Sinem'den***
Taksiden inip ücretini verdim ve koşarak havalimanına gittim biletimi aldım ve bir kaç dakika sonra uçağımın kalkacağının anossu yapılmıştı hemen uçağın içine girip koltuk numaramı aradın ve sonunda oturmuştum.Hostesler kemerlerin nasıl takılacağını felan anlatırken ben sadece hayal dünyamda kaybolmuştum
Bu koltukta beraber gitmiştik şimdi üzülmüş ve tek başına gidiyordum zaten duramazdım da o sürtük kızın bize yaptıklarından sonra hala ona inanması beni haksız görmesi koymuştu,canım yanıyordu,kalbim artık kırılmamıştı paramparça olmuştu artık yaşayan bir ölüden hiç bir farkım yoktu.Ben napmıştım sadece onu sevmiştim,hayatıma sokmuştum,sırdaşım,tek gerçeğimdi o benim hayatımdı ama o ne yaptı İNANMADI!sanki ben yalancıymışım gibi davranmıştı.Şimdi nolacaktı diyeceksiniz söyleyeyim size her şey yalanmış bitti artık şimdi eve gidicem pılımı pırtımı toplayıp çekip gidicem ama nereye gidicem ki hilalin yanına gidersem bulurdu babamın yanına gidersem de bulurdu.
En sonunda aklıma ilk okuldan beri tanıdığım bir can dostum vardı geçen aramıştı ama bir türlü gidememiştim evet bir süre onda dururdum,iş bulur sonrada kira bir eve taşınırdım.
2 SAAT SONRA***
Uçaktan inmiştim hemen bir taksi bulup evin adresini verdim ve hemen gitmesini söylemiştim şöföre.Bir kaç dakika sonra evin önüne gelmiştik ücreti verip hemen kapının önüne gelmiştim nasıl girecektim bu eve her bir tarafında anılarımız var napacaktım şimdi girmek zorundaydım gidecektim buralardan kimse beni tutamazdı zaten.Hemen göz yaşlarımı elimin tersiyle silip titreyen ellerimle kapıyı açmaya çalıştım,biraz zorladıktan sonra eve girmiştim ve salona bakmaya başlamıştım yine gözlerim dolarken artık hemen gitmem gerektiğimi anlamıştım koşarak merdüvenlerden yukarı çıkmıştım dolabın üstünden bavulu almıştım içine tüm giysilerimi,ayakkabılarımı ve başka ne varsa hepsini içine tıkmıştım resmen.Makyaj masamda dördümüzün fotoğrafı vardı elime alıp bakıp ağlamaya başladım ve onuda bavulun içine koydum hemen fermuarını kapatıp aşağıya indim ve koşarak çıktım ve hala kapının önünde duran taksiye bindim
-Abla sen iyi misin?
-İyiyim siz düz sürün ben size adresi vereceğim
dedim adam beni onaylamıştı yaşlı bir adamdı ton ton birine benziyordu.O sırada elime telefonu aldım ve buket'i aradım
-Alo buket nasılsın?
-İyiyim canım sen nasılsın?
-Aslında kötüyüm benim bir kaç gün birinin yanında kalmam lazım yani sen müsaitsen eğe-
-Saçmalama hemen geliyorsun bize bir kaç gün değil hep kalabilirsin adresi mesaj olarak atıcam
demişti saolsun kabul etmişti beni hemen telefonuma gelen mesaja baktım adres yazıyordu adresi şöföre söyledikten sonra buketlerin evini tutmuştum.Telefonum çalıyordu arayan Çağatay'dı artık nafile idi bu saatten sonra arasa bile hiç bir şey değişmeyecekti değişemezdi o bana değil sürtük kızı tercih etmişti,tabi eski sevgilisiydi bana mı inanacaktı saçmalama sinem sen kimsin ki artık onun gözünde.
Az sonra buketlerin evine gelmiştim ve bavulumu aldım şöföre ücreti ödedim ve buketlerin zilini çaldım hemen buket açtı ve elimden bavulu atıp ona sarıldım ve ağlamaya başladım buket bana çeşitli sorular soruyordu noldu?niye ağlıyorsun?kim üzdü seni? gibi çeşitli sorular sormuştu onun kollarından ayrılıp
-Her şeyi anlatacağım
-Tamam canım gel içeri
-Kim var evde?
