Sürekli midem bulanıyordu başım falan ağrıyordu en iyisi doktora gitmekti.Ama Çağatay'a söylesem mi ? Söylemesem mi? bilemiyordum ama önemli bir şey yoktur olursa hemen söylerim.Diye düşündüm ve hemen hazırlanıp evden çıktım çantamdan telefonumu çıkardım ve taksi çağırdım iki saat durağa kadar yürüyemezdim mağlum Çağatay'ada söyleyemezdim onun için taksiye kalmıştım.
Om beş dakika sonra taksiye nihayetiyle gelmişti hemen taksiye binip hastanenin yolunu tarif etmiştim ve yola koyulmuştuk.Yol boyunca camdan dışarıya bakınmıştım yolda pamuk şeker isteyen küçük çocuk mu ararsın yoksa iki sevgilinin sokak da kavga etmesinimi bir zamanlar bizde böyleydik hey gidi günler.Sanki bir asırlık insanmışım gibi konuştum Allah'ım bu sıcaklar kafama vurdu heralde,bu düşüncelerden sıyrıldım ve hastanenin önüne geldiğimizi fark ettim hemen taksideki yaşlı amcaya ücreti verdim ve hemen taksiden inip hızlı adımlarla hastaneye girdim.
Hemen hastaneye girer girmez hemşire bulmuştum onu durdurup
- Mehmet sarı'nın odası nerede acaba?
-İkinci kat sağ tarafta
demişti teşekkür edip yanından ayrılmıştım hemen asansöre binmiştim ve aynı hastanede ve aynı asansörde Can'ı görmüştüm bana
-Hayırdır sinem ne işin var burada?
-Bir işim vardı da.Asıl senin ne işin var burada?
-Kan tahlili yaptırmaya geldim
demişti pek inanmamıştım ama üstüne durmamıştım zaten o sırada asansörün sesiyle geldiğimizi fark etmiştim
-Sonra görüşürüz Can
demiştim ve hemen hızlı adımlarla doktorun odasına gitmiştim ama kapısında duraksamıştım ya hamileysem ? ya da değilsem? Eğer değilsem bu kadar heyecanla geldim ya hüsranla dönersem? kafamı kurcalayan onlarca soru vardı hepsini boşverip kapıyı tıklattım ve kalın sesli biri kapının arkasından
-Gir!
demişti emir verircesine hemen kapıyı açıp girmiştim ve koltuğunda oturan Mehmet bey gülerek ayağa kalktı ve elini uzattı merhabalaştıktan sonra oturdum ve sıkıntımın ne olduğunu sordu bende uzun uzun anlattım ve dünden beri başımın ağrıdığını ve midemin sürekli olarak bulandığını anlattım oda beni muayene edeceğini söyledi sedye gibi bir şeye yattım ve karnımı açmamı istedi hemen karnımı açtım ve soğuk bir sıvı sürdü karnıma yağlı bir şeydi açıkçası bundan bile midem bulanmıştı.
Mehmet bey ultrasona bakıp gülmeye başlamıştı bende heyecanla diyeceği tek bir kelimeyi bekliyordum.Mehmet bey bana dönerek
-Çok hareketli ve çok güçlü bir bebek var karnınızda sinem hanım
demişti gülerek ben mutluluktan dört köşe olmuştum ama bir yandan da ağlıyordum çok korkmuştum olmayacak diye.Mehmet bey elime bir peçete verdi ve koltuğundan kalkıp masasına geçmişti bende o sırada karnımı güzelce silip sedyeden kalkmıştım ve doktor'un karşısına oturmuştum.
-Mehmet bey şimdi ne olacak yani bu baş ağrımın sebebi ne?
-Bakın sinem hanım belli ki migreniniz var sizin ama bu geçmeyecek bir şey değil ben size bir kaç ilaç yazacağım fakat bunları hiç aksatmayacaksınız.Merak etmeyin baş ağrınızın sebebi birazda fazla stresten olmuş şimdi size tahlil yapacağız ve ona göre ilaçlarınızı vereceğim ve bebeğiniz daha sağlıklı olacak çünkü anne rahimine oturmuş çoktan
-Çok teşekkür ederim Mehmet bey gerçekten şuan çok mutluyum
-Rica ederim sinem hanım ama şimdi sizden kan almamız gerekiyor
