26. BÖLÜM
Arabadan indiğimde hala salak salak sırıtıyordum. Bir süre kapının önünde dikilip suratımın normal hale dönmesini bile beklemiştim.
Ela'yı parka götürme fikri iyi olmuştu. Bana başta önyargı ile yaklaşmıştı fakat yavaş yavaş buzdan duvarlarını yıkmaya başlıyor gibiydi.
Anahtarı çevirip içeri adım atar atmaz evimin sıcak havası içime işleyince rahatladım.
Portmantoda asılı olan ceket ve yanda duran araba anahtarından babamın evde olduğu anlaşılıyordu.
"Babaaa! Ben geldim."
Kısa bir süre cevap vermeyince ya uyuyor ya da banyodadır diyerek üstünde durmadım ve salona daldım. Fakat beklediğimin aksine koltukta sessizce oturuyor bulmak şaşırtmıştı.
Ben içeri girince kafasını yavaşça kaldırıp bana baktı ve gülümsedi. Ama fazla yorgun bir gülümsemeydi.
"Hoş geldin hayatım."
Yanına gidip problemini tabii ki soracaktım fakat karşı tarafta oturan bir kadın bedeni buna engel olmuştu.
Ayaklarım yerinde çakılı kalırken hiçbir şey demeden bana bakan kadını incelemeye koyuldum. Fakat hiçbir yerden tanımadığım çok belliydi.
Çenesi ve boynu arasındaki bir hizada duran kısa, kumral saçları vardı. Geniş dalgaları olan saçlarını az önce elleriyle dağıtmış gibi duruyordu ve normalinden daha havalı olduğuna yemin edebilirdim.
Paçaları katlanmış ve bileğini açıkta bırakan gri pantolonun üzerine ince beyaz bir tişört onun üstüne de kolları kıvrılmış, pantolonu ile aynı renkte bir ceket giymişti. Orta yaşlarda olduğu belliydi fakat fazla genç gözüküyordu.
Yeşil gözleri ile buluştuğumda yavaşça kafamı çevirip açıklama yapması üzerine babama döndüm.
İş arkadaşı olmalıydı. İçimden "Sevgilisi ile tanışıyor olamazsın değil mi?" diyen uyuz sesi susturmaya çalışırken babam konuştu.
"Ada, Deniz Hanım." diyerek bizi tanıştırdığında kadın iki eliyle tuttuğu kahve kupasını sehpaya bırakarak ayağa kalktı. "Arkadaşım."
"Umarım yalnızca arkadaşındır," şeklinde söylenerek kadının bana uzattığı elini sıktım.
"Memnun oldum Ada."
Hem itici hem de çekici bir kadındı. İtici olma nedeni biraz soğuk görünmesiydi fakat ses tonu samimi gelmişti ve orta noktada duruken çekiciliğe doğru biraz daha yaklaştı.
"Ben de." Babama doğru dönerek sevimli görünmeye çalıştım. "Benim ders çalışmam gerekiyor, odama çıksam sorun olur mu?"
Burada durup Deniz Hanım'ın beni sorgulamasını istemiyordum. Belki gerçekten babamla aralarında bir şey vardı ve kadına bakarken bu düşünceyi aklımdan çıkaramıyordum, bu da rahatsız ediyordu.
"Üniversiteye hazırlanıyorsun değil mi?"
Kaçmaya çalışırken yine ağlara takılmayı becermiştim.
