı bir süre nefeslerimiz birbirine karıştı.
"efsun.. gidelim kendimi tutamamaktan korkuyorum"
Elini başımın yanından saçlarıma sertçe indirirken söyledi bunu ve geri çekildi gözlerime baktı tam arkasını dönecekti ki kolundan tutup kendime çevirdim. Anlamaz şekilde bana bakıyordu.
Ellerimi omuzlarına koydum bir yandan da yavaşça okşuyordum.
"ama alparslaan"
Dedim mahsunkar çıkarmaya çalıştığım sesimle
"söyle, alparslan sana kurban olsun söyle"
Ses tonu şuan öyle bir kıvamdaydı ki bu tonla bana her istediğini yaptırabilirdi. Hem talepkar, davetkar, hemde muhtaç gibi.
Ellerimi göğüslerine indirdim biraz sever gibi okşadım. Göğüs uçlarında işaret parmağımla daireler çiziyordum. Gözlerimi gözlerinden bir an olsun ayırmıyordum.
dudaklarımı yaladım ve
"yoksa benden kaçıyor musun doğru söyle sana dokunmamı istemediğin için mi hı"
Bu seferde sesimi küskün çıkarmaya çalıştım oltaya gelmiyo bu deli işim zordu cidden .
Nefesleri hızlanmıştı arada ellerimi karın kaslarında gezdirip tırnaklarımı batırıyor yine göğüslerine çıkarıyordum.
" yavrum iyi şeyler olmaz diyorum. Senin saçının telini incitmekten korkan ben sana hoyratça dokunmak için böyle sabırsızken o minik ellerin üzerimde gezerken nasıl zorlanıyorum bir bilsen ama henüz değil bebeğim henüz değil.
Ben bile çok fenaydım şuan o bana bu şekilde dokunsa burdan çeviremezdim bile ama adam bana mısın demiyordu yahu. Bana dokunsun istiyordum şuan amacım aklımdan çıkıyordu.
Göğüs uçlarını sıktım parmaklarımla kendime doğru çekiştirdim bu hareketimle ufak bi hırıltı bıraktı.
"hıh korkuyorum demiyosu-"
Elleriyle beni kendine yapıştırarak dişleriyle alt dudağımı çekiştirdi ve bıraktı. Dudaklarımız birbirine değiyordu, nefes verdikçe ikimizinde ağzı açılıp kapanıyordu.
"beni zorlama güzelim ateşli çıkarsın"
"ya zorlamak istiyorsaam"
Fısıltıyla söylediği şeye fısıltıyla cevap verdim. Ve söylediğimle beni kucağına alması bir oldu.
Düşmemek için bacaklarımı beline dolayıp ellerimi omzuna koyup neşeli bi kıkırtı savurdum.
Bu halime gülüp başını boynuma gömdü ve kulak dibime öpücük bıraktı.
Gülüp huylandığım için başımı çevirdim ki hiiih dideee.
"alparslan alparslan indir beni çabuk"
"ne noluyor kızım birden"
"indirsene be adam kızı unuttuk kızı"
Omuzuna vurarak söylediğim şeyle beni bıraktı
"off yaaa çocuğun yanında düştüğümüz hallere bak naptık biz yaa" dide'yi kucağıma alarak söylendim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MÜBREM (DÜZENLENECEK)
RomanceYETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR! Boşandığı için 4 aylık bebeğiyle ailesinin evine dönen alparslan ve yan komşularının kızı efsunun hikayesi. "Gizlemene gerek yok efsun kızımla birlikte seyrettik" Burnunu boynuma doğru indirdi. Benim içimde yanardağ...
