34. Bölüm Sezon Finali

7.1K 249 23
                                        

Bölüm şarkısı ; Melike Şahin : Deli Kan

Keyifli Okumalar !

Öfkesinden deliler gibi korktuğum , merhametine delicesine sığındığım adam ...

Güneş heybetli tepelerin ardından yeni bir günü müjdelerken derin bir nefes almıştı huzursuzlukla dolu içine genç kadın. Kasıklarına arada baskı yapan yoğun ve ince sızı güneş vuran güzel yüzünü buruşturmasına neden olurken vücuduna bir virüs gibi yayılan endişe ile elleriyle yorgun yüzünü sıvazlamıştı. Beyaz mermerin üzerine bıraktığı telefonundan gözünü bir an için ayırmazken suretini bir salise olsun gözünün önünden silemediği adamını büyük bir merak ile bekliyordu. Kaç saat olmuştu Semih öfkeden kendini kaybetmişcesine konaktan gideli hiçbir fikri yoktu Elif'in. Mevsim sonbahara meyletmiş , yüzünü yalayıp geçen rüzgar gözlerini kapatmasına sebep olmuştu. Omuzlarına bıraktığı ince pikeye biraz daha sarılmış ve sağ elini henüz belirginleşmemiş karnının üzerine bırakmıştı. Bebeğinin varlığı huzursuzluk ile dolu olan içini bir nebze olsun rahatlatırken usulca gülümsemişti Elif.

"Tuğtekin. " demişti fısıldar bir şekilde. Semih'in bu ismi dudaklarından döktüğü o an gözünün önünde canlanırken kalbinin hızlandığını fark etmişti Elif. Hayali bile onunla dolu kalbimin hızla atmasına neden olan güzel adamım diye geçirmişti içinden. Dolgun dudaklarını dişlerinin arasına alıp kafasını aşağı eğmişti Elif. Eli ile karnını okşarken bir oğlu olacağını hissedercesine tebessüm etmişti. Odanın içinden gelen ses ile oturduğu koltuktan kalkmıştı Elif. Vücudunun her bir zerresine yayılan umudu ile kapının önüne gelmiş ve kapının arkasında Hatice'yi görmesi ile hayal kırıklığı ile indirmişti yüzünü.

"Bunları Semih ağam göndermiştir gelin ağam. "

Hatice'nin elindeki paketi alıp kafasını sallamıştı Elif. Her bir köşesi Semih'i anlatan siyahlar içindeki odasında tek başına kaldığında paketi açmış ve gördükleri ile sıcacık bir gülümseme peydahlanmıştı gül yüzünde. Hamburger paketinin hemen yanında duran beyaz ufak kağıt ilişmişti ela gözlerine. Ye. Kağıdın üzerinde yazan tek bir kelimeyi okur okumaz kaşları çatılmış ve yanaklarına bir sürü nefes doldurmuştu Elif. Eline aldığı hamburgeri hırsla ıssırmış ardından da sinirle yaslanmıştı.

***

Gökyüzü tüm kasveti ile kapanmışken Semih içinde barındırdığı öfkesi ile bir yumruk daha geçirmişti kanlar içinde kalan surata. Serin ve rutubet dolu deponun çatısına damlayan yağmur damlaları kulaklarını tırmalarken hırsla dönmüştü arkasını. Siyah gözleri aslan kardesinde takılır takılmaz kanlar içinde kalan sol eli ile yüzünü sıvazlamıştı. Burnuna sızan kan kokusu yüzünü buruşturmasına neden olmuştu. Yağız'ın abisini aratmayan siyah gözleri dolu dolu pis zemine odaklanmışken omuzları çaresizlik içinde çökmüştü. Üç gündür Faruk denen adamı burada tutuyorlardı. İçine dolan hırs ve öfke azalması gerekirken günden güne daha da baş gösteriyordu. Hele aslan kardeşini böyle gördükçe ortalığı dağıtmak şu koca Mardin'i ateşe vermek istiyordu. Yorgun adımlarını eskimeye yüz tutmuş masaya doğru yöneltmiş ve kanlı ellerini beyaz beze gelişigüzel silmişti. Kafası o kadar doluydu ki genç adamın ne yapacağını , nereden başlayacağını bilmiyordu. Uykusuzluktan batan gözlerini anlık bir şekilde kapatıp açmış ve kulağına dolan telefonunun zil sesi ile duraksamıştı. Arayan kişiyi adı gibi bilirken kendini engellemiş ve meşgule atmıştı . Bu haldeyken gönlünün gül yüzlüsünü kıracak birşey söylemek şuan istediği son şey bile değildi. Üç gündür hasretti kokusuna Semih Elif'in. Deli gibi öfkeli olduğunu biliyordu Elif'in. Ama bu işleri halletmeden gitmeyecekti konağa. Tabi onu bir an olsun dahi yanlız bırakmayan nefsi rahat bırakırsa.

İLLEDE SEN Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin