Suda ne kadar kaldım bilmiyorum.
Üstümü giyerken Demir içeriye geldi.
'Birşey oldu zannettim. Ama iyi görünüyorsun.'
Anna, siyah boğazlı kazak ve dar deri bir pantolon ayarlamıştı. Demir'e gülümsedim. İstemeyerekte olsa oradan ayrıldık .
Demir'in odasının önüne geldiğimizde Andrey bizi bekliyordu.
'General Arya'yı bekliyor' dedi bana göz kırparken.
'Ben götürürüm Andrey zahmet etme.' Derken Demir gayet sakindi.
'Merak etme ben zaten haberci olarak buradayım. Onu oraya götürüp kötü anılarında yer almak istemem.'
'Peki . Gidebilirsin o zaman işin bitti.'
'Görüşürüz ufaklık kendini çok zorlama .'
'Merak etme öyle bir niyetim yok .'
Demir'le koridorda ilerledik. Yemekhanenin önünden geçip merdivenlerden yukarı çıktık .
Merdivenler açık maviye boyanmış duvarlarla çevriliydi. Pencerelerden dışarıyı görebiliyordum. Merdivenler pencerelerin kenarindan yukarıya doğru yuvarlak bir şekilde yapılmıştı. Merdivenlerin sonunda kocaman bir hol abartılı bir ahize vardı. Holden geçtik. Beyaz oymalı kapının önüne geldiğimizde Hipatya bizi bekliyordu.
'İçeri gir Arya Demir benimle kalacak.'
Peki der gibi başımı salladıktan sonra Demir'e döndüm .
'Korkma ben buradayım. Senden sadece sakin olmanı istiyorum. Anlamak ya da kabullenmek için acele etme.'
'Tamam'
İçeriye girdiğimde klasik general odaları aklıma geldi. Kahve ağırlıklı oda , üstü bir sürü şeyle dolu masa, masanın arkasında yine o 13 garip şekille yapılmış tablo. Odanın 3 köşesi kitaplıkla çevrelenmiş , cam yere kadar ve odanın bir duvarını kaplamıştı.
Arkadan bir ses duydum .' Geç oldu ama sonunda görüşebildik. '
Ona döndüğümde saçındaki bir tutam grilik bile onu tanımak için yeterliydi. Beni kaçırıp buraya getiren adam. Generalin ta kendisiydi.
'Otur bakalım .'diyip masanın önündeki karşılıklı iki koltuğu gösterdi . Kendiside camın önünde durup dışarıyı izlemeye başladı.
Oturmak beni daha da gererdi. Bu yüzden yanında durdum ve onun yaptığı gibi dışarıya bakmaya başladım.
Bana baktı.
'Tam senden beklediğim gibi canın ne isterse onu yapıyorsun.'
'Beni tanıyormuş gibi konuşuyorsunuz.'
'Seni düşündüğünden daha fazla tanıyorum.'
'Öyle mi ben sizi sadece iki kere gördüm ama.'
'Yanılıyorsun. Zamanla anlayacaksın.'
'Bu tarz konuşmalardan çok yoruldum. Geldiğimden beri herkes bir sürü şey söylüyor ama aslında hiç bir şey söylemiyorlar .'
'Arya otur 'dedi . Kendiside koltuklardan birine oturup bacak bacak üstüne attı.
Karşısına oturdum .
'Bak şimdi 26 senedir öğrendiğin şeyler var. Birde 26 senedir öğrenip öğrendiğinin farkında olmadığın şeyler var . Şuandan itibaren farkında olmadığın kısmı geri getireceğiz.'
'Bu cümleleriniz bir bilmece olsa eminimki giness rekorlar kitabına gererdi .'
'Bilinç altın uyandığında ne demek istedigimi anlayacaksın.'
'Bilinç altın mı? Ne varmış orda.'
'Geldiğinden beri heryerde 13 adet şekiller gördün değil mi? Eminimki dikkatini çekmiştir.'dedi . Masanın arkasındaki tabloyu göstererek.
'Gördüm. Bana hiç bir anlam ifade etmediler. Daha önce görmedim .'
'Tabiki görmedin. Ama burda olma amacın o şekildeki 13 asilden biri.'
'Asil mi ? Kaçıncı yüzyıldayız ne asili. '
'Bak Arya dünya şuan büyük bir tehlikede yakinda nükleer bir savaş çıkacak. Bunun içinde şuanda dünyayı yöneten ama adı hiçbir yerde geçmeyen 13 asil ailenin korunması gerekiyor.'
'Asil aile 13 tane öyle mi ? General eğer birini koruyabilecek durumda olsaydım kendimi sizden korurdum ve burda bu saçmalıkları dinlemezdim. '
Güldü. Yüzünün keskin hatları gerildi. Çenesini oynamasını yanağından hareket eden kemiğinden izledim.
'Bu yaşa kadar gelmen onlar sayesinde hatta var olman bile.'
