ALINTI

59 4 0
                                    

Hello!!! ♥️

Sonunda 8K okunmaya ulaştık doğrusu oldukça mutlu oldum. Nice 8K'lara diyelim mi? 😊🫶🏻



Dudaklarımı onun dudaklarından zor belada olsa koparmayı başardım. Yıllar sonra onunla bu hale geliyor olmak bir yandan canımı sıkıyor olsa da kalbimin atış hızı kendime öfkelenmeme neden oluyordu. Onca geçen zaman boyunca bende hiçbir şey değişmemiş miydi? Oysa beni dimdik ayakta tutan o şeyin adı neydi o halde? Öfke mi? Alp'e duyduğum o uçsuz bucaksız öfke sayesinde mi dimdik ayakta durmuştum ben? Öyle miydi gerçekten? Alp nefes alıp bana bakarken elini yanağıma götürüp hafifçe okşadı. "Seni çok özledim Selin."

Mırıltı şeklinde konuşurken söylediği söz yutkunmama sebebiyet verdi. Bende o kaçmak istediğim duygunun esiriydim aslında bir yerde. "Anneeee!" Melek'in sesi kulaklarımıza dolunca biraz birbirimizden uzaklaştık. Ben de kapının açılmasını sağladım. Melek çantasını hazırlamış koşar adımlarla bize doğru geliyordu. "Oley babam gelmiş!"

Sevinçle çığlık attıktan sonra kendisini resmen Alp'in kucağına attığında buruk bir gülümsemeyle ikisini izliyordum. O kadar uzun zaman bu anı beklemiştim ki, şimdi izlemek hakkımdı herhalde! Ah Alp, Melek'ten bu anları almayacaktın. İçimden yine aynı şeyi geçirdiğimde öfkem yola çıkmak üzereydi ki, öfkemi bir şekilde durdurmayı başardım. "Biz gidiyoruz anne" dediği sırada Alp kızımızın tombul, pembe yanaklarına peş peşe öpücükler bırakıyordu. "Oh! Çok özlemişim ben kızımı. Prensesim benim.",

"Bende seni çok özledim. Anneannem var diye gelemiyorsun biliyorum." Dedikten sonra yeniden bana döndü Melek ve konuşmaya koyuldu. "Anne, anneannem ne zaman gidecek?"

Çok değil bir saat kadar önce sorduğu soruyu yeniden sorunca kızdım Melek'e. Diğer yandan da bir kez daha annemin duyabilecek olması ihtimalinden korktum. Zaten hassas ve alıngan bir kadındı duyarsa bir süre Melek'in de, benimde yüzümüze bakmazdı kesin! "Şşş! O ne biçim laf öyle anneannen duyacak.",

"Duyarsa duysun o da babam geliyor diye kızmasın. Ben babamı özlüyorum." Melek çocukça isyan etmeye devam ederken iç çektim. Hakkıydı çocuğun ancak işler bu kadar karışıkken benim elimden bir şey gelmiyordu ki!

"Çok üzülür bebeğim lütfen bir daha bu şekilde konuşma." Dedikten sonra Melek'in minik elini tutup öpücükler koydum. "Of, tamam demem bir şey merak etme. Üzülmesin."

İnşallah demezsin kızım, inşallah. Söz konusu Alp olunca her kız çocuğunda olduğu gibi akarsular duruyordu. Melek'te ne olursa olsun babasına aşık bir kız çocuğuydu neticede!

Yıllar Sonra  Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin