'38

6.7K 495 194
                                        

Yaklaşık 5 dakikadır sap gibi karşımdaki Barlas'a bakıyordum. Nereden çıkmıştı şimdi böyle bir soru?

Ya Barlas anonsa?

Artık yavaş yavaş daha fazla emin oluyordum. Barlas anondu ve muhtemelen bana da böyle bir soru yöneltmişti.

Pekâla, o kaşınmıştı.

"Hayır." Dedim hiç tereddüt etmeden. Yüzünde bir saniyelik şaşkınlık oluştu fakat tam anlayamadan geçip gitti. Ata Berk'e baktı.

İkisi bakıştılar ama daha sonra önlerine döndüler. Bunu da anlamamıştım.

Eğer şaşırmışsa ki bu normaldi anonun bana mesaj atması vardı.

Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyordu.

"Akasya'nın bu cevabına hiç şaşırmadım açıkcası" diyen Mete gülmeye başladı. Salak işte ne olacak!

"Bir dakika dur, gerçekten hiç kimseyle konuşmuyor musun?" Sanki bir şeyi tekrardan anlamaya çalışıyor gibi sormuştu.

Mete'ye göz devirdim.

"Evet." Dedim kesin ve net bir şekilde. Sustu ve bakışlarını önüne döndürdü.

"Evet, oyuna devam! Şişeyi çeviriyorum" dedi ve tekrardan şişeyi çevirdi. Bu kez Sarp ve Betül'e gelmişti.

"Doğruluk mu cesaretlik mi?" Sarp muzipçe gülümsüyordu. Yanımdaki Betül'ü dürttüm.

"Sakın bir salaklık yapıp cesaretlik deme" uyarımdan sonra başıyla onayladı ve cevabını verdi.

"Cesaretlik." Anlamaz gözlerle ona döndüm. Bu kız gerçek miydi?

Neden benim yakın arkadaşım aptal olurdu ki? Birazcık akıllı olsaydı bari!

"Betül sen iyi misin?" Gülümsedi ve koluma 'sorun yok' der gibisinden vurdu.

Bundan sonrası umrumda değildi. Ne hâli varsa görsündü.

"Şu patikaya doğru iki dakika git ve geri dön." Hepimiz gösterdiği yere baktık. Oldukça karanlıktı öyle ki yolun çizgisi bile görünmüyordu.

Yanımda hareketlenme olunca Betül'ün ayaklandığını gördüm.

Allah aşkına bu kız yürek mi yemişti?!

"Betül ne yapıyorsun? Saçmalama otur şuraya. Sen de farklı bir şey iste." Öfkem artık durdurulmuyordu.

"Ne var Akasya, gayette cesaret gösterisi işte." Dedi ve güldü. Sinirle ayağa kalktım ve Betül'ün kolundan tuttum.

"Otur şuraya!" Parmağımla kalktığı yeri gösterdim.

"Akasya sen uyuma saatin geldi sanırsam, sen en iyisi çadıra dön."

"Kapa çeneni!" Diyerek ona bağırdım. Kimse benden böyle bir atak beklemiyordu.

"Betül oturur musun? Allah aşkına karanlıkta iki dakika ne yapacaksın?" Kolunu benden kurtardı.

"Hadi ama Akasya sadece eğlenmene bak. İki dakika sonra görüşürüz." Dedi ve ben daha bir şey söylemeden koşarak yanımızdan ayrıldı.

"Betül artık daha fazla ilgimi çekmeye başladı." Mete'ye döndüm.

"Sen de kapa çeneni!" Dedim ve kalktığım yere tekrardan oturdum. Herkes gayet sakin ve normaldi. Bu insanlar kesinlikle sorunluydu.

"Sarp daha başka yaptıracak bir şey bulamadın mı?" Ensesini kaşıdı. Sonunda sesini duyabilmiştik. İlk kez Ata Berk'e sorgusuz sualsiz katılıyordum.

Kod Adı anonykşklı | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin