50. Bölüm
Öyle bir sinirlenmiştim ki üstüne Cansu denen kızın söyledikleri daha da ağır gelmiş bu kızı şuan da milletin içinde saçından sürükleyerek şirketten atmak istemiştim.
Hatta niye istemekle kalsaydım ki? Bizzat yapacak , insan yüzüne çıkaramayaktım bu kızı !
" Hayatım ! "
Tam kızlara doğru sinirle ilerleyeceğim sırada duyduğum Toprak'ın sesiyle durdum. Yanıma gelip beni kolları arasına aldığın da yüzündeki gülümsemeyi de unutmamak lazımdı.
Kadınların olduğu tarafa çaktırmadan baktığım da bütün dikkatlerini bize verdiklerini de gördüm ve Toprak'a iyice sarılıp yüzüme en sıcak gülümsemeyi yerleştirdim.
" Abin nerede ? "
" Arabayı park ediyordu, gelir birazdan. "
Son an da onların seviyesine inmek istemeyip işimi başka türlü halletmek istedim.
" Gel içeri geçelim. "
" Tamam. "
İnadına tatlı tatlı gülümserken, Toprak'ın eline elimi kenetledim. O da beni sahiplenircesine yanına çekip odaya götürdü.
" Bir şey mi oldu gergin gibisin ? "
Kapıyı kapatır kapatmaz bana bakarken hemen suratımı asıp kollarımı bağladım. Daha ne olabilirdi ki ? Resmen gözümün önünde kocamla ilgili konuşup, benim hakkım da kötü şeyler konuşulmuştu. Tabi başı çeken Cansu da vardı.
" Oldu. "
Çocuk gibi mızmızlanıp Toprak'ın masasının üstüne oturdum. Gözümü de boydan cam olan ve Karadeniz'in manzarası ful gözüken denize çevirdim.
" Kim ne yapmış benim meleğime bakayım ? "
Toprak karşıma geçip elini belime koyup sararken, sanki masanın üzerinde düşmesin diye tutulan bir bebekmiş gibi davranmıştı.
" Şu kibar davrandığın kadın çalışanlarından başlayıp da, Cansu'nun çıkardığı gereksiz dedikodulara kadar her şey canımı sıktı. "
Yüzüne bile bakmazken olabildiğince Toprak'ı doldurmaya çalıştım. Onları yolayım derken hamile halimle bebeğime zarar veremezdim ve en iyisi Toprak'ın halletmesiydi. Kimsenin seviyesine düşemeyecektim.
" Nasıl dedikodular ? "
Toprak olabildiğince ciddi ve sert bir şekilde söylerken bunu, sırıtmamak için kendimi zor tuttum ve yüz ifademi bozmayıp omuz silktim.
" Mesela her seferinde ofise mutsuz ve sinirli gidip , karınla anlaşamaman... Benim bir şeye benzemeyen halim ve üstüne ' haspam ' denişi... Veya diğer kızların dedikleri... "
Toprak dediklerimin devamını dinlemeden hemen odadan çıktı ve sert ses tonunu katta ki her kes gibi bende duymuştum.
" Hepiniz odama geliyorsunuz. Hemen ! "
İçeri Toprak girerken ve ardından orada gördüğüm 5 kız da girince yüz ifademi değiştirdim. Oh olsun der gibi kurnaz bir gülümseme ve tek kaşım kalkmış hesap sorar gibi bir hâlim vardı. Olucakları ise zevkle izleyecekken özellikle baş sırada olan Cansu'ya bakıyordum.
" Cansu sen istifanı gidip hemen veriyorsun ! Diğerleri de departman değiştirip alt katlar da görevlendiriliyor. Anlaşıldı mı? "
Kızlara baktığım da Cansu sinirle bir şey diyemezken suçsuz olduğunu düşündüğüm 2 kız üzgün bir şekilde başlarını eğmiş bir şey diyememişti. Biri zaten orada haklı konuştuğu için kesin suçu yoktu, diğeri de masum görünüyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Trabzon'a Gelin
Novela Juvenilİzmirli 19 yaşında bir genç kız... Babasının yüzünden daha doğru düzgün bir kez dışarı çıkamazken yine babası yüzünden bilmediği bir şehirde , bilmediği bir aileye gelin giden bu kızın sonu ne olucak? Daha mı üzülecek , daha mı mutlu olucak ? Gelin...
