Çağatay'dan**
Sürekli sinem'i arıyordum ama telefonu kapalıydı kahretsin şarjım bitmişti ilk defa ne yapacaktım şimdi ne!Hemen dopodan çıkıp Can'a
-Benim hemen eve gitmem gerek bu adamı ne yapıyorsanız yapın!
-Tamam abi sen merak etme
dediğinde hemen ceketimi masanın üstünden aldım ve hızlı adımlarımla arabama bindim bir yandan nalet olası İstanbul trafiğiyle boğuşuyor bir yandan sinem'i arıyordum neden açmıyordu bu en iyisi Semra teyzeyi aramaktı
'Semra teyze'Aranıyor...
-Alo
-Semra teyze sinem nerede evde mi?
-Bende seni arayacaktım oğlum kaç saattir yok markete kadar gitmişti ama halen gelmedi senin yanında mı yoksa
-Hayır semra teyze ama bulucam sen mira ve boraya iyi bak
-Tamam yavrum
demişti ve telefonu kapatmıştım gözümden akan yaşlar kendini bilmezken bu nağlet olası trafikle uğraşıyordum hayır bugünümü bulmuştu.Canı aramam gerekti sinem'i bulmaları lazımdı
'Can'Aranıyor...
-Abi?
-Can hemen sinem'in telefon sinyalini takibe geçiyosun herkese haber sal sinem yok!
-Nasıl yok abi!
-Hayvan bul onu!
diye arabada kükremiştim ve gaza yüklenmiştim aklıma Can gelmişti yan komşumuz nedense aklıma o gelmişti ya sineme bir şey yaptıysa yemin ederim o,orospu çocuğunu yaşatmam lan dünya yansın umrumda değil!Nereye gidiyordum şimdi eve gidemezdim yoktu çünkü en iyisi hilal'i aramaktı
'Hilal'Aranıyor...
.......................
Açmıyordu siktir ya nasıl böyle zamanda siktiminin telefonları açılmaz Allah'ım ona bir şey olmasın bana ve çocuklarıma bağışla onu.Olduğumdan da güçsüzdüm nedense bu sefer içimde bir his vardı ama o hissi dinlemek istemiyordum nalet olsun ki yolun sonuymuş gibi geliyordu ama o adamın her şeyini araştıracaktım hemde hemen.
Arabamı yoldan saptırıp tekrardan eve sürmeye başladım bulacaktım o herifi ölü ya da diri bulacaktım!
***************************************
Sinem'den***
Yavaş yavaş gözlerimi açtığımda her yer bulanıktı net değildi hiç bir şey ama ağzımda net bir tat vardı demir gibi,kan dı bu o adi şerefsiz yüzündendi.Etrafım o korkunç perileri evlere benzeyen ama daha modern olanından dı ürkütücü olmasa da ormanlık bir yerdi.Ellerimi hareket ettirmeye başladığımda bağlı olduğumu fark ettim hayvan herif beni bağlamıştı el ve ayak bileklerimde sızı hissediyordum.O sırada gıcırdayan kapı açılmaya başladı birden hem sesim hemde nefesim kesilmişti bir an periler geldi sandım ama keşke öyle olsaydı bu can pisliğiydi bana sinsi sinsi sırıtmaya başlarken yavaşça önüme geldi ve amele oturuşu yapıp önümde oturdu.
-Günaydın prenses
demişti gülerek nasıl böyle olabiliyordu anlamıyorum ben onu iyi bilmişken ikinci bir yüzü varmış buna sinirlendim ve suratına tükürmüştüm sinirlenmişti galiba boynundan damarları belli oluyordu ne yapacaktı ki öldürecek miydi?Elinden geleni ardına koymasın ondan korkum yok!
-Senden iğreniyorum can
-Ehh yeter be!
demişti saçımdan tutup boynumu kaldırıp dudaklarını deydiriyordu iğrenmiştim kendimden ve ondan Çağatay'ın dokunduğu,öptüğü yerleri o öpüyordu bir yandan da saçlarımı asılıyordu çok acıyordu gözlerimden yaş tek tek dökülürken kokumu içine çektiğini fark ettim