'Var olmam mı?'
'Evet varlığın . Burda göreceğin 13 kişi sandığın gibi değiller. Sende öyle . Siz özel olarak eğitilmiş insan bedeninde dünyanın en tehlikeli hayvan genlerini taşıyan kozalarsınız.'
Ne dedi , -İNSAN BEDENİNDE HAYVAN MI - Sözleri kulaklarımda dalgalandı. Beynim durdu. Bir an etraf karardı. Hayvan mı....
'Sakin ol 'dedi . Omzuma tutarken. O ana kadar titrediğimi fark etmemiştim. Birden gülmeye başladım o kadar çok güldümki gözlerimden yaşlar peş peşe akıyordu. Bir bardak suyu bana uzattığında ,
'Afedersin ben hayvan olarak bardaktan su içemem kap falan yok mu?' Diye alay ettim. Generalin gürlemesi kulakları sağır edecek cinstendi. Kendimi toparlamaya çalıştım.
'Bu kadar saçmalık yeter. Kendine gel. Hayvansın evet ama insan bedenine de sahipsin hayvana falan dönüşmiceksin merak etme. Sadece genlerinizi degistirdik. Siz normal çocuklar gibi iki insanın sevişmesiyle olup anne karnından çıkmadınız. Hepinizi Hipatya yetiştirdi. Yapay ortamda kozalarda geliştirildiniz. Hem insan hemde hayvan genlerini taşıyorsunuz. Sizin farklı şehirlerde, farklı insanlarla,farklı kültürlerde gelişiminizi tamamladık.' Durup bana baktı.
Ona bakıyordum . Ama onu dinliyormuyum bende bilmiyorum. Dedikleri gerçek olamaz. Wampirsiniz dese inanacaktım. Ya da özel güçleriniz var falan. İnsan bedeninde hayvan olmak bu kabul edilecek gibi değil. Ben insanım , Demir insan . Demir Demir'de mi öyle...
'Şimdi esas amacınıza hizmet etme vaktiniz geldi . Yıllardır bilinç altınızda yatan güçlerinizi geri kazanacaksınız. Savaş başlayana kadar eğitiminiz tamamlanacak ve siz savaş başlamadan 13 asili kimseye göstermeden kaçırıp kimsenin bilmediği şuan haritada bile olmayan buraya getireceksiniz. Boş boş baktığıma eminim kafamda hiç soru yoktu. Aslında çok sorum vardı ama aklımda kocaman bir boşluk oluşmuş hepsi içine düşmüştü.
'Arya bu günlük bu kadar yeter. Daha sonra yine konuşacağız . Eğitimlere başlayabilirsin. Genlerinin hangi hayvana ait olduğunu turnuvada anlayacaksın. '
Masanın üstünde bir yere dokundu. Kapı açıldı. Ama ben o yöne bakmadım gözümü masanın arkasındaki o 13 şeklin olduğu tabloya dikmiştim.
'Onu alıp götür uyusun . Kendini toparlasın yarın turnuvaya çıkacak.'
'General turnuva için erken değil mi '
General Demir'e döndü ,'Erken değil. Geç bile kaldı. Buraya geleli 3 gün geçti.'
Demir beni kaldırdı. Belimden tuttu. Hiç birşey demedim. Beni odaya sürüklemesine izin verdim. Acaba o hangi hayvanın genlerini taşıyor.
Anna, michael 'Ah Michael hangi hayvan olduğunu zaten söylemişti.'-kurt gibi açım derken yalan söylemiyorum gibi birşey demişti.-
Aklıma Cansu geldi. O kesin yılan grubundan olmalı eminim. O sinsi duruşu gülüşü ansızın heryerden sessizce çıkması. Peki Andrey o ne olabilir. Tanışmadıklarım onlar ne olabilir . Nerdeler. ..
Demir beni yatağa oturtduğunda odaya geldiğimizi anladım.
Önüme diz çöktü. 'Kendini zorlama. Sadece yat ve uyumaya çalış. Bu akşamlık bu kadar yeter .' Dedikten sonra anlımı öptü. Elini yüzüme getirip gözyaşlarımı sildiğinde ağladığımı fark ettim.
Annem, babam, Demir , çocukluğum , Eva , Ivan herkes herşey gözümün önüne geldi . O kadar şiddetli ağlıyordum ki omuzlarım yerinden çıkacaktı. Nefesim daraldı. Nefes alamıyorum evet belkide ölmeliyim. Bu da bir rüya bu rüyada ölmeliyim...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kayıp +18
Mystère / Thriller'Demir ' 'Efendim aşkım ' 'Daha önce söylemedim ama seni seviyorum 'dediğimde durdu. Kendi yazdıklarını hatırlamıştı tıpkı benim hatırladığım gibi gözünden bir damla yaş boynuma düştü. 'Seni asla bırakmak istememiştim. Çok acı çekmiş olmalısın 'de...
