20.BÖLÜM

1.3K 35 7
                                        

Merhaba :)

Multimedya da Ada'nın elbisesi var. İyi okumalar :)

20. BÖLÜM

Çağırdın, geldim.

Selin'in yüzsüz olduğunu ve Rüzgâr'a geri dönmek isteyeceğini biliyordum.

Ama Rüzgâr?

Kendime itiraf edemesem de aramızda bir şey olabileceğini düşünmüştüm. Tamam belki istemiştim. Ama Rüzgâr, Selin'le barışabilmek için okula çağırmıştı. Düşüncesi bile saçma gelirken şu an yaşanan şey tam da buydu.

Bir şeyler çözmeye çalışır gibi gözlerine bakmaya devam ederken o da gözlerini kırpmadan bana bakıyordu.

Selin, Rüzgâr'cığının ona bakmadığını fark etmiş olsa gerek kafasını çevirip benim olduğun tarafa baktığında kısa bir süreliğine gözlerimi Rüzgâr'dan çekip ona baktım.

Yüzünde salak gülümsemesiyle bana bakarken sağ elini Rüzgâr'ın koluna koydu ve tekrar ona döndü.

"Görüşürüz Dünya."

Cevap vermesini beklemeden servise binip onları göremeyeceğim bir yere oturdum.

Normalde olsa neler olup bittiğini merak edip cama yapışmış olurdum ama bu sefer Selin'in yüzündeki aptal ifadeyi kaldıramayacaktım.

Belki Rüzgâr başka bir şey konuşmak için çağırmıştı? Bir ihtimal mümkün olabilirdi ki içimdeki ses böyle olması için dua ediyordu.

Öbür taraftan zaten çoktan barışmış bile olabilirlerdi. Sonuçta benim nerden haberim olacaktı?

Ama bir insan, Rüzgâr gibi bir insan, sevgilisi varken başka insanları istediği zaman, istediği gibi öpebilir miydi?

Rüzgâr asla gelip açıklama yapmazdı, yapmayacaktı. Ben de merakımdan ya ölecektim ya da saçma sapan davranışlarda bulunmak zorunda kalacaktım.

Servisin evimin önünde durduğunu fark edince kendime gelip oturduğum yerden kalktım.

Eve girdiğimde ayakkabılarımı çıkarmaya fırsat bulamadan salondan gelen kalın bir erkek sesiyle donup kaldım.

Sakince çantamı bir kenara bırakıp salona geçtiğimde gözlerim fal taşı gibi açılmıştı.

Koltukta oturup birasını içen adam, kırk yılda bir, özel günlerde bir araya gelebildiğimiz ama her seferinde onu daha sık görebilmeyi istediğim amcam mıydı?

"Amca?"

Ağır hareketlerle kafasını çevirip bana baktığında suratına kocaman bir sırıtış yayılmıştı. Aynı anda elindeki birayı sehpaya bırakarak yanıma doğru geldi.

"Ada'm."

Fazlasıyla kaslı olan kollarıyla beni sardığında ben de kollarımı beline doladım.

"N'aber güzelim?"

Yüzümü ellerinin arasına alıp, her zamanki hoş sırıtmasıyla beni izlerken gülümsemeden edemedim.

"İyidir senden n'aber?"

"İyidir be nasıl olsun?"

Kolunu omzuma atıp koltuğa doğru çekerken elimden geldiğine babama doğru eğilip yanağına çabuk bir öpücük kondurdum.

İLK VE SONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin