Bölüm 11

434 13 0
                                        

Odaya girdiğimde sessizlik hüküm sürüyordu. Odada ki herkes uyuyordu. Koridordan gelen sessizlikte, herkesin uykuya daldığını gösteriyordu. Yorgun bir günün ardından yatağıma uzandım ve gözlerimi kapadım.

Zihnimi işgal eden düşünceler hızla gelip geçiyordu. Geçmişte yaşadıklarım, gelecekte olabilecekler ve ailemi arama umudum üzerine daldım. Her geçen an, hayallerim ve gerçeklik arasında gidip gelirken, uykunun kollarına teslim oldum.

Sabahın erken saatlerinde uykudan uyandım ve yavaşça odamdan çıktım. Yemekhaneye doğru yol aldım. Arkadaşlarım benden sonra yemekhaneye geleceklerdi.

Yemekhaneye girdiğimde, gözlerim otomatik olarak Kerem'i aradı. Onu yine tek başına otururken gördüm. Kalbim bir an için hızlı atmaya başladı. Belki de bu gün, Kerem'le tekrar sohbet etme şansım olabilirdi.

Yemek tepsimi alıp Kerem'in yanına doğru yürüdüm. Adımlarım sessizdi ve içimde bir huzur vardı. Kerem'in yanına geldiğimde, yüzünde beliren hüzün beni derinden etkiledi. Ona destek olmak istedim.

Nazikçe oturdum ve onunla göz teması kurarak gülümsedim. "Merhaba Kerem," dedim yumuşak bir ses tonuyla. "Nasılsın? Birlikte yemek yemek ister misin?"

Kerem biraz şaşırmış gibi görünse de, teklifimi kabul etti. Kerem'in yüzündeki hüznü fark edince merakla sordum, "Kerem, sen neden üzgünsün? Her şey yolunda mı?"

Kerem bir an tereddüt etti, sonra derin bir nefes alarak yanıtladı, "Annem dün birden hastalandı. O  yüzden dün buralarda olamadım. Onun için endişeleniyorum."

Bu haber beni de üzdü. Kerem'in annesinin sağlığına dair haber almak beni derinden etkiledi. Yavaşça Kerem'in elini tutarak, "Çok üzgünüm, Kerem. Annenin sağlığı için üzüldüm ama o güçlü bir kadın ona hiçbir şey olmaz. Hem Eğer senin için yapabileceğimiz bir şey varsa, lütfen bana söyle." dedim içtenlikle. Kerem bir an için gözlerimi buldu ve içten bir teşekkür ifadesiyle gülümsedi. "Teşekkür ederim, Elif," dedi minnetle.

Sonra bir an tereddüt ettikten sonra devam etti. "Anneme ne olduğunu bilmek istiyorsan, doktorlar henüz tam olarak teşhis koymadılar," dedi endişeli bir ifadeyle. "Ancak bazı testler yapılıyor ve sonuçlarını bekliyoruz. Umarım her şey iyi olur." Dedi.

Kerem'in endişeli yüzüne baktım ve onun için elimden geleni yapmak istedim. Yumuşak bir gülümsemeyle devam ettim, "Okuldan sonra beraber hastaneye gidebiliriz. Hem anneni ziyaret etmek, onun için iyi gelebilir. Birlikte olduğumuzda, ona moral verebiliriz."

Kerem'in yüzünde biraz hafiflediği fark edilir bir rahatlama vardı. "Gerçekten mi?" diye sordu, umut dolu bir ifadeyle.

"Evet, gerçekten de." Diye cevapladım. Kerem'in yüzünde hafif bir rahatlama belirtisi gördüğümde içim biraz daha hafifledi. Ona desteğimi göstermek için elimden geleni yapmaya kararlıydım. Yumuşak bir gülümsemeyle, "Okuldan sonra bahçede buluşalım mı?" dedim içtenlikle. "Birlikte hastaneye gitmek için plan yapabiliriz. Hem senin yanında olmak, hem de annene moral vermek istiyorum."

Kerem'in yüzünde bir teşekkür ifadesi belirdi ve kabul etti. "Evet, Elif, teşekkür ederim," dedi. "Senin yanında olmak gerçekten çok değerli."

Bu sözler beni mutlu etti ve Kerem'in yanında olma fırsatını dört gözle bekliyordum. Birlikte bu zorlu süreci atlatmak için, her zaman yanında olacağımı ona hatırlatmak istedim.

Yemek bittikten sonra, Kerem'le birlikte masadan kalktık ve okula gitmek için hazırlandım. Yolda giderken, Kızlarla kısa bir süre sessiz kaldık. Sonra, içimden gelerek, yanındakilere olanları anlatmak istedim.

Gerçek AilemHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin