Rüya ile gerçek arasında gelgitler yaşadım.Aynadaki yansımam gibi yada yüzüm suya çarpıncaki kendime gelişim gibi bu da geçecek diye çok korktum.
Ben bunları düşünürken o mahcup bir şekilde ''rahatsız ettim değil mi,özür dilerim.'' dedi.
+Hayır, şey sen nasılsın,iyi misin ?
-evet daha iyiyim.Meraklanacak bir şey yok. '' Eskisi kadar iyiyim''.
'' Eskisi gibi..'' Bir kayaya çarpmış gibi hissettirdi bu cümle bana. Bir gün biri de bana eski diye bahsedecek miydi? Hani ben hiç eskimeyecektim hiç. Söz vermiştim kendime. Acaba eski derken neyden bahsediyordu. Ben bunları düşünürken Zümrüt karşımda durmuş bir şeyler söylememi bekliyordu.
+A evet. Buna çok sevindim.İyi olmana çok sevindim.Ama merak ettiğim bir şey var.Adresimi nereden buldun sen ? Nasıl geldin buraya?
- Aslında teşekkür etmek için geldim ben buraya.Hemde cüzdanını sana teslim etmek için..Beni eve bıraktığın sırada düşürmüşsün bunu kapıda.Seslenmişler sana fakat duymamışsın.Bende hem teşekkür ederim diye düşündüm kendim getirmek istedim.Bu adreste cüzdanındaki bir kağıtta yazıyordu.
+Hemen arka cebimi yokladım.Gerçekten yoktu cüzdanım.Hiç farketmemiştim bu saate kadar.Numaram da yazılıydı o kağıtta arasaydın ben gelir alırdım aslında..
-Yüz yüze vermek istedim...
Bu arada özür dilerim lütfen içeri girmek ister misin ? Böyle kapıda kaldın.Ben biraz şaşırdım..
-Teşekkür ederim girmeyeyim biraz işlerimde var .Ama eğer uygunsa biraz ilerde bir kafe var.Ve çayı gerçekten çok güzel.Akşam 8 de orada görüşebiliriz.
Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.
+Tabi evet uygunum.O halde akşam 8.. 8 de görüşmek üzere..
...
Yetiştirmem gereken bir yazı vardı ve saat henüz erkendi.Hemen çalışma odama gittim ve yazmaya koyuldum. İşyerini de arayıp en geç 5 gibi yazıyı teslim edeceğimi söyledim.
Saate baktım;,15:30 kalktım üzerimi değiştim. Evden çıktım.İş yerin giderken hala sabahki yaşananları düşünüyordum.Ve akşam ne yapacağımı ,ne konuşacağımı,nasıl davranacağimi.Ben bunları düşünürken iş yerinin olduğu durağı geçmiş otobüs.İndim bir durak geriye yürüdüm. Yazıları teslim ettim. İş yerinden hızlıca çıktım. Eve geçtim.Hemen duşa girdim.Siyah bir pantolon lacivert gömleğimi ve montum giyip hızla çıktım evden. Kafeye yaklaşmıştım. Kaldırıma koyulmuş olan masalardan birine oturdum.Bir çay söyledim beklerken içerim diye. O sırada arkadan ince bir ses duyuldu.
-Bende bir şekersiz kahve alabilir miyim lütfen?
Yutkundum. Kafamı geriye çevirdim.Kırmızı bir ayakkabı,beyaz bir etek, kırmızı bir bluz ile karşımdaydı. Seneler sonra kırmızı renkle barışmam böyle mi olacaktı.?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Anka Kuşu.
General Fiction''Ve seni benim hayatıma uğratan kaderin de vardır bir bildiği '' YENİDEN DOĞUŞ..
