'3

13.6K 811 300
                                        

...
12/2+4 = 10

İşlemi tamamladıktan sonra cevabı işaretleyip diğer soruya geçtim. O soruya bakmadan önce gözlüklerimi çıkararak gözlerimi ovuşturdum. Yine saatler geçmişti. Artık bırakmalıydım değil mi?

Soruyu es geçerek kitabı kapattım ve gözlüğümü daha takmadan masanın üzerine bıraktım. Derin bir oh çekip sandalyede geriye yasladım. Bir hafta geçmişti. Bir haftadır anon bozuntusundan mesaj almıyordum. Gerçi bir haftadır engelliydi. Telefonu elime alarak engellediğim numaraya baktım. Engeli kaldırsamıydım? Peki neden? Zaten mesaj almak istemeyen ben değil miydim?

Peki neden elim şu an engeli kaldır butonuna gidiyordu ki? Ah gerçekten ben bile artık beni anlayamıyordum. Belki de şu zamanda değişik olarak yaşadığım tek olaydı ondan mesaj almak. Evet tanımadığım biriydi, konuşmak deliceydi ama hayatımdaki en farklı değişiklikti. Monoton geçen bir hayatıma hareketlilikti. Daha fazla düşünmeden engeli kaldırdım. Evet bu kesinlikle benden beklenilmeyecek durumdu. En azından özür dilemeliydi yaptığı hatadan dolayı.

Telefona bir müddet daha bakıştıktan sonra sandalyeden kalkarak yatağıma geçtim. Acaba yarın yine nasıl kalkacaktım?

~

"Akasya! Hadi uyan artık, geç kalacaksın! "

"Tamam anne!" Diye bağırsam da hiç kalkmaya gönüllü değildim. Şu an birinin okul bugün tatilmiş demesini ne de çok isterdim.

Bunun hayalden öteye geçmeyeceğini bildiğim için kendimi banyoya attım. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra okul üniformamı giyinmiştim. Nedensizce elim telefona gitti ve ekranına dokundum. Bildirim yoktu. Ne yani engeli kaldırdığımı anlamamış mıydı?

Kilidi açarak whatsApp a girdim. Onun profiline girdiğimde 'çevrimiçi' yazısını görmüştüm. Tamam o zaman kesinlikle yazacak diye söylendiğimde telefonu çantaya atıp eşyalarımla odadan çıktım.

"Anne kahvaltımı okulda yaparım!" Diye seslendikten sonra evden çıkmıştım. Biraz daha böyle devam edersem kesinlikle geç kalacaktım. Koşar adım durağa geldiğimde şans benden yana gülmüştü. Otobüs gelir gelmez binmiş ve boş bulduğum bir yere geçmiştim.

Gözüm o sıra geçen gün oturduğum yere takıldı. Anonun bana resimle mesaj attığı yere. Neden bendim? Neden bana yazmıştı?

Aklıma gelir gelmez telefonu çantamdan çıkarttım. Ekrana baktığımda yine bildirim yoktu. WhatsApp a girdiğimde de 'çevrimiçi ' yazısı yoktu. Ne yani bir özür de mi dilemeyecekti?

Bir anlık gelen cesaretle parmaklarım klavyeye dokundu.

Akasya: o kadar yaptığın şey üzerine bir özür dileyebilirdin.

Gönderdim! Resmen gönderdim! Ben ne yaptım, olamaz! Ben ya ben, Akasya ben! Nasıl yaptım, ah!

"Kızım iyi misin?" Diye bana seslenen yaşlı teyzeye baktım. Benim sessizce çırpınışlarımı görmüştü demek ki.

"Hiç iyi değilim teyze, benden beklenmeyecek bir şey yaptım." Telefonun internetini gönderir göndermez kapatmıştım ama hâlâ ekrana bildirim gelecek korkusuyla kapatıyordum.

"Ne yaptın kızım, kötü bir şey mi?" Yaşlı kadın daha da endişelenmişti.

"Mesaj attım." Dedim bu durum aklıma gelir gelmez tekrar ahlandım.

"Aman kızım dert ettiğin durum bu mu? Ne güzel işte biriniz böyle olmalı. Aşkta gurur olmaz, iyi yapmışsın aferin." Dedi ve beni tebrik eder gibi kolumu sıvazladı. Teyze beni tamamıyla yanlış anlamıştı. İşte bu daha da kötüydü. Sevgilinin s sini bilmeyen ben şu an resmen o konuma getirilmiştim.

Daha fazla bir şey demeden otobüs durur durmaz inmiştim. Okul şu an gözümü çok korkutucu duruyordu. O buradaydı! Belki de şu an beni görüyordu ve hatta belki de dalga geçiyordu. Evet evet kesinlikle!

