'15

8.7K 593 92
                                        

"Oha oha oha!!! İkisi de fotoğrafını beğendi." Diye yanıma gelen Betül'e anlamaz gözlerle baktım. Ne saçmalıyordu? Ne fotoğrafı?

"Betül iyi misin sen? Neyden bahsediyorsun?"

"Ata Berk ve Barlas fotoğrafını beğendi diyorum!" Şimdi daha da anlamsızlaşıyordu? Benim fotoğrafımı nasıl beğeniyorlardı?

"Betül benim fotoğrafımı nasıl beğeniyorlar?" Ona doğru ilerledim. Hâlâ üzerinde bir heyecan ve bir şaşkınlık vardı.

"Ya ben senin fotonu instagrama yü-" sustu. Sanki aklına gelen bir şey olmuş gibi anında ciddileşti. Bir şeyler karıştırmıştı. Evet eminim o telefonda bir şeyler yapmıştı ve bu benimle ilgiliydi.

"Betül o telefonu bana ver." ddim ve elimi ona uzattım.

"Ne yapacaksın ya benim telefonumu, kendi telefonunu kullansana." dedi ve bir adım daha geri gitti. Şimdi daha çok meraklanmıştım.

"Ya zorla alırım o telefonu ya da sen kendi isteğinle verirsin." sinirleniyordum.

"İki durumda da vermem gerek yani?" dedi ve adımlarını durdurdu. Başımla dediğini onaylamıştım. Bir müddet bekledikten sonra çekinircesine telefonu bana uzattı.

"Ama bak gördüklerinden sonra bana bir şey yapmak yok." dedi vermeden önce. Bir şey söylemedim ve elinden telefonu aldım. İnstagramdaydı. Yukarıya doğru çıkıp neyi saklamaya çalıştığını aramaya başladım. Normal fotolardı derken kendi hesabından attığı fotoğrafa gözüm takıldı. Bir dakika! Bu bendim! Kaşlarımı çattım ve alttaki yorumlara göz attım. Birkaç saniyeliğine gözlerimi kapattım.

Sakinim
Sakinim
Sakinim
Sakinim
Sakinim

"BETÜLLL!!!!" diye avazım çıktığı kadar bağırdım. Benim fotoğrafımı çekip instagrama yüklemişti!! Benim fotoğrafımı!! Beni!! Ben olan beni!! Şu an hissettiğim sinir vücudumu aşmıştı.

Etrafına bakındım. Betül kaçmıştı bile. Hemen arkasından ilerledim.

"Ya sen bana sormadan nasıl böyle bir şey yaparsın!" hem arkasından koşuyor hem de ona bağırıyordum.

"Sana söylesem sanki izin verecektin." diye masanın oraya gitti. Şimdi yakalamaca oynuyorduk işte. Masanın bir tarafında ben diğer tarafında da o vardı.

"İzin vermem için bir sebep yok. Çünkü beni niye paylaşasın!" Hiç bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyordum.

"Ama çok güzel çıkmıştın ne yapayım." dedi ve masumca gülümsedi.

"İlla bunun için paylaşman mı gerek?"

"Çünkü sana inek diye hitap etmelerinden sıkıldım! Seni o yönünle görmesinler istedim!" ve sessizlik. Olduğum yerde durdum. Acıtmış mıydı? Evet. Ama gerçekti değil mi?

"Akasya ben öyle söylemek isteme-"

"Betül." diye sözünü kestim. Onun benim için yaptığını biliyordum fakat gerek yoktu. Tamam yüzüne söylenince üzülüyordum fakat ben buydum ve kimsenin ne dediğini de umursamamalıydım.

"Boş ver. Çünkü ben öyle yapıyorum. Kimsenin bana bu şekilde hitap etmesini umursamıyorum." telefonu masanın üzerine koydum. İşte şimdi sakinleşmiştim.

"Çalışıyorsun. Umursamamaya çalışıyorsun Akasya. Fakat sen de bir insansın ve bu seni üzüyor." ve asıl gerçek buydu. Ben de biliyordum fakat yüzüme söylenince ayrı oluyordu. Sanki daha çok acıyordu.

"Sen söyle o zaman, ne yapayım?" diyerek topu ona attım.

"Sosyalleş. Tamam dersini yine çalış ama aynı zamanda biraz da sosyalleş."

"Sınav senesindeyiz biliyorsun değil mi Betül?" Bu zamanda sosyalleşmek saçma geliyordu kulağa.

"Biliyorum ama bu hep kitaplara gömüleceğin anlamına gelmiyor. En azından birazcık. Mesela haftanın bir günü dışarı çık ya da ne bileyim film falan izle. Bir aktivite yap. Bu senden hiçbir şey kaybettirmez. Aksine biraz açılmanı sağlar." o an sadece dediklerine odaklandım. Haklılık payı vardı. Hatta oldukça vardı. En azından deneyebilirdim değil mi?

"Tamam deneyeceğim." dediğim an Betül gülümsedi. Karşılık verdim. Belki biraz farklılık iyi gelebilirdi. Saate baktım. Artık gitsem iyi olacaktı.

"Ben artık gideyim. Yarın görüşürüz." dedim ve telefonumu cebime koyup evden ayrıldım. Bir saatliğine Betül'lere gelmiştim. Şimdi tekrar kitaplarla buluşma vaktiydi.

Eve gelir gelmez masamın başına geçtim ve matematikte kaldığım yerden çözmeye başladım. Yaklaşık iki saattir aralıksız test çözmüştüm. Telefonum görüş alanıma girer girmez uzanıp elime aldım. Şarjı Betül'lerde bitmişti fakat şarja takmayı unutmuştum. Hemen takıp birkaç dakika açılmasını bekledim. Acaba anon mesaj atmış mıydı?

Ah Akasya merak ettiğin şeye bak!

Telefon açıldığında wifiye bağlanmasını bekledim. Bir dakika sonra o işlemde gerçekleştikten sonra mesajlar ardı ardına sıralandı. Gülümsedim. Yapma Akasya! Saçmalama!

Anonykşklı: Naber? (17:40)

Anonykşklı: Tek tik?  (17:41)

Anonykşklı: Kesin ders çalışıyorsun. (17:41)

Anonykşklı: O zaman rahatsız etmiyorum. (17:42)

Anonykşklı: Betülgildesin. (18:40)

Anonykşklı: Ve hâlâ tek tik

Anonykşklı: Bunu söylemeyecektim ama Betül senin neden fotonu paylaşıyor?

Anonykşklı: Ve ne oldukları belli olmayan insanlar beğenip yorum yapıyor

Anonykşklı: Söyle Betül'e fotonu kaldırsın

Anonykşklı: Öyle insanların senin fotonu beğenmesini istemiyorum.

Anonykşklı: Yorumlarda da senin güzelliğini yazmalarını istemiyorum

Gördüğüm mesajlara ne şekilde cevap vereceğimi düşünüyordum. O sıra aklıma gelen ama hayli saçma olan şeyi yazmaya çalıştım.

Akasya: Bunları gören de benden hoşlanıyorsun sanır fhjddh

Birkaç dakika sonra çevrimiçi olmuştu. Mesajımı gördü.

yazıyor...

(çevrimiçi)

yazıyor...

(çevrimiçi)

(çevrimdışı)

Kod Adı anonykşklı | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin