2.Bölüm

23.1K 832 108
                                        

Keyifli okumalar !
Multide Semih Eroğlu var.

Nefesimi seslice dışarı verdim. Saçımda olan kalemi çekip saçlarımın omuzlarıma düşmesine izin verdim.

Önümde ki sabahtan beri birşeyler karaladığım kağıda baktım. Bir sürü saçma sapan yıldızlar ve küpler çizmiştim. Ellerimi masaya koyup kendimi geriye doğru ittim. Oturduğum sandalye geriye doğru giderken ayağa kalktım ve önüme gelen yastığa tekmemi attım.

Bugün hava kapalı ve yağmur yağacağa benziyordu. Böyle havalardan nefret ediyordum. Ister istemez benimde moralim düşüyor ve enerjim dibe vuruyordu. Durmadan yatmak ve tavana öylece bakmak istiyordum. Bu halime sebep olan bir diğer faktör ise Semih beydi. Dün olanlar çok sinir bozucuydu. O yetmiyormuş gibi birde şöförlüğüme laf etmişti. Neymiş bana nasıl ehliyet vermişlermiş! Tamam yaptığım çok dikkatsizceydi ama öyle laubali laubali konuşması gergin olan sinirlerimi kopma aşamasına getirmişti. Restorantta olan olaydan sonra sinirli sinirli arabaya binmiş ve Semih beyin arabasını çizmiştim. Tabi bir sürüde gereksiz laf işitmiştim.

Semih beyin yüzü aklıma gelince teptiğim yastığı elime alıp ısırmaya başladım. Cidden fazla sinir bozucu ve kendinden emin davranışlara sahipti. Odamdan çıkıp mutfağa girdim. Salonum ve mutfağım birdi zaten. Kendime bir kahve yapıp cam kenarının yanında ki lacivert pufa kendimi attım.

Yavaş yavaş ciseleyen yağmur camlarıma izlerini bırakıyordu bile. Kafamı geriye atıp gözlerimi kapattım ve içime kahve kokusunu çektim. Bu kokuya bayılıyordum.

Sıcacık kahvemden bir yudum aldım ve önümdeki masaya koydum. Çalan telefonumla evimdeki sessizlik bozulurken ayağa kalkıp mutfak tezgahında ki çalan telefonumu elime aldım ve yeşil butonu kaydırdım.

"Kuzum."

Özlemle dolu ilahi ses.

"Annecim. "

"Nasılsın kuzum?" Kalçamı mutfak tezgahını dayayıp konuştum.

"Allaha şükür iyiyim annecim sen nasılsın? Babam nasıl? "

Ağlıyor muydu yine? Her konuşmamızda ağlıyordu. Ama bu sefer biraz uzun sürmüştü galiba.

"Neler oluyor anne? "

Yine cevap vermiyordu. Bu işte bir bit yeniği vardı.

Sonunda sakinleşmiş olacak ki konuşmaya başladı.

"Mirzan abin."

Abimin adını duyar duymaz içimde bir panik olmuştu.

Annemin lafını bölerek hafif telaşlı sesimle devam ettim.

"Ne olmuş abime.?"

Annem de benim gibi derin bir nefes alıp titrek ve kısık sesiyle konuştu.

"Abini öldürecekler Elif'im."

Annemin dediğini duyunca kalçamı tezgahtan ayırıp pencereye doğru baktım.

"Anne kim neden öldürsün abimi Allah aşkına! "

Ister istemez sesim yüksek çıkmışdı. Şaka yapıyordu heralde annem.

"Eroğlu aşireti kızım. Öldürecekler abini. "

Sağ elimdeki telefonu sol elime aldım ve sinirliyken her zaman yaptığım şeyi yaptım. Sağ elimi saçlarıma geçirdim ve öylece durdum. Annemin konuşmasını bekledim.

"Abin bir gece içmiş içmiş gitmiş konağın kapısına dayanmış bağırmış' Hazal , Hazal seni seviyorum' diye. Tabi kızın abileri durur mu almışlar abini içeri bir güzel benzetmişler. Salmıyorlar dışarı abini kuzum. 1 haftadır Mirzan'ımın yüzüne hasret kaldım Elif'im."

İLLEDE SEN Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin