Bölüm 4: "Kayboluş"

5.2K 477 48
                                        

Playlist: Buray - Kimsenin Suçu Yok

Annem tarafından sabahın erken saatinde uyandırıldığımda neye uğradığımı şaşırmıştım. Çünkü asla sabahın dokuzunda uyanmayan biri olarak uyandırılınca normal olarak sersemliyordunuz.

"Saat farkı var tabii, alışamadın ama yakında alışırsın." dedi annem, gülümseyerek dolabıma yerleştirdiğim kıyafetlerden kendince kombin yapmaya çalışırken bir gözüm kapalı bir açık onu izledim.

"Uzun bir süre kalmayı planlamıyorum," diye dobra dobra konuştuğumda seçtiği siyah etek ve büstiyeri önüme attı.

Yüzü düşmüştü ve her ne kadar belli etmemek için çabalasa da başaramamıştı.

"Üzgünüm anne," dedim kendimi affettirebilmek adına, alttan almaya çalışıp daha sakin bir şekilde devam ettim. "Bütün düzenim Sidney'de kurulu ve tabii buna okulum ile arkadaşlarım da dahil. Onları bırakamam."

"Elbette," dedi bana doğru uzanıp, eliyle saçlarımı okşadıktan sonra. "Ben sadece biraz daha kalırsın diye düşünmüştüm."

"Senin için kalacağım zaten ama uzun süreli olmayacak o kadar," diyip başımla kıyafetleri gösterdim. "Bunlar ne için? İstanbul'da adet böyle mi? Kızlarının giyeceklerini anneler mi seçer?"

"Hayır," diyip bir kahkaha attı. "Bunlar, bu akşamki parti için. Bilirsin," Eliyle karnını sevgiyle okşayadıkta sonra bana baktı. "Artık ailemize yeni bir üye daha katıldı. Onun için davet gibi bir şey düzenledik."

"Şimdi anladım," diyip bende güldüm. "Çünkü Mertoğlu olmak bunu gerektirir değil mi?"

Klasik Mertoğlu zımbırtılarından biriydi ve hiç mi hiç katılmak istemiyordum.

"Sıkılacağını biliyorum canım ama yanımda olmanı istiyorum." diyip kirpiklerinin altından bana baktı. "Benim için...gelir misin?"

Sadece gülümsedim.

Zaten yalnızca onun için burada kalıyordum ve bu partiye de ancak onun için katlanabilirdim. Yani...sanırım.

* * *

Bir parti hayal edin, millet.

İçinde zenginlikten kasıla kasıla yürüyen ihtiyar bunakların ve onların tıpkı mücevher kataloğuna benzeyen eşlerinden oluşan, pahalı viskilerin havada uçuştuğu bir parti. Ben şuan hayal edebildiğinizin daha beteri olan birinde, annemin arkadaşları tarafından alevli bir çemberin içinde soru yağmuruna tutuluyordum.

Annemin hastaneden çıkınca yaptığı ilk işin parti düzenlemek olduğunu düşünmeyin sakın, bunun fikir babası Rana'ydı. Zaten bu robotlaşmış yaşlı insanların annemli bir bağı olması imkansızdı.

Etrafımdaki koca kalabalık beni bunaltırken annemin bir arkadaşı daha gelmeden ortalıktan kaybolmalıydım. Biri daha gelip bunca yıldır nerede olduğumu, neler yaptığımı soracak olursa kafayı sıyarabilirdim. Çaktırmadan geri geri adımlarken bir yandan da beni fark eden biri olup olmadığını anlamak için bahçedeki topluluğa göz gezdiriyordum. Neyse ki herkes kendi halindeydi ve partinin güzelliğine kapılmıştı.

Haluk Ağabey ve annem, Mertoğlu ailesinin yeni üyesi için ufak bir parti düzenlemişti ve sadece aile dostları davetliydi. Ve bir de Ali Bey'in sıkılmamak için çağırdığı arkadaşları vardı tabii. Onlar havuz başında ayrı takılıyorlardı. Ben gün boyunca annemle birlikte hareket etmişim ve bir kez bile onlardan birine rastlamamıştım. Ne onlara ne de Ali'ye...

"Ay!"

Geri geri yürürken birine sertçe çarpıp bir anda tüm dengemi kaybederken biri kolumdan tutarak düşmemi engelledi. Beni kendine kuvvetlice çeken kişiyle göz göze geldiğimde beni rahatsız eden bir tanıdıklık hissine kapılmıştım.

Hercai Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin