Bu bölüm @inci_muck için. Bizi yorumlarıyla hiç yalnız bırakmadığı için kendisine sonsuz teşekkürler. Bu ithaf olayı ona da sürprizoldu. Umarım hoşuna gider.Sevgilerle.
İyi okumalar :)
28.BÖLÜM
Gözlerimi kapatıp ezberlemeye çalıştığım formülü tekrar ederken yanağıma konan öpücükle irkildim. Gözlerimi hızla açarken belime dolanan kolların sahibine çevirdim bakışlarımı. İçimi bilindik heyecan kapladı ve dudaklarım istemsiz bir şekilde iki yana kıvrıldı.
"Daha fazla çalışma,iyice kafanı karıştıracaksın." dedi önümdeki kitabı kapatırken. "Hem sen niye bu kadar üzgünsün? Bak tatil geliyor ve şimdi gidip son sınava gireceğiz."
"Şu son günlerde olanlar çok canımı sıkıyor. Olanları düşünmek istemiyorum ama aklımı meşgul edecek hiçbir şey yok."
"Beni düşün."
Dudaklarım tekrar iki yana kıvrılırken Rüzgar bakışlarını benden çekti ve etrafa hızlıca göz gezdirdi. Kimsenin bizi izlemediğine emin olur olmaz ise dudağımın kenarına minik bir buse kondurdu. Romantik anımızı bölen zile karşı gözlerimi devirmemek için kendimi zor tutarken, Rüzgar'ın belimdeki kollarının gevşediğini hissettim.
"Sınava hangi katta gireceksin?"
"Bir alt katta. Sen?"
"Bu kattayım ben. Git sen hadi,gecikme."
Telefonumu kotumun arka cebine sıkıştırıp kalemle silgimi elime aldım ve sınıf kapısında beni bekleyen sevdiceğimin yanına ilerledim.
Yanına varınca eliyle elimi kavradı ve önden önden merdivenlere ilerlemeye başladı. 1-2 merdiveni anca inmişti ki elimi elinden kurtarıp omuzlarına koydum ve boynuyla şakaklarının birleştiği yere belli belirsiz bir öpücük bıraktım.
"İyi şanslar."
Yüzündeki çarpık gülümsemeye odaklanmışken cümle kurmam zordu ama yine de kendimi aşıp şans dilemeyi ihmal etmemiştim en azından. Bana omzunun üstünden bakıp seksi bir şekilde göz kırptıktan sonra sınava gireceği sınıfın yolunu tuttu. Bense az önceki manzaradan sonra çarpılmış gibi yerimde bir süre bekledikten sonra sınıfımın yolunu tuttum.
-------
"Onur bana da kahve getirir misin?"
Kafasını onaylar bir şekilde salladıktan sonra elindeki broşürleri masanın üzerine bırakıp kahve almak üzere yanımızdan ayrıldı.
"Bunlar neymiş?" Kafamla broşürleri işaret ederek sorduğum soruya Dünya anında cevap verdi.
"Okul kar tatiline götürüyor, bunlar da onun broşürleri. Biz Onur'la konuştuk yani siz de gelirseniz çok eğlenceli olur. Gelir misiniz?"
Kafamda bu kararı tartmaya çalışırken bakışlarımı Rüzgar'a çevirdim. O da benimle aynı durumda gibiydi.
"Ne diyorsun?"
"Bilmem, gitmesek mi? Ya da sen git."
"Ne demek o ya. Kız bile ikimiz için konuşuyor gelecek misiniz, gelmeyecek misiniz diye." Sinirle saçlarımı karıştırıp devam ettim.
"Hayır yani mutlaka bir pürüz çıkart, beraber bir program yapamayalım biz."
