Sinem'den***
Sabah kalk dığım da Çağatay yoktu içeriden sesler geliyordu yataktan yavaşça kalktım ve seslere doğru gittim.Sesler mira ve boranın odasından geliyordu kapının aralığından onlara bakıyordum kendinden geçmişler oyun oynuyor ve gülüyorlardı o kadar güzel görünüyordu ki karşıdan anlatılmaz dı.Bu üçlünün arasına biri daha eklenecek ve abisi ve ablası gibi böyle güleceklerdi daha vardı ama olacaktı emindim.Artık mira ve bora yaşlarına gireceklerdi sekiz ay sonra doğum günleri vardı inşallah doğum gününde doğururdum bebeğimi.
Bu güzel düşüncelerimle birlikte elimi karnıma götürdüm ve sevmeye başladım miniğimi evet gerçekten çok minikti hissediyor muydu ki beni?Allah bana tam iki tane evlat vermişti nasip ederse üçüncüsü yolda artık çok heyecanlıyım.O sırada telefonum odamda çalıyordu hemen hızlı hareketlerle odama gittim ve telefonu komidinin üstünden aldım ve arayan hilal di açtım
-Efendim hilal
-Sinem benim bugün canım sıkıldı bugün beraber olsak ya?
-Olur bende sıkıldım evde
-Tamam seni almaya geliyorum çabuk hazırlan beklemem
-Tamam
dedim gülerek ve kapadım telefonu, hemen hazırlandım üstüme dar bir uzun elbise geçirdim bacağımdan yırtmaçlı olan bir elbise idi.Ayağıma parmak aralı sandeletlerimi geçirdim ve çantamı alıp aşağıya indim o sırada gözlüğümü takıyordum arkamdan bir ses duydum
-Nereye küçük hanım?
-Hilal'le takılıcazz
-Sana bir takılırsam bu eteğin yırtmacı ne lan bacak çıkmış komple
-Ya ne var yaz günündeyim karışma yoksaa doğumdan sonra bendeki özlemini gideremezsin
-Off tamam ya
dedi ve gülerek aşağıya indim kapıyı açtığımda karşımda tam zile basacak iken hilal'li buldum ve hemen arabasına binip alışverişe gittik.Erkeğimi bu yönden tehdid etmeyi seviyorum çünkü beni o duruma getirdi yoksa yapmam.
Az sonra geldiğimizde alışveriş merkezine girer girmez hilal elbiselere koştu ama benim acil WC'ye gitmem gerekti hilale söyledim benimle gelmesi için hemen mağzadan çıktı ve yanıma geldi beraber WC arıyorduk depo gibi bir yer vardı orasıdır diye girdik ve arkamızdan kapı kapandı hemen arkamızı döndük ve kapıya boş ve korkulu gözlerle bakıyorduk çantamı yere atıp kapıya yüklendim ama açılmıyordu biri bizi dıştan kitlemişti.Bir pencere var dı ama küçük idi giremezdik.Bağırmaya başlamıştık ama kimse gelmiyordu ki duymuyorlar dı bile.
Başım ağrımaya başlamıştı duvara yaslanarak yere çökmüştüm gözlerimi kapatmıştım kahretsin!migrenim tutmuştu ve şuan ölmemek için kendimi zor tutuyordum ne yapacaktım ben buradan çıkmanın bir yolu olmalıydı ama ne.Hilal yanıma geldi ve
-Sinem ne oldu?
-Başım çok ağrıyor çıkar beni buradan
-Ta-tamam sinem çıkıcaz buradan
demişti ama çok kötüydüm bilinç altım kapanmak üzereydi ne bokum var dıda gelmiştim tuvalete,bacaklarımdan bir ıslaklık fark ettim o arada hilal çığlık atmıştı ve bende bayılmıştım artık hiç bir şey hissetmiyordum belkide ölmüştüm.
************************
Hilal'den***
-Sinem uyan ne olursun bırakma bizi sinem!
Hemen telefonu çantamdan çıkardım ve Çağatay'ı aradım açmıyordu ne yapacaktım ben şimdi sinem ve bebeği iyi değildi bacaklarından kan akıyordu tekrardan Çağatay'ı aradım ve bu defa açmıştı
-Alo Çağatay
-Efendim hilal ne oldu ne bu telaş?
-Si-Sinem çok kötü Çağatay bebeği iyi değil bacaklarından kan geliyor çabuk gel!
-Nasıl ya nasıl!
-Adresi mesaj olarak atıcam gel kurtar bizi kaldık burada!
dedim ve telefon kapanmıştı sinemin başını dizime koydum ve ağlamaya başlamıştım hırkamı sinemin özel yerine koymuştum kanı biraz bile olsun tutmak için her yer kan olmuştu ya bebeğe bir şey olursa? ya sineme bir şey olursa?kafayı sıyıracakdım.Sinem'in saçlarını okşayarak
-Sinem uyan ne olursun gitme dayan!
Allahı'm sen yardım et ne olursun?
Saate baktığımda bir saattir buradaydık sinem çok kan kaybetmişti artık çok korkuyordum hem de çok o sırada kapı kırıldı ve çığlık atmıştım Çağatay ve can gelmişti Çağatay
-Sinem!!!!!
Diye haykırırken ben sadece ağlıyordum hırkam beyazdı ama şimdi kırmızı olmuştu Çağatay sinem'i kucağına aldı ve arabaya götürdü bizde hemen arabama binmiştik can kullanıyordu bu halde bir de arabamı kullanacaktım.Can bana döndü ve
-Hilal ağlama artık düzelecek merak etme
-Çok kan kaybetti can anlamıyorsun gözümün önünde gözlerini kapattı
-Tamam birtanem geldik zaten hastaneye
dedi ve hemen arabadan indik Çağatay
-Sedyee getirin!!
Diye hemşire ve doktorlara emir vermişti sinem'i hemen sedyeye aldılar ve içeri götürdüler.
**********************
Çağatay'dan***
Bir elinden tutmuştum ağlıyordum hemde hıçkırarak ağlıyordum kan kaybetmişti ya sineme bir şey olursa?bebeğimize bir şey olursa ne yapardım ben onlarsız ne yapardım ne!
Tüm sinirimi hastanenin duvarından çıkarıyordum duvarı yumruklamaktan elim kan içinde kalmıştı.Can yanıma geldi ve beni geri çekti
-Abi yapma böyle
-Nasıl yapmam can kan kaybetti sinem yüzü sapsarıydı migreni var dı onun kapalı alanda yapamaz dı Allah kahretsin ne sikim var dıda onun gitmesine izin verdim.
-Abi bak düzelecek ama sen güçlü olmazsan oda olamaz
-Ya onlara bir şey olursa can he
demiştim ve can yutkunmuştu oda biliyordu birinden birine bir şey olacağını bu sessizliğine daha fazla ağlarken içeriden doktor çıktı ve hemen yanına gittik.
*************************************************************
Acaba sinem nasıl olacak?Bebeği yaşayacak mı?Hepsi diğer bölümde okumaya devam edin arkadaşlar yorumlarınız ve beğeniniz benim için çok değerli kendinize iyi bakın :*
