Selamlaaaar.
Canım okurlarım güzel bi bölümle karşınızdayım umarım sizde seversiniz.
Bir kaç bölüm bu şekilde hızlanacağız bakalım neler neler olacak.
Merkezin kıdemli odalarından birinde, küçük bir masada karşımda oturan tek kişi vardı:
Yüzbaşı Nisa.
Savunma Bakanlığı'nın özel iç biriminden gelen, hiçbir ses tonunu bozmayan, duygusuz görünen bir kadın.
Ama her kelimesi dikkatle seçilmişti.
"Elimizdeki telsiz kesintisinin kim tarafından yapıldığı bilinmiyor ama...
Serdar Yüzbaşı'nın son koordinatları askeri kayıt sistemine işlenmemiş.
Bu, üst düzey bir müdahale demektir."
"Yani... yaşıyor olabilir mi?" diye sordum.
Nisa gözlerini devirmedi. Gülümsedi mi, emin değilim.
"Bu ihtimali düşünmeye başlamak için sana bir görev vereceğiz.
Gizli arşiv katına ineceksin.
İki saatliğine yetki aldık.
Eğer kayıtlar hâlâ oradaysa... bir iz, bir görüntü, bir satır bile yeterli."
⸻
Tuğrul görevi duyduğunda ilk kez itiraz etti.
"Bu tehlikeli. Ve sen yalnızsın."
"Yalnız değilim," dedim.
"Elinde bir telsiz, peşinde bin sır olacak," dedi.
Başımı öne eğdim.
"Benim de geçmişim Tuğrul. Eğer Serdar gerçekten yaşıyorsa... bunu öğrenmeden duramam."
Tuğrul geri çekildi.
Bana bir kâğıt verdi.
Üzerinde onun kalemiyle yazılmış sadece üç kelime:
"Gördüğüne hemen inanma."
Elimi tuttu.
"Döndüğünde ben burada olacağım. Ama sen, dön."
Gözlerimde biriken yaşa izin vermeden çıktım odadan.
⸻
Arşiv katı, yerin yedi kat altındaydı.
Sessiz. Soğuk.
Ve gölgeler kadar karanlıktı.
İki saatlik iznim vardı.
Ve onlarca klasör, binlerce kayıt...
Dosyaları tararken, bir belge dikkatimi çekti:
"Mavi Kod 7 – Yüksek Koruma Talimatı – S:Yüzbaşı"
S: Yüzbaşı...
Serdar.
İçinde bir şey yoktu. Sadece bir referans numarası.
Ama numara beni bir kayıt terminaline götürdü.
Ve orada...
Sistem açılırken ekrana bulanık bir güvenlik görüntüsü düştü.
Yaralı bir asker sedyeyle taşınıyordu.
Yüzü belli belirsizdi. Ama bakışı...
Gözlerini nereye çevirse, içimden geçti.
"Bu Serdar," dedim.
Ama bir şey eksikti.
Ne tarih vardı, ne de konum.
Ekranın köşesinde yalnızca şu yazıyordu:
Koruma Durumu: AKTİF.
Kimlik Seviyesi: GÖLGELİ.
Nefesim kesildi.
Serdar yaşıyordu.
Ama... koruma altındaydı.
Ve izin olmadan kimseye gösterilmiyordu.
⸻
Süre doldu. Terminal kapanırken kalbim çırpınıyordu.
Elimde belge yoktu ama zihnimde bir görüntü vardı artık.
Ve o görüntü...
Ölü olmadığını haykırıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tan Vakti
Fanfiction"Benim benden başka kimsem yok, senin senden başka kimsen yok. Gel biz olalım? " Hayallerine giden yolda hayallerinden olunur mu hiç? Hem de bu kadar yakınken. Değişir mi bir insan bu kadar? Başkalaşır mı intikam hırsıyla? Ben Tomris Deren Akay...
