31.BÖLÜM

823 34 4
                                        

31. BÖLÜM

Dünya'dan,

Elimi kapı zilinden çektikten hemen sonra kapının arkasından bana doğru yaklaşan ayak seslerini duyup bir adım geriledim.

Ada, İzmir'den döneli ve kendini eve kapatalı 3 gün olmuştu. Ne okula geliyor ne de evinin kapısından dışarı adım atıyordu. Benimle konuşurken hiçbir problem yokmuş gibi görünüyordu ama etrafına yaydığı olumsuz havayı bir kilometre öteden fark edebiliyordunuz.

Neler olup bittiğini durmak bilmeyen çenem sayesinde öğrenebilmiştim ve o yüzden hiçbir konuda baskı uygulamıyordum. Ama artık gerçek hayata dönmesi için çabalamaya başlamam gerekiyordu.

"Hoş geldin."

Solgun yüzüne yerleştirmeye çalıştığı tebessüm ile bana bakan Ada'nın sesiyle olduğum yerde dikilmeyi bırakıp evin içine girdim.

Son 3 gündür olduğu gibi televizyon açık ve salondaki sehpanın üzeri abur cubur paketleriyle doluydu.

"Böyle giderse obez olup çıkacaksın, benden söylemesi."

"Şu an, alacağım kilolar inan umurumda değil."

Ruhsuz söylenmelerine aldırmayıp Ada'yı oturduğu yerden kaldırdım.

"Hadi üstünü değiştir, dışarı çıkalım. Sahile falan gideriz."

"Gerçekten hiç hâlim yok. Başka bir gün gidelim."

Tekrar yerine oturduğunda ben de oldukça düşmüş moralimle yanına yerleştim. Bu kadar mutsuz olması canımı sıkıyordu.

"Başka gün ne zaman Ada? 10 yıl sonra mı? Kendine gelmen lazım artık."

Yüzü iyice düşerken ağlamaklı ses tonuyla konuşmaya başlamıştı.

"Seni bilemem ama benim bir şeyleri atlatabilmem için zamana ihtiyacım var."

"Evde oturup pinekleyerek mi atlatacaksın? Kendi kendini dinleyerek daha kötü hâle geliyorsun, bilmem farkında mısın?"

Parlayan yeşil gözleri ağlayacağının habercisiyken sesimi daha düşük tonda tutarak konuşmayı unuttuğum için kendime kızıyordum.

"Acaba sen farkında mısın bilmiyorum ama resmen yalan bir hayat yaşamışım şimdiye kadar. Anlamanı beklemiyorum ama en azından denesen fena olmazdı."

Salonun ortasında beni tek başıma bırakarak merdivenlere yöneldiğinde salaklığıma sövüyordum. Buraya daha iyi hissetmesini sağlamak için gelmiştim ama sonuç olarak ağlayarak odasına kaçırmıştım kızı.

Daha fazla üstüne gitmemek adına yerimden kalktım ve sessizce evden çıktım.

-

"Ama aşkım böyle de olmaz ki! Sonsuza kadar o evde tıkılı mı kalacak?"

Onur, Ada'yı rahat bırakmam konusunda bilmem kaçıncı tekrarını geçiyordu ama bu hiç mantıklı değildi ki!

Çok büyük ihtimalle kendini yapayalnız hissediyordu. Babasıyla normal ilişkilerine devam ettiklerini biliyordum ama bana ihtiyacı vardı.

"Bir şeyler yapıp aklını dağıtmamız lazım."

Hemen yanımızdan gelen bir adet sandalyenin çekilme sesiyle kafamı o tarafa çevirdim. Rüzgar, sabah bahsettiği basketbol antremanından dönmüş, yanımızdaki sandalyede oturuyordu.

İLK VE SONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin