Sabah olduğunda hiçbir şey yokmuş gibi kızlara belli etmeden hep beraber kahvaltılarını ettiler.
Derya'nın gözü hep Asya'nın üzerindeydi. Polat'ın gözü ise Derya'nın üzerindeydi.
Sevdiği kadının üzülmesine dayanamıyordu, o üzüldükçe Polat'ın içi yanıyordu.
Bugüne kadar gözü gibi korudukları kızlarını kaybetmekten korkuyorlardı ama Derya anneydi daha çok üzülüyordu.
Derya canım sen bugün benimle gelecek misin? diye sordu Ceylan.
Derya ağzına attığı peyniri yuttuktan sonra, bilmem gelmemi istiyor musun? diye sordu.
İyi olur yanımda olursun biliyorsun ki sinirlenince zıvanadan çıkıyorum en azından sen beni zapt edebilirsin.
Derya gülümseyerek iyi olur hem kızlara biraz da babaları baksınlar dedi sinsice gülümseyerek.
Bak, bak demek kızlara biraz da babaları baksın ha.
Ee yapacak bir şey yok abi.
Abisinin fındığı senin çenen biraz fazla mı düştü ne?
Ah be abi benim çenem hep düşüktü sen geç farkına vardıysan demek ki.
İyi bakalım düşük çeneli fındık öyle olsun biz bakarız bugün güzellerime.
Gülüm suratını asarak anne biz neden sizinle gelemiyoruz diye sordu.
Ceylan uzanarak kızının çenesinden tutup üzgünüm meleğim ama orası sizin için uygun bir yer değil.
Bak hem babanla enişten de bizimle gelmiyor.
Bana ne ben gelmek istiyorum.
Bak güzelim oradaki işlerimi halledeyim sizi götüreceğim oraya söz veriyorum.
Olmaz anne olmaz.
Asya, Gülüme yaklaşarak kızım akıllı olsana buranın çok güzel dondurmaları çikolataları varmış televizyonda öyle söylüyorlar.
Gülüm gözlerini kocaman açarak gerçekten mi? diye sordu.
Gerçekten tabi hem babalarımızı kandırıp yemek daha kolay olur dedi.
Polat şaşkınlığına istinaden gülerek bak sen cimcimeye neler de biliyor hem de bizi kandırmayı düşünüyor dedi.
Derya ve Ceylan birbirlerine bakarak keşke bize benzemeselerdi diyerek kafa salladılar.
Cihan da onların bu dediklerine dönerek, geç kaldınız hanımlar iki tane daha sizden yetişiyor aferin size.
---
Derya ve Ceylan moda evine geldiklerinde sekretere müdürü çağırmasını söyleyerek hazırlanan odasına yöneldi.
Müdür odasına geldiğinde Ceylan soğuk bir ifade ile konuşmaya başladı.
Ciao, puoi dirmi chiaramente? (Merhaba, bana durumu net bir şekilde anlatır mısınız?) Benvenuti a Ceylan. (Öncelikle hoş geldiniz Ceylan hanım) Regista breve e definito. (Kısa kesin müdür bey)
Bene signore. Il signor Russo pensa che tu ne sia ispirato. Prevede di avviare un procedimento legale se non si e d'accordo. (Peki efendim. Bay Russo tasarımı ondan esinlenerek yaptığınızı düşünüyor. Eğer anlaşmaya yanaşmazsanız size hukuki işlem başlatmayı planlıyor)
Hai fatto delle ricerche e riguardo? (Peki siz konu hakkında araştırma yaptınız mı?) Abbiamo fatto ricerche con i dati che abbiamo nelle nostre mani ma a quanto pare hanno rimosso la raccolta prima di noi. (Biz kendi elimizde olan veriler ile araştırma yaptık ama görünüşe göre onlar bizden önce çıkarmış koleksiyonu)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEBEĞİM
General FictionGüzel başlayan bir gündü. bebekte yürüyüşümü yaptıktan sonra oturup manzarayı izlemeye başladım. Orada ne kadar vakit geçirdiğimi fark etmemişim. Saati görünce kendime geldim ve ayağa kalktım. Bir anda başım dönmeye başladı ve bayılmışım. Kendime ge...
