Şok olmuş bir şekilde ona bakıyordum. Beni öpmüştü, öpüşmüştük! Jeon Jungkook ile öpüşmüştüm! Donakalmıştım... Ne yapacağımı bilmiyordum. Dudaklarını dudaklarıma son kez bastırdıktan sonra geri çekildi ve bana bakmamaya çalıştı. "S-Seni eve bırakayım"
KARŞIMDA KEKELEMİŞTİ VE BENDEN UTANMIŞTI! AMAN TANRIM RÜYA GÖRMÜYORUM DEĞİL Mİ?
"O-Olur" Evet o kadar söyledikten sonra bende kekelemiştim. Arabaya bindik ve beni eve bıraktı. "Teşekkürler" dedim ve arabadan inerken. O da arabadan indi ve yanıma geldi. Bana yaklaştı ve kulağıma fısıldadı. "Seni kovmuyorum, işe gelmeye devam et Jimin. Olanları saklayacağını biliyorum" Dedi ve geri çekildi. Bana güveniyordu...
"Sizi yanıltmayacağım" dedim utanarak ve eve girdim. O da ben eve girene kadar arkamdan izledi. Aşk filmi gibiydi, ama maalesef sona ermişti. Artık evdeydim. Tekrar onun evinde olmak, olanları tekrar yaşamak ve tekrar onun dudaklarını dudaklarıma bastırmasını isterdim. Ağzımdan neler çıkıyor böyle...
O, öyle biri ki, insanın ağzından böyle cümleler çıkartabiliyor. A-Ama o daha dün bir erkekle randevuya çıktı? Beni sadece bir geceliğine kullanmış mıydı yoksa? Hayır hayır, böyle bir şey yok Jimin. Sakin ol...
*
Yine işteydim, beni kovmamıştı sonuçta. Benim 'istifa ediyorum' dediğimi saymazsak yani. Dün olanları düşünmekten dosyalarla ilgilenemiyordum. Odamın penceresinin tülünü çekmemiştim. Bugün o kadar mutluydum ki, mutluluktan tülü çekmeyi bile unutmuşum.
Pencereye doğru ilerledim ve tülü çekti- B-Bir dakika bir dakika. O... O iki gün önceki feminen giyinen adam değil mi?! N-Ne? Gözümden yaşlar süzülmeye başlamıştı. Nasıl olabilirdi böyle bir şey? Tülü çektim ve sandalyeme oturdum. Hıçkırıklarımı ve gözyaşlarımı ortaya bırakmıştım.
Nasıl? Nasıl olur? Neden böyle bir şey yaptı? Neden beni öptü? Neden neden?! Kahretsin! Üç kişiyi birden oynatıyordu değil mi?! Orospu çocuğu! Sinirle ayağa kalktım ve gözyaşlarımı silmeye çalıştım. Fakat başarılı olabildiğimi sanmıyordum. Belkide buraya çalışmaya geldi? Belkide o gün iş için konuşmaya çıkmışlardı randevuya? Her şey olabilirdi. Kendimi böyle üzmeye değmez.
Kendimi teselli ederek sakinleştirdim. Göz yaşlarımı sildim ve odadan çıkıp Jungkook'un odasına ilerledim. Kapıyı tıklattım, gel komutunu alamadım. Tekrar kapıyı tıklattım fakat ses yoktu. İçimi endişe basmıştı bu yüzden kapıyı izinsiz bir şekilde açmıştım fakat ayakta feminen giyinen adamla Jungkook'un öpüşmesini görmeyi beklemiyordum.
Jungkook bana tam "Neden ben gel demeden geliyorsun?" diyecekti fakat sözünün yarısında ben kapıyı kapatıp kendi odama koştum ve kapımı kilitledim. O bir pislikti, bunu aklıma kazımalıydım. Jeon Jungkook pislik herifin tekiydi.
Haydaaaaaaa
Fic nasıl? Yorumlarınızzz???
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Club Owner - Jikook
AléatoireBir bar sahibinin müşterisine takıntılı olacağı bilinemezdi...
