Çok heyecanlıydım çünkü bugün tuğrul beni çizecekti. Hemde nü çizecekti! Hangi akla hizmet kabul etmiştim bilmiyorum ama pişman da değildim. Arabada evine doğru gidiyorduk. Aşırı heyecanlı olduğumdan ve fazlasıyla utandığımdan hiç konuşmamıştım. Böyle yaparak onu da kararsızlığı mı sürüklüyordum bilmiyorum ama bu elimde değildi. Eve yaklaşmıştık artık ve tuğrul bu sessizlikten sıkılmış olacak ki lafa girdi.
"fıstığım fazlasıyla gergin gözüküyorsun. Seni zorlamayı asla istemiyorum o yüzden istemiyorsan rahatlıkla söyleyebilirsin"
İstiyordum ki. Fazlasıyla heyecan vericiydi. Sadece onun karşısında çıplak olma düşüncesi bile yanaklarımın kızarması sebep oluyordu. Ben ikili ilişkilerde fazlasıyla utangaç bir kişiliktim ama tuğrul asla öyle değildi. Bakışlarından anlıyordum bunu. Bazen beni öyle bir süzüyordu ki gözleriyle benimle sevişiyordu resmen. Kuduruktu biraz yani.
"sadece utanıyorum o kadar"
"utanma fıstığım. Sanat icra edeceğiz sanat"
Gülerek söylediğine bende güldüm ve çok geçmeden eve geldik zaten. Ben fazlasıyla gergindim tuğrulda fark etmişti.
"öncesinde seni gevşetecek bir şeyler içmek ister misin fıstığım.. Gevşemek için daha iyi yöntemlerim var ama"
Son cümlesini ağzının içinde homurdandı ama ben anlamıştım bile. Bu adamın içinde kesinlikle daha farklı bir kişilik vardı ama ya bana göstermekten çekiniyordu ya da korkutmamak için yavaş yavaş açılıyordu bilmiyorum artık.
" isterim isterim, varsa şarap isterim"
Ellerimi birbirine çırpıp heyecanla söylememle belimden tuttuğu gibi etli dudaklarını dudaklarıma bastırdı ve geri çekildi. Ben şaşkın balık gibi gözlerimi açmış dudaklarımı da birbirine bastırmıştım. E yanaklarımda kızarmıştı haliyle. Avuç içlerini birden yanaklarıma bastırdı ve sertçe anlını anlıma yasladı ve hafifçe anlını anlıma vurdu birkaç kez.
"ulan çok tatlısın, çok tatlısın ulan. Şu masum hallerin bana ne hayaller kurduruyor bir bilsen "
Tekrar dudaklarıma yapıştı. Heyecanla karşıladım onu. Öpmüyor sadece sertçe dudaklarını dudaklarıma bastırıyordu. Bedenim titriyordu şuan heyecandan. Tekrar dudaklarımdan çekilip gözlerime baktı ve dilini dudaklarımın üzerinde gezdirdi. Yutkunamadım bile bu yaptığına. Her an düşüp bayılabilirdim. Beni bıraktığında aceleyle mutfağa geçti. Sakinleşmek içindi sanırım. Ardından elinde iki kadeh ve bir şarapla geldi.
"yatak odasına geçelim mi fıstığım orada çizeceğim"
Yatak odası mı. Ne alakaydı şuan yatak odası, aklıma kötü şeyler geliyordu. Hayır fesat değildim ama geliyordu işte.
Uysal bir şekilde kafamı salladım ona. Düşüncelerime tezat bir ivedilikle hemde!
Yatak odası geçen seferden farklıydı bugün. Çalışma masasını köşeye itilmiş, yatağın karşısına bir sandalye ve çaprazında şövale üzerinde tuval vardı. Masanın üzerindeyse birkaç grafit kalem vardı. Yatağın üzerindeyse sadece siyah saten bir çarşaf. Tuğrul yatağın çaprazında bulunan siyah berjere gidip oturdu ve benide yanına çağırdı. Kadehlere teker teker şarapları koydu. Birisi yerde birisi elindeydi. Ben hala karşısında bön bön durunca eliyle iki kez dizine vurarak beni çağırdı. BENİ KUCAĞINA ÇAĞIRDI! Ona yaklaşırken şaşırmış gibi dudak büküp işaret parmağımla önce kendimi sonra kucağını gösterdim inanmıyormuş gibi.
Birden bileğimden tutup yan şekilde tek dizine oturttu beni ve elimede kadehi tutuşturdu. Gözleri açıkta kalan göğüslerimde dolandı biraz. Üzerimde efsunun kendi tasarladığı kahve rengi takımı vardı. Görünce aşık olduğum için bana hediye etmişti. Yoksa asla dolabından ben buna aşık oldum diyim çekip almamıştım! Birçok kıyafetimiz aynıydı bu yüzden. Efsunun moda tasarım okurken çizimini yaptığı neredeyse her şeyi ikimizde çok beğenmiştik ve efsunda ikişer tane kendi eliyle dikmişti ikimizede. Üzerimdeki kahverengi sırt ve bel dekolteli takımda onlardan birisiydi. İçime sütyen giymemiştim çünkü kendinden destekliydi yani meme uçlarım belli olmuyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MÜBREM (DÜZENLENECEK)
RomanceYETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR! Boşandığı için 4 aylık bebeğiyle ailesinin evine dönen alparslan ve yan komşularının kızı efsunun hikayesi. "Gizlemene gerek yok efsun kızımla birlikte seyrettik" Burnunu boynuma doğru indirdi. Benim içimde yanardağ...
