27.BÖLÜM

1.2K 30 3
                                        

Arkadaşlar öncelikle hepinizden özür dileriz. Bölüm yayınlamayalı 1 ay gibi bir süre oldu fakat sınavlar, ödevler derken hiç vakit bulamadık.Bulduğumuz her boşlukta bir şeyler yazmaya çalıştık. Sonucunda bu kadar beklediğinize değer bir bölüm olmadı ama kesinlikle telafi edeceğimize dair söz veriyoruz ikimiz de.

İyi okumalar.

27.BÖLÜM

Duyduklarımın doğru olmamasını dilerken, kalbim sızlamaya başlamıştı. Gözlerimin içine yalvarırcasına bakarken, sözleri beynimde yankı yapıyordu.

Şu an son istediğim şey onun yanımda olmasıydı. Boğazımdaki yumruyu göndermek için yutkundum.
Bir şeyler söylemeliydim. Bir şeyler söyleyip onu buradan göndermeliydim.

Gözümden firar eden yaş yanağımı ıslatırken daha fazla sessiz kalmaya dayanamayıp sesli ve titrek bir nefes verdim dışarıya. Sıcak nefesim, soğuk havada buhar oluşturunca bir saniyeliğine de olsa karşımda 'annem' olduğunu söyleyen kadının cüssesi kayboldu.
Giderse mutlu olacaktım. 13 yıl yapmıştım. Şimdi de yapabilirdim.

"Git." Fısıltıyla çıkan sesim sessizliği tekrar bozarken karşımdaki kadının gözlerinde önce hayal kırıklığı ardından büyük bir hüzün belirdi. Sadece kafasını salladı ve topuklarının çıkardığı tok seslerle uzaklaştı.

Görüş açımdan çıktığı zaman kendimi tutmak yerine hıçkırıklarımı serbest bıraktım. Sarsılarak ağlıyordum ve bunu engellemek imkansızlaşmıştı.

Belimde hissettiğim ellerle hıçkırıklarım arttı ve hızlı bir şekilde yerimde dönüp Rüzgar'ın boynuna kollarımı doladım.

Ne hissedeceğimi şaşırmıştım. Annem çıkıp gelmiş, bana beni tanımak istediğini söylüyordu. Fakat bende en küçük sevinç etkisi yaratamamıştı.

Şimdiye kadar annem konusunda çok kafa yormamıştım. O gitmişti. Ve bir daha gelmeyecekti. Fakat eğer karşılaşacaksak, bunun böyle olacağını da düşünmemiştim.

Gelip özür dilemişti. Yolda yürürken yanlışlıkla birine çarptığınızda özür dilerdiniz, kızınızı terk edip 13 yıl sonra geri döndüğünüzde değil.

Rüzgar'ın eli saçlarımda gezinirken hıçkırıklarım yavaş yavaş iç çekişlere dönmüştü.

Yüzümü, gömdüğüm boynundan ayırıp beceriksizce yanaklarımı kuruladım.

Daha fazla ağlayıp çocuğun başını şişirmeye de hakkım yoktu. Ayrıca bunca sene sonra çıkan ve onu affetmemi bekleyen kadın yüzünden de ağlamak istemiyordum. Beni daha fazla üzemezdi.

Rüzgar ağzını açıp bir şey söyleyeceği sırada yabancı bir melodi, sesinin dudaklarından çıkmasını engelledi.

Cebinden çıkardığı telefonu cevaplarken sessizce onu izliyordum.

"Efendim?"

"İyidir."

"Hayır."

Ellerimi arkamda birleştirmiş konuşmayı çözmeye çalışıyordum fakat tek kelimelik cümleleri hiç yardımcı olmuyordu.

İLK VE SONBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin