Nihayet beklenen gün gelmişti. Bugün kampın son günüydü ve akşam olmadan dönecektik. Açıkcası odamı ve yatağımı çok özlemiştim.
Dün olanlardan sonra sabah Barlas'ı görememiştim. Gerçekten de dediği gibi sabah erkenden gitmişti.
"Ya vallahi özür dilerim, bir daha böyle bir şey yapmayacağım yemin ederim. Affet beni Akasya" yaklaşık bir saattir Betül kulağımın dibinde aynı cümleleri tekrar ediyordu.
Dün ki yaptıklarından ötürü benden özür diliyordu ve oldukça pişmandı. Bu bütün mimiklerinden belliydi.
Omuz silktim ve gözlerimi başka yöne çevirdim. Biraz daha onu süründürmeliydim.
"Akasya ben onlara uydum bak vallahi benim aklıma böyle bir şey yapmak gelmedi." Sinirle ona döndüm. Biraz geri çekilmişti.
"Ama yaptın değil mi?" Nedenlere pek takılmazdım, önemli olan benim için sonuç bölümüydü.
Yüzünü önüne düşürdü. Kabahati boyundan büyüktü.
"Ayrıca o Selin denen kızla işbirliği yaptın. Pes yani!" Ha bir de bu vardı. En yakın arkadaşım gıcık olduğum kişiyle iş birliği yaparak bana komplo kurmuştu.
"Ben öküzüm, malım, aptalım, salağım. Ya lütfen lütfen lütfen affet benim en en en sevdiğim tatliş arkadaşım." Bana umutla baktı.
İkilemdeydim fakat onun böyle yapmasına da daha fazla dayanamıyordum.
"Tamam ama bir daha olmasın." Ve sonuç olarak onu affetmiştim. Zaten daha öncesinden affedeceğimi biliyordum.
"Söz vallahi bir daha tövbe böyle bir şey yaparsam." Hızlıca başını salladı. Bu hareketi gülümsememe sebep olmuştu.
O sıra başımda duranlara baktım. Mete, Sarp ve adı lazım değil Selin.
Gülmemi sonlandırıp boğazımı temizledim.
"Özür dileriz Akasya, amacımız sana böyle bir şey yaşatmak değildi." Mete'nin sesi kulaklarıma ulaşmıştı ve ne garip ki gerçekten üzgündü.
"Evet, bir daha olmayacak." Ve cümlesini Sarp tamamlamıştı. Başımı onlara çevirdim. Selin hâlâ bir şey söylememişti.
Mete onu koluyla dürttü.
"Özür." Dedi hızlıca. Açıkcası onun özür falan dilemesini umursamıyordum. Dilemese bile benim için değişen bir şey olmayacaktı.
"Pekâla sorun değil." Diyerek onları cevapladım. Sonuçta onlarla o kadar yakın değildim ve özür dilemişlerse şayet uzatacakta değildim.
Selin'i sanki zorla tutuyorlarmış gibi hızlıca yanımdan ayrıldı ve çimenlere uzanmış Ata Berk'in yanına gitti.
İçimde yavaş yavaş oluşan öfkeye göz devirmek istedim. Hayır sana ne oluyordu ki!
Ata Berk, Selin'e bakmamıştı. Ya da bakmıştı bilmiyorum çünkü gözlerinde güneş gözlüğü vardı. Selin'de çimenlere doğru uzandı.
Ata Berk'in yanına!
Çimenlere uzandı!
Birden ayaklanınca Betül anlamaz gözlerle bana baktı. Yine saçma hareketler yapma saatim gelmişti.
Ya da şöyle söyleyeyim yine Ata Berk'e nedensizce kıskanmalar gelmişti.
Sahi nedensizce miydi?
Hiç böyle olduğunu düşünmüyordum.
"Akasya iyi misin?" Betül'ün bunu sorması şaşırmasına oranla biraz gecikmişti.
"İyiyim iyiyim sadece artık şu çadırı falan toplasak, gideceğiz yakında" başıyla onayladı ve o da kalktı. Ben Betül'ü beklemeden Ata Berk'lerin oraya doğru ilerlemeye başlamıştım bile.
Selin beni görünce kaşlarını çattı fakat umursamamaya devam etti.
"Ata Berk!" Dediğimde sesimin sinirli çıkması beni de şaşırtmıştı.
Salak Akasya bu kadar belli etme!
Kendimi toparladım.
"Hani böyle uzanıp yatmasan da çadırları toplamamıza yardımcı olsan." Ne kadar saçmalasam da bir şekilde iyi bahaneler türetebiliyordum.
Allah'tan bu konuda iyiydim.
Hafif kalkar gibi oldu ve gözlüklerini burnuna indirip kaşının biri hava da olacak şekilde bana baktı.
Pekâla bu şekilde yakışıklıydı.
"Ee nerede topluyorsunuz, ben göremiyorum?" Dedi ve saniyelik etrafına bakıp tekrar bana döndü.
Sertçe yutkundum.
"Seni çağırıp öyle başlayalım dedik, değil mi Betül?!" Arkamdaki Betül'e seslendim.
"Evet, öyle" neden böyle bir şey yaptığımı anlamadığı ses tonundan bariz belliydi. Fakat çaktırmadı, şayet çaktırsaydı benden yiyeceği lafları çok iyi biliyordu.
Hâlâ Ata Berk'in başında dikildiğimi fark ettim. Biraz geri çekildim. Uzandığı yerden oflayarak kalkmıştı. Bana sinir olmuştu ve ister istemez bu benim hoşuma gitmişti.
Bir ara psikoloğa gitmeliydim.
Ata Berk kalktığı için Selin'de kalkmıştı. Benim yanımdan oflayarak geçmişti. Bak kesinlikle bu daha çok hoşuma gitmişti.
Herkes bir işin ucundan tutmuştu. Biz kızlar etrafı toparlarken erkekler çadırları kaldırmışlardı. Her şey tamamdı, artık gitme vaktiydi.
Eşyaları toplayıp yola doğru çıktık. Bizi alması için bir araba gelecekti.
Sahi Barlas neyle gitmişti?
"Barlas neyle gitti?" Yanımdaki Mete'ye dönüp sordum. Bu sorum Ata Berk'in bakışlarından kaçmamıştı.
"Bir arkadaşı gelip aldı." Başımla onayladım ve daha da bir şey sormadım.
Beklediğimiz araba da gelmişti. Kapı açılınca ilk ben bindim ve gözüme en iyi gelen yere oturdum.
Cam kenarına geçtiğimde yanıma oturan kişiye baktım.
"Senin ne işin var burada?" Ata Berk tam yanımda oturuyordu.
"Koltuk ya hani oturmam için." Göz devirdim.
"Neyi imâ ettiğimi çok iyi biliyorsun, yanıma Betül oturacaktı." Dedim ve başımı kaldırdım.
Betül çoktan Mete'nin yanına oturup gülüp eğlenmeye başlamıştı bile.
Önce bu kızı psikoloğa götürecektim. Yakın arkadaş düşmanıydı çünkü.
"Ee ne diyordun?" Sinirle yerime oturdum. Ata Berk bu hâlime gülüyordu.
"Sen niye benim yanıma oturdun ki? Selin'in yanı varken." Ne dediğimi anlar anlamaz dudağımı ısırmıştım.
Salak Akasya bu kadar da belli etme ya!
"Niye Selin'in yanına mı oturmam gerekti? Ayrıca istedim ve buraya oturdum" Başını koltuğa yaslayıp kollarını göğsünde birleştirdi.
Daha fazla bir şey söylemedim ve gözlerimi camdan dışarıya çevirdim.
Ata Berk tam yanımda oturuyordu, bu benim istemsizce heyecanlanmama sebep oluyordu.
Ondan hoşlanıyor muydum?
Bunun cevabını vermedim ve başımı cama yasladım.
Bir ara bana baktığını fark ettim fakat dönüp bakmadım. Ona bakınca oluşan karıncalanma hissi beni zor duruma sokuyordu.
Yol ilerledikçe göz kapaklarım kendiliğinden kapanıyordu. Dün gece uyuyamamıştım ve şu an çok uykum vardı.
Daha fazla direnmedim ve gözlerimi kapattım. Araba hareket ettiğinden ötürü başım habire cama çarpıp duruyordu, bu da uykuya dalmamı engelliyordu.
Daha sonra bir el başıma dokundu ve beni camdan bu tarafı aldı. Başım daha yumuşak bir yerdeydi şimdi. Rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu ayırt etmeden uykuya daldım.
Heyooo yine ben, Her gün ki gibi hdmdnxjd
Bundan sonra ne olacak sizce? Lütfen ama lütfen hepiniz yorum yapın. Okuyup oy verip gitmeyin olur mu??? Seviliyorunuz (:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kod Adı anonykşklı | Texting
Novela JuvenilOkulun en inek kızını düşünün. Sizce sosyal bir kız olabilir mi? Peki ya telefondan gelen bir mesaj onu bu asosyalliğinden çekip alırsa? ~~ anonykşklı : evet yakışıklı ben ( gönderilmedi ) anonykşklı : selam, ben yakışıklı (gönderilmedi ) anonykşklı...