Adımlarımı hızlandırıp sağa sola bakmadan okul binasından içeriye girmiştim. Deli bir görüntü sergilediğim kesindi.

Sınıfa girdiğim an yerime oturarak soluklandım. Resmen koşmuştum.

"Kızım ne bu hâl, koşuya mı katıldın?" Diye bana takılan Betül'e baktım.

"Koşmasaydım geç kalacaktım." Diyerek durumu toparladım. Henüz onlara bu anon mevzusundan bahsetmemiştim ve şu an için bahsetmeyi de düşünmüyordum. Açıklamam onları tatmin etmiş olacak ki sıralarına dönmüşlerdi. O sıra hoca da derse girmişti.

Notlarla geçen bir dersin sonucunda zil nihayet çalmıştı.

"Hadi bahçeye çıkalım hem dersimiz beden eğitimi, salona geçeceğiz." Diyen Betül'e olumsuzca baktım.

"Siz gidin ya hem ben derse girmeyi de düşünmüyorum. Test çözeceğim." Diyerek isteksizliğimi belirttim.

"Saçmalama kızım bu kez de girmezsen Hasan Hoca kesin seni bu dersten bırakır. Geçen ne kadar sinirlendiği biliyorsun." Haklıydı, beden dersinden kalmakta en büyük saçmalıktı.

Oflayarak yerimden kalktım ve spor kıyafetlerimi aldım. O sıra aklıma gelen şeyle telefonumu da çantamdan aldım. Bakacaktım, bu böyle sürmezdi.

Soyunma odasında kıyafetlerimi hızla giyinerek salona geçmiştim. Kızlardan henüz kimse yoktu. Tribünlerde bir yere oturup telefonu açtım. Artık bakmalıydım.

İnternet erişimini açtıktan sonra biraz bekledim. Ve işte benim sonum gelmişti. Bildirim vardı! Etrafıma bakındığımda kimsenin buraya bakmaması işimi kolaylaştırıyordu.

Yavaşça bildirime bastım.

Anonykşklı: Haklısın bir özür gerekli. Merak etme bu özrümü telafi edecek şekilde vereceğim.

Anonykşklı: Bu arada engelimi kaldırdığın için teşekkürler.

Anonykşklı: Ve şunu belirtmem gerekir ki senin mesaj atacağını hiç düşünmezdim.

Ah işte sonunda ne yapıp edip beni utandırmıştı. Sahi ben nasıl yaptım bunu? Telefonu tam kilitleyeceğim an da bir mesaj daha gelmişti. Beklemeden açtım.

Anonykşklı: Bu arada o tribünlerde benim mesajlarımı okurken ki aldığın yüz şekli çok komik görünüyor.

Nasıl yani! O burada mıydı?

Anında kafamı kaldırıp etrafıma baktım. Salon bir an da dolmuştu. Nasıl bulacaktım ki!

"Pişt Efe, noluyor burada?" Diyerek alanı gösterdim.

"Spor müsabakaları var. Sanırsam Hasan Hoca bugün ders işlemeyecek. "

"Gerçekten mi? O zaman gideyim ben."

"Sakın ha otur orada. Hasan hocanın kesin talimatı var. Ders saatinde kimse sınıfa gitmeyecek." Dediğinde Hasan hocayı yumruklamak istedim. Ne kadar da dersine düşkün bir insandı.

Onu bulurum umuduyla tekrar sahaya baktım. Birçok kişi vardı. Ve elinde telefonla uğraşan kimse yoktu. Tekrar whatsApp a girdim.

Akasya: Seninle konuşmak için yazmadım. Sadece söylemem gereken şeyi belirttim o kadar.

Anında görüldü yapmıştı. O sıra tekrar sahaya baktım ama dikkat çeken kimse yoktu.

Anonykşklı: Bakma öyle aval aval bulamazsın beni.

Mesajı okudukta sonra sinirlenmiştim. Bu kesin benimle alay ediyordu. Sinirle sahaya atladım. Bulacaktım onu. Hızlıca basket oynayanların o tarafa doğru adımlarımı hareketlendirdim.

"Akasya, n'apıyorsun? " diye arkadan bağıran Betül'ü yok saydım. Şu an o kadar sinirliydim ki!

Ahh!

Başıma çarpan sert şeyle dengemi sağlayamayıp yerle buluşmuştum. Of başım çok ağrıyor! Etrafıma toplanan kalabalık çoğalırken gözlerimi açamadım.

"İyi misin?" Diyen kişiyle gözlerim yavaşça açılmıştı. Bu sesi ilk kez duyuyordum ama yüzü binlerce kez görmüştüm. O buydu. Okulun popüler çocuğu Ata Berk'ti.

Kod Adı anonykşklı | TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin